Köken ve kullanım
i. ar.
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Buluntu; nesebi belirsiz
- tas. Belli bir seyhten tasavvuf ve tarikat adabı öğrenmemiş, bir şeyhin gözetim ve denetimi altında sülûk ve terbiye görmemiş kimse. Böyleleri, başkalarını irşat ehliyetine asla sahip değillerdir. Tarikat babasını bilmeyen kör sayılır. Lal i. s. ar. (Jal) x, Değerli bir kırmızı taş.
- Dudak.
- tas, Dervişin gönlü (sr),
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
fık. Anne-babas bilinmeyen sokakta bulunmu çocuk için kullanılan bir fıkıh terimi. İslâm fıkhına göre böyle bir çocuğun nafakası hâzineden karşılanır, öldüğünde mirası hâ zineye kahr. Eğer bir cinayet iş lerse, diyeti yine hâzineden kar şılanır; kendisi öldürülürse diye ti hâzineye kalır
Dinî Terimler Sözlüğü
Geçim sıkıntısı veya nâmus korkusu (zinâ ithamlarından kaçınmak) için terkedilmiş, bir yere bırakılmış çocuk.
Lakîti terketmek günâh, görünce alıp ölümden kurtarmak şehirde sünnet, tenhâ yerde ise farzdır. Kuyuya düşen âmâyı (körü) kurtarmak da böyledir. Dâr-ül İslâm'da (İslâm diyârında) bulunan çocuk, hür ve mü'min olur. Lakît için, bu benim çocuğum diyen bir adamın sözü kabûl edilir. Kadın söylerse iki şâhid istenir. İlim öğretilir. Sonra san'ata verilir. Hükûmetten izin almadan sünnet ettirilmez, malı satılamaz. Hükûmetten izinsiz yapılan masraflar, çocuğa teberrû yâni hediyye olur. (Kâşânî)