Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Nâzi'ât suresi a. [< Ar. “Sûretü’n- Nâzi'ât” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş dokuzuncu, iniş sırasma göre seksen birinci suresi olup “Nebe' suresi” nden sonra ve “İnfitâr suresi” nden önce suresi olup Mekke döneminde nazil olmuş ve kırk altı âyetten meydana gelmektedir.
Adını ük ayette geçmekte olan “nâzi'ât” (şiddetle çekip alanlar) sözünden almıştır. Bu sure, 14. ayetten dolayı “Sâhire” (mahşer yeri) ve 34.
ayetten dolayı da “Tâmme” adıyla anılmaktadır. Surenin özünde, kıyam tin muhakkak gerçekleşece dünyada iyi amel edenler üe tü davrananlarm ahirette ya tıklarının karşılığını alacakl anlatılmaktadır. nazîf a.
[Ar. ] “Temiz, p terbiyeli, iffetli, ahlâklı, nam lu. ” anlamında olan bu terim, lah’m sıfatı olarak Tirmizî’n rivayet ettiği bir hadiste g mektedir: “Allah nazîftir, neza ti sever...
” [Ar. ] Hadis rivayet de en son ravî ile Hz. Peygamb veya hadis imamlarından b arasındaki ravî sayısının az veya çokluğuna, yine ravîn erken veya geç vefat etmesi isnadın uzunluk veya kısalığı göre kazandığı vasıf.
nazmüT-Kur’ân a. [A Kur’ân-ı Kerîm’in söz ve anla gücü ile tertip bakımından b biriyle sıkı bir bağ ve düz oluşturduğu konusunu ince yen bilim dalı ve bu konuda leme alınan eserler için kulla lan ortak ad
Dinî Terimler Sözlüğü
Kur'ân-ı kerîmin yetmiş dokuzuncu sûresi.
Nâziât sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Kırk altı âyet-i kerîmedir. Sûrenin ilk kelimesi olan ve söküp koparan ve çekip alan mânâsına gelen Nâziât kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; kıyâmetin şiddeti ve onu inkâr edenlerin dirilişi, yeri göğü yaratan Allahü teâlânın insanları yeniden diriltmeye kâdir olduğu bildirilmektedir. (İbn-i Abbâs, Râzî, Ebû Hayyân, Begavî)
Allahü teâlâ Nâziât sûresinde meâlen buyuruyor ki:
Kim ki Rabbinin azametinden (büyüklüğünden) korkarak kendisini günâhlardan men ederse, işte Cennet, onun varacağı yerin tâ kendisidir. (Âyet: 40,41)