ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
88 sonuç · toplam 320 · “Sohbet” · 2/4
01Melfuz
ظ) si) ع Melfuzat Güftâr. Telaffuz edilen, söz. tas. Özellikle Horasan, Hint ve Orta Asya'da sohbet meclislerinde şeyh vaaz ve nasihat ederken tutulan notlardan meydana gelen eserler. Bu tür eserlere mevaiz; mecâlis gibi isimler de verilir.…
Meygede
Meyhane; harabat, dostların sohbet meclisi, tekke, 2. Kulun aşk ve şevkle Rabb'ine münâcat mahalli; kâmil mürşidin kalbi, 3. Lâhüti âlem. Mescidde riyâ-pişeler etsin ko riydyı Meyhâneye gel kim ne riyâ var ne mürâi Şeyhülislâm Yahya Zahid s…
Müsâmere
Sözlük anlamı: Gece sohbeti. Tasavvufî kullanımları Hakk'ın kul ile onun sırrında, yani gönlünün derinliğinde konuşması. Hakk'ın esrar ve gayb âleminde âriflere hitabı. Hatırlanmanın unutulmaya yüz tuttuğu sırada ruha gelen mânevî serzeniş.…
Nazar
Bakmak, bakış. tas. Şeyhlerin ve ermişlerin müritlere ve sülûk ehline bakışı ki, bu bakış ruhlarına tesir ederek onlara yeni bir şekil verir; gönüllerini feyzle doldurur; ruhlarını olgunlaştırır. Bu nazarın eğitimci ve yetiştrici bir özelli…
Pîr-i mugân
Kelime olarak Mecûsîlerin başrahibi. Tasavvuf ve divan şiirinde aşk şarabını sunan kâmil mürşidi, kutbu ve hakikat rehberini anlatan mecazdır. “Meyhane”, “şarap” ve “sâkî” ile birlikte kullanıldığında dinî içkiyi değil, vecd, mârifet ve ilâ…
Reda’
(glo DI. Süt emzirme, meme verme. 2. tas, Müridin şeyhin sohbetine devam edip ondan feyz aldığı ve onun tarafından eğitilip yetiştirildiği süre. Bu süre dolmadan şeyh müride ayrılması için izin veremez. Bkz. Fitâm, | Veladet. | Refref i ar,…
Sabühi
Sabah içkisi, sabahları içilen şarap. tas. Sohbet, hasbıhal.
Sâhip
Le) Ashab. tas, a Sohbete katılan, mürit, derviş. b Yoldaş, musahip. c Ehl. d Bir beldeyi veya şehri manen koruyan ve ona bekçilik eden veli veya yatır; örn. Üsküdar'ın sahibi Aziz Mahmud Hüdai, Konya'nınki Hz. Mevlânâ'dır. Bekçi. Sahk 1. E…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Tarikat
Yol tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatl…
Teferrücgâh
Dervişlerin şeyhleriyle çıktıkları ve sohbet ettikleri yerler, kır gezileri. Mesire yeri, âlem.
Tehzib
(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…
Vukuf
Durmak, bilmek. tas. Sâlikin ısrarla, dikkat ve özenle belli hususlar üzerinde durması, onları kavramaya çabalaması. Üç vukuf: Nakşibendilere göre üç önemli vukuf vardır: Vukaf-i kalbi. Nakşbendiye'nin rabıta, zikir, murakabe, hıfz-ı nispet…
Yad-dast
Hatırda tutma, muhafaza, tas. a Nefesi tutup nefy-i ispat yoluyla (kelime-i tevhit) zikr eden sâlikin mezkürün huzurunda olma halini kalbinde muhafaza etmesidir. b Her halükârda kalbin Hak'la huzurda olması hali, yani murakabe. Zikir, murak…
Ziyafet
Süfiler, baştan beri toplandıkları yerlerde, tekkelerde topluca yemek yerler. Bununla ilgili birtakım kurallar, adap ve erkân vardır. Bu ziyafetlerde yenilir, içilir, sohbet ve mahabbet yapılır. Semâ edilir. Mevlevilikte buna ayn-ı cem deni…
sahâbî
Hz. Peygamber döneminde yaşamış, O’nu görmüş, O’nun sohbetinde bulunmuş, örfen O’nunla arkadaş veya yakın dost olabilecek kadar uzun süre yakm olmuş ve Müslüman olarak ölmüş kimseler için kullanılan terim. Bu kimliğe sahip kimseler arasmda…
sahâbiyye
Muhammedi görmüş, onunla görüşüp sohbet etmiş ol kadın. sâhâf a. [< Ar. sahhâf] lâm dünyasında kitap alış ver işlerini yürüten kimselere O manlI döneminde verilen ad terim. sahâfî a. bk. musahhaf sâhha a. [Ar.] (Şiddetli se bk. yevm-i kıyâm…
vâ'iz
Dinî konularda sohbetler yapan ve öğütler veren bu konularda donanımlı v kimseler.
hânis
“Yeminin yerine getirmeyen, ettiği yemin bozan. ” anlamında bir fıkıh te rimi. Allah üzerine yapılan bi yemin bozulmuş ise, yan “hânis” durumuna düşülmüş ise kefaret gerekmektedir. Bu kefa ret, Kur’ân-ı Kerîm’de “Mâ'ide suresi” nde on yoksu…
Bayramiyye
Hacı Bayrâm-ı Velî’ye nispet edilen, 15. yüzyılda Ankara merkezli olarak teşekkül eden tasavvuf yolu. Teşekkül ve irşad anlayışı Hacı Bayram’ın Somuncu Baba diye tanınan Hamîdüddin Aksarâyî’den aldığı terbiye çevresinde gelişti. Şehirli, es…
Mahya
Zikir, salavat ve dinî sohbet için geceleyin düzenlenen ihya meclisi. Kelime “geceyi diri tutmak” anlamındaki ihyâ ile ilişkilidir. Osmanlı kültüründe kandil ve ramazan gecelerinde minareler arasına kurulan ışıklı yazı düzenine de mahya den…
takrir
Peygamber’in, bulunduğu bir toplantıda ya da sohbet sırasmda bir sözün söylenmesi veya bir fiilin yapılması ya da O’nun bulunmadığı bir yerde herhangi bir fiilin yapılması veya sözün söylenmesi konusunu yasaklamaması, bir anlamda onaylaması…
mevle’l-muvâlât
İslâm hukukunda, Bir gayrimüslimin iman ederek bir Müslüman ile ihtiyaç olursa Müslüman’m diyet borcunu ödemesi, buna karşılık kendisine mirasçı olması konusunda yapılan bir anlaşma. Bu, bir anlamda yeni girdiği bir Müslüman çevrede kendisi…
Âdâb
Edep kelimesinin çoğulu; dinin ve selim aklın güzel gördüğü davranış kuralları. İbadet, sohbet, yemek, yolculuk, zikir ve tekke hayatının her alanında gözetilen ölçüleri ifade eder. Tasavvufta âdâb yalnız dış biçim değildir. Davranışın niye…