Ara
Menü
ذ

mevle’l-muvâlât

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-2878
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
464
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>İslâm hukukunda, Bir gayrimüslimin iman ederek bir Müslüman ile ihtiyaç olursa Müslüman’m diyet borcunu ödemesi, buna karşılık kendisine mirasçı olması konusunda yapılan bir anlaşma. Bu, bir anlamda yeni girdiği bir Müslüman çevrede kendisine yardımcı ve destekçi bulma anlaşması olarak da nitelenegelmiştir. mevle’r-rahm a. [Ar Bir kabilenin azatlı kölelerinde biri ile evlenen azath köle. Mevlevi s. ve a. [Ar.] H Mevlâna’nın izinde olanları kurduğu tarikat, bk. Mevleviyye mevlevîhâne a. [&lt; Ar mevlevî + F.hâne] Mevlevi tek kesi veya “mevleviyye tarikatine ait zaviye, dergâh v asitâneler. Mevlevîlik s. ve a. bk. Mevleviyye Mevleviyye s. ve a. (^^i [A mevlevî sözünün müennes (dişi biçimi.] Mevlânâ Celâled-din Rûmî (öl. 672 / 1273) ’ye nispe edilen ve onun ölümünden son ra Hüsameddin Çelebi (öl. 683 1284) ve oğlu Sultan Veled in öncülüğü ve gir şimleriyle Anadolu’da oluşturu lan ve hızla yayılan, temelde z kir, sema ve sohbet meclisleriyl aşk ve cazibesini genişleten, Su tan Veled’in oğlu Ulu Arif Çeleb (öl. 719 / 1320)nin tarikatın ba şına geçmesiyle Konya’daki Der gâh’m dışında Sivas, Tokat, Bay burt, Erzurum, Tebriz, Irak, Kas tamonu, Kütahya, Denizli gib Anadolu Selçuklularının merke zî bölgelerinde şubeler oluştu ran; 14. yüzyılm başmdan itiba ren kuruluşunu tamamlayara büyük bir tarikat konumun alan dinî ve sufî teşkilâtm adı v bu tarikat için kullanılan terim. 465 mevlithan r.] mevleviyyet a. [Ar.]</p><ol><li>bk. en Mevleviyye</li><li>Osmanlı ilmiye smıfinda yüksek dereceli kadılar veya müderrislik sonrası kişile Hz. re verilen bir rütbe. ın</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1777
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
464
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>İslâm hukukunda, Bir gayrimüslimin iman ederek bir Müslüman ile ihtiyaç olursa Müslüman’m diyet borcunu ödemesi, buna karşılık kendisine mirasçı olması konusunda yapılan bir anlaşma. Bu, bir anlamda yeni girdiği bir Müslüman çevrede kendisine yardımcı ve destekçi bulma anlaşması olarak da nitelenegelmiştir. mevle’r-rahm a. [Ar Bir kabilenin azatlı kölelerinde biri ile evlenen azath köle. Mevlevi s. ve a. [Ar.] H Mevlâna’nın izinde olanları kurduğu tarikat, bk. Mevleviyye mevlevîhâne a. [&lt; Ar mevlevî + F.hâne] Mevlevi tek kesi veya “mevleviyye tarikatine ait zaviye, dergâh v asitâneler. Mevlevîlik s. ve a. bk. Mevleviyye Mevleviyye s. ve a. (^^i [A mevlevî sözünün müennes (dişi biçimi.] Mevlânâ Celâled-din Rûmî (öl. 672 / 1273) ’ye nispe edilen ve onun ölümünden son ra Hüsameddin Çelebi (öl. 683 1284) ve oğlu Sultan Veled in öncülüğü ve gir şimleriyle Anadolu’da oluşturu lan ve hızla yayılan, temelde z kir, sema ve sohbet meclisleriyl aşk ve cazibesini genişleten, Su tan Veled’in oğlu Ulu Arif Çeleb (öl. 719 / 1320)nin tarikatın ba şına geçmesiyle Konya’daki Der gâh’m dışında Sivas, Tokat, Bay burt, Erzurum, Tebriz, Irak, Kas tamonu, Kütahya, Denizli gib Anadolu Selçuklularının merke zî bölgelerinde şubeler oluştu ran; 14. yüzyılm başmdan itiba ren kuruluşunu tamamlayara büyük bir tarikat konumun alan dinî ve sufî teşkilâtm adı v bu tarikat için kullanılan terim. 465 mevlithan r.] mevleviyyet a. [Ar.]</p><ol><li>bk. en Mevleviyye</li><li>Osmanlı ilmiye smıfinda yüksek dereceli kadılar veya müderrislik sonrası kişile Hz. re verilen bir rütbe. ın</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-8276
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Dinî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Bir zımmînin yâni gayr-i müslim (müslüman olmayan vatandaşın) veya harbî yâni vatandaş olmayan pasaportlu bir kâfirin bir müslümanın yardımı ile îmâna gelerek, bu</p><p>müslümanı velî kabûl edip ona; &quot;Sen benim mevlâmsın (velîmsin), şâyet ben bir cinâyet (suç)işlersem diyetini (borcunu) sen ver, ben ölünce de sen malıma vâris ol&quot; diyerek bir mukâvele (sözleşme) teklifinde bulunması.</p><p>Velâ yâni başkasının yakınlığı ve velîliği altında bulunan kimse, hiçbir yakını bulunmaksızın ölse, mîrâsının tamâmı mevlel-muvâlâta kalır. Velâ altında bulunan vefât</p><p>ettiğinde yalnız zevcesini (hanımını) veya ölen kadın olup da yalnız zevcini (kocasını) geride bırakırsa, bunlar muayyen (belirli) hisselerini aldıktan sonra geri kalan mal mevlel-muvâlâta âid olur. Beyt-ül-mâle kalmaz. (Sirâciyye)</p><p>Meyyitin (ölünün) bıraktığı maldan ferâiz ilmindeki sıra tâkib edilerek Zevilerhâmdan kimse yoksa mevlel-muvâlât denilen kişiye verilir. (M. Mevkûfâtî)</p>

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

İslâm hukukunda, Bir gayrimüslimin iman ederek bir Müslüman ile ihtiyaç olursa Müslüman’m diyet borcunu ödemesi, buna karşılık kendisine mirasçı olması konusunda yapılan bir anlaşma. Bu, bir anlamda yeni girdiği bir Müslüman çevrede kendisine yardımcı ve destekçi bulma anlaşması olarak da nitelenegelmiştir. mevle’r-rahm a. [Ar Bir kabilenin azatlı kölelerinde biri ile evlenen azath köle. Mevlevi s. ve a. [Ar.] H Mevlâna’nın izinde olanları kurduğu tarikat, bk. Mevleviyye mevlevîhâne a. [< Ar mevlevî + F.hâne] Mevlevi tek kesi veya “mevleviyye tarikatine ait zaviye, dergâh v asitâneler. Mevlevîlik s. ve a. bk. Mevleviyye Mevleviyye s. ve a. (^^i [A mevlevî sözünün müennes (dişi biçimi.] Mevlânâ Celâled-din Rûmî (öl. 672 / 1273) ’ye nispe edilen ve onun ölümünden son ra Hüsameddin Çelebi (öl. 683 1284) ve oğlu Sultan Veled in öncülüğü ve gir şimleriyle Anadolu’da oluşturu lan ve hızla yayılan, temelde z kir, sema ve sohbet meclisleriyl aşk ve cazibesini genişleten, Su tan Veled’in oğlu Ulu Arif Çeleb (öl. 719 / 1320)nin tarikatın ba şına geçmesiyle Konya’daki Der gâh’m dışında Sivas, Tokat, Bay burt, Erzurum, Tebriz, Irak, Kas tamonu, Kütahya, Denizli gib Anadolu Selçuklularının merke zî bölgelerinde şubeler oluştu ran; 14. yüzyılm başmdan itiba ren kuruluşunu tamamlayara büyük bir tarikat konumun alan dinî ve sufî teşkilâtm adı v bu tarikat için kullanılan terim. 465 mevlithan r.] mevleviyyet a. [Ar.]

  1. bk. en Mevleviyye
  2. Osmanlı ilmiye smıfinda yüksek dereceli kadılar veya müderrislik sonrası kişile Hz. re verilen bir rütbe. ın

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Bir zımmînin yâni gayr-i müslim (müslüman olmayan vatandaşın) veya harbî yâni vatandaş olmayan pasaportlu bir kâfirin bir müslümanın yardımı ile îmâna gelerek, bu

müslümanı velî kabûl edip ona; "Sen benim mevlâmsın (velîmsin), şâyet ben bir cinâyet (suç)işlersem diyetini (borcunu) sen ver, ben ölünce de sen malıma vâris ol" diyerek bir mukâvele (sözleşme) teklifinde bulunması.

Velâ yâni başkasının yakınlığı ve velîliği altında bulunan kimse, hiçbir yakını bulunmaksızın ölse, mîrâsının tamâmı mevlel-muvâlâta kalır. Velâ altında bulunan vefât

ettiğinde yalnız zevcesini (hanımını) veya ölen kadın olup da yalnız zevcini (kocasını) geride bırakırsa, bunlar muayyen (belirli) hisselerini aldıktan sonra geri kalan mal mevlel-muvâlâta âid olur. Beyt-ül-mâle kalmaz. (Sirâciyye)

Meyyitin (ölünün) bıraktığı maldan ferâiz ilmindeki sıra tâkib edilerek Zevilerhâmdan kimse yoksa mevlel-muvâlât denilen kişiye verilir. (M. Mevkûfâtî)

Sözlüğe dön ←