Ara
Menü
ذ

mevle’l-muvâlât

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

İslâm hukukunda, Bir gayrimüslimin iman ederek bir Müslüman ile ihtiyaç olursa Müslüman’m diyet borcunu ödemesi, buna karşılık kendisine mirasçı olması konusunda yapılan bir anlaşma. Bu, bir anlamda yeni girdiği bir Müslüman çevrede kendisine yardımcı ve destekçi bulma anlaşması olarak da nitelenegelmiştir. mevle’r-rahm a. [Ar Bir kabilenin azatlı kölelerinde biri ile evlenen azath köle. Mevlevi s. ve a. [Ar.] H Mevlâna’nın izinde olanları kurduğu tarikat, bk. Mevleviyye mevlevîhâne a. [< Ar mevlevî + F.hâne] Mevlevi tek kesi veya “mevleviyye tarikatine ait zaviye, dergâh v asitâneler. Mevlevîlik s. ve a. bk. Mevleviyye Mevleviyye s. ve a. (^^i [A mevlevî sözünün müennes (dişi biçimi.] Mevlânâ Celâled-din Rûmî (öl. 672 / 1273) ’ye nispe edilen ve onun ölümünden son ra Hüsameddin Çelebi (öl. 683 1284) ve oğlu Sultan Veled in öncülüğü ve gir şimleriyle Anadolu’da oluşturu lan ve hızla yayılan, temelde z kir, sema ve sohbet meclisleriyl aşk ve cazibesini genişleten, Su tan Veled’in oğlu Ulu Arif Çeleb (öl. 719 / 1320)nin tarikatın ba şına geçmesiyle Konya’daki Der gâh’m dışında Sivas, Tokat, Bay burt, Erzurum, Tebriz, Irak, Kas tamonu, Kütahya, Denizli gib Anadolu Selçuklularının merke zî bölgelerinde şubeler oluştu ran; 14. yüzyılm başmdan itiba ren kuruluşunu tamamlayara büyük bir tarikat konumun alan dinî ve sufî teşkilâtm adı v bu tarikat için kullanılan terim. 465 mevlithan r.] mevleviyyet a. [Ar.]

  1. bk. en Mevleviyye
  2. Osmanlı ilmiye smıfinda yüksek dereceli kadılar veya müderrislik sonrası kişile Hz. re verilen bir rütbe. ın

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Bir zımmînin yâni gayr-i müslim (müslüman olmayan vatandaşın) veya harbî yâni vatandaş olmayan pasaportlu bir kâfirin bir müslümanın yardımı ile îmâna gelerek, bu

müslümanı velî kabûl edip ona; "Sen benim mevlâmsın (velîmsin), şâyet ben bir cinâyet (suç)işlersem diyetini (borcunu) sen ver, ben ölünce de sen malıma vâris ol" diyerek bir mukâvele (sözleşme) teklifinde bulunması.

Velâ yâni başkasının yakınlığı ve velîliği altında bulunan kimse, hiçbir yakını bulunmaksızın ölse, mîrâsının tamâmı mevlel-muvâlâta kalır. Velâ altında bulunan vefât

ettiğinde yalnız zevcesini (hanımını) veya ölen kadın olup da yalnız zevcini (kocasını) geride bırakırsa, bunlar muayyen (belirli) hisselerini aldıktan sonra geri kalan mal mevlel-muvâlâta âid olur. Beyt-ül-mâle kalmaz. (Sirâciyye)

Meyyitin (ölünün) bıraktığı maldan ferâiz ilmindeki sıra tâkib edilerek Zevilerhâmdan kimse yoksa mevlel-muvâlât denilen kişiye verilir. (M. Mevkûfâtî)

Sözlüğe dön