ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 17/76
01Istiyak
Özlemek. tas. Alınan hazzın sürekli olması için âşıkın sevgilisine kavuşmayı şiddetle arzulaması. İnziac halinin en mükemmel mertebesi, yani âşıkın bütün varlığıyla sevgilisini arzulaması ve onun tarafına sürüklen- mesi. İştiyak halinde bul…
Itap
Sitem etmek, azarlamak, kınamak. tas. a Sâlikin nefsini kınaması, kendini eleştirmesi, hesaba çekmesi. b Bazı hallerde bir hikmetten ve sebepten ötürü Hakk'ın kulunu uyarması, ona serzenişte bulunması. Birgün Rabia Hatun'u rahatsız görmüşle…
İtikaf
ف) Se (ا Durmak, beklemek. tas. a İbadet maksadıyla belli bir camide veya mescitte belli bir süre durmak, bu süreyi ibadetle geçirmek, bu süre içinde zaruret hali dışında dünya işiyle ilgilenmemek. b Hak'la durmak, lyd mâsivâdan uzak kalmak…
İtisam
( طر اق ( Başı önüne eğme, önüne bakarak yürüme. Zahit ve süfiler lüzumsuz bakışlardan sakınır, önlerine bakarak yürür, Rab'larından hayâ ettiklerinden dik başlı olarak yürümez; hal ve hareketleriyle alçak gönüllü olmaya çalışırlar. Nakşili…
İttihat
Birlik, tas. Vahdet-i vücut; kendi kendine var olan mutlak, | bir ve gerçek varlığın temaşa edilmesi, Bizatihi yok, ancak başkası sayesinde var | olan şeyler bu temaşa esnasinda birleşir ve tek olarak görülür. Burada farklı iki asli varlığa…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kabz billah
Allah ile olan tutukluk. tas. Sâlikin gönlünün hesaba çekilmesi ve sıkıştırılması. Bast halinde bulunan sâlikten edebe aykırı bir hal ve hareketin meydana çıkması halinde, bunun manevi cezası olmak üzere kalbe gelen sıkıntı halidir. Kabzın…
Kadeh
Vakit. Manevi hal, ruhi haz, şevk, cezbe, vecd. Molla okusun medresede şerh-i meâni Metn-i kadehi sun bize ehl-i şurühuz Rühi Bağdâdi
Kadem
Sübut. Sabit olmak. Ezeliyet, kıdem. Bir'in sıfatlarını kendi hakikati haline getirmek için onun izini takip etme. “Falan Muhammed'in kademi üzerinedir” demek, “o Muhammedidir,” “Muhammediyyu's-sıfattır,” “Muhammediyyu'l-mesreptir,” yani “o…
Kademeyn
45) İki ayak. 2. tas. Birbirine zit iki zati hüküm ki, aslında ikisi de birdir. Hudus ve kıdem, halkiyyet ve hakikiyet, adem ve vücut, sonlu ve sonsuz, teşbih ve tenzih gibi zıt vasıflara ise na'leyn denir. Na'leyn kademeynin altındadır (ci…
Kâf u nün
Nr. Arapçada, külli iradenin sureti kün (ol) emrini oluştu- | ran k ve n harfleri, 2. tas. Ahah yaratmayı dilediği bir şeye “ol” (kün) der, o şey derhal olur. Allah yaratmayı irade ettiği şeyi kün kelimesi aracılığıyla yaratır. Bkz. Kelime,…
Kalb-i selîm
Arınmış, sağlam ve temiz kalp. Şuarâ sûresinin 89. âyetinde, Allah’ın huzuruna selîm bir kalple gelmenin kurtuluş ölçüsü olduğu bildirilir. Tasavvuf ahlâkında şirk, kin, kibir, riya ve aşırı dünya bağından temizlenmiş; iman, ihlâs, merhamet…
Kalem
(قلم) Ayrıntılı ilim. Mürekkep halinde bulunduğu sürece ilim özet (mücmel) haldedir. Mürekkep kaleme geçince ilim ayrıntılı (mufassal) hale gelir. | Mürekkep halindeyken özet olan bilgiler yazıya dökülünce ayrıntılı hale gelir. Nitekim nutf…
Kalenderiye
Kalenderilerin bağlı bulundukları dini-sosyal akım. Kalendername Konusu kalenderilik olan manzume. Kalendername, kalenderiyat. Kalenderce hal ve hareketleri öven nesir ve manzum eserler. Kalenderhane Kalenderlerin tekkesi.
Kallâşi
95) Keyfince hareket eden, çevrenin tepkisine aldırmadan gönlünce yaşayan, baldırıçıplak, berduş. tas. Harâbâti, içinde bulunduğu halin icabına göre amel eden. Hal sahibi, dünyayla ilgisini kesen. Rind (sr).
Kalp
Gönül; insanın mânevî idrak merkezi. Kelimenin kökündeki dönme ve değişme anlamı, kalbin hâlden hâle geçmesiyle ilişkilendirilir. Tasavvufî anlamı Kalp ilâhî hitabın muhatabı, marifet ve irfanın mahalli kabul edilir. Nefis terbiyesi ve ziki…
Karar
Bir hâlin hakikati hakkındaki tereddüdün ortadan kalkması; kalbin şüphe ve kararsızlıktan kurtularak mânevî sükûna ermesi.
Kase
Kadeh. tas. Sülûk (seyr ilallah) halindeki sâliki mest eden vah- det şarabının kadehi (sr).
Kass
veya Kussâs (Ge Les) Kıssacı, kıssa anlatan, kıssahan, kıssagü. 2. tas. İlk zahitler döneminden başlayarak camilerde, sohbet toplantılarında ve hatta çarşıda pazarda kıssa anlatan ve bu yolla halkı etkilemeye çalışan vaiz ve zahitler vardır…
Kelime
ÇE) ¢. Kelim veya Kelimat İnsan-ı kâmil, bir bütün olarak ilâhî kemali kendi varlığında gerçekleştiren insan. İlâhî isimlerin hepsi bu insanda tecelli ettiğinden yalnızca yeryüzünde değil, bütün kâinatta Allah'ın halifesi olmaya en layık od…
Kenâr
Tasavvufî remiz olarak sırları kavrama ve murakabe hâlini sürdürme anlamında kullanılır.
Kenz-i mahfi
355) Genci pinhan, gizli hazine, 2, tas. Gaybte gizli olan ahadiyet hüviyeti, Bu hüviyet en gizli şeydir (x1, SM, CT). Bir hadise göre Allah yaratma amacını “Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim, bilineyim diye âlemi yarattım” şeklinde…
Kesp
( Kazanma, çalışma. tas. Süfiler çalışmaya ve kazanmaya önem verir, insanın alın teri dökerek el emeğiyle geçinmesi gerektiğini söylerler. el- Kâsibu habibullâh, Allah çalışan ve kazanan kulunu sever. Genellikle tasavvufta tedbir tevekküle…
MM
و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine…