ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 14/76
01Hakka'l-yakin
حق | ليقين) a Bir şeyi tadarak ve yaşayarak öğrenmek. b Kesin ve apaçık bilgi. tas. a Hakk'ın ayn-ı cem-i ahadiyet makamında kendi hakikatini temaşa etmesi (kı). Hakk'ın kendisinden başka kimsenin bilmediği kendi öz hakikatini, yalnızca ken…
Hamd
Nimetini, lütfunu ve yüce vasıflarını dile getirerek yapılan övgü. Saygıyla yapılan güzel ve samimi medih. Ezeli ve ebedi sevgilinin 4 kemallerini, ona hürmet ve tazim maksadıyla cemal ve celal sıfatları halinde dile getirme (sr). Bkz. Kavl…
Hammar
() 4+) Meyhaneci. tas. a Kâmil insan, pir, Hakk’a eren mürşit. b ii Telvin makamında izzet perdesiyle perdelenen sâlik. c Hayret içinde kalan âşık. Hamuş i., s. ar. ش) +) + Hamusan a Susmak, süküt. b Süküt eden, susan. c Ölü. | tas. Killet-…
Harâbi
Aklin faaliyet ve tedbiri ile ilgiyi keserek tam anlamıyla teveccüh ve teslimiyet hali içinde bulunmak (1s). 2. Rind, arif. | Rind, arif. |
Hareket
Yer değiştirme, salınma veya bedensel devinim. Tasavvuf bağlamında semâ ve devrân sırasında vecdle ortaya çıkan ritmik hareketi ifade edebilir. Her hareket vecd sayılmaz; âdâb literatürü iradeli gösteriyle kendiliğinden doğan hâli birbirind…
Hark
Yakmak, yanmak. tas. Sâliki fena haline sevk eden orta halli tecelliler, başlangıçta şimşek gibi parlar, sonuçta Zat'ta yok olup gider (kı; cr; TK 1:359).
Hasyet
Korku, kaygı. tas. Kulun kalbinde hissettiği acı ve üzüntü. Bu, işlemiş olduğu günahlar sebebiyle ileride başına gelecek fena halleri düşünmesinden veya Allah'ın celal ve heybetinden kaynaklanır. Nebilerin ve ariflerin haşyeti Allah'ın azam…
Hat
Ayva tüyü, delikanlının yüzündeki sakal. tas. a Gayb âlemi. b Varlık mertebelerinin en yakını olan âlem-i ervahın taayyünatına işaret c Mücerret ruhlar âleminden ibaret olan kibriya âlemi (sr). Hatt u hâlin iki böldü bu cihânın halkını Biri…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…
Hatre
(e (خطر + Hatârât Kalbe gelen şeyler. tas. Reddedilmesi imkânsız biçimde kulu Hakk’a davet eden his (daiye). Manevi yolculuk ve ruhi hallerle ilgili olmak üzere kalbe gelen şeyler.
Hatve
(e (خطو Adım. tas. Sâlikin tasavvuf yolunda attığı adım (sr). Havas i ar. س) ١ (خو Mutasavvıflar insanları önce ikiye ayırır: Avam yani halk, havas yani nitelikli kişiler. Genellikle süfi olmayanlar, âlim bile olsalar avam sayılr, Havas ise…
Hayat
Yaşama, zindegi. 2. tas. Sâliki dünya bağlarından ve nefsani arzulardan koparan kutsal ve ilâhî nurun tecelli etmesi, “Hayat, ölümdedir” (sr 489), yani kalbin hayatta olması için nefsin ölmesi gerekir. Cüneyd, tasavvufu “Hakk'ın seni senden…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Hazret
(5 (حضر Huzur, ilâhî dergâh. tas. Makam, mertebe, Hakk'ın huzuru. Hazret-i ahadiyet Allah'ın saf ve halis zatı, /â-taayyün mertebesi. Hazret-i esmâiye Hazret-i vahidiyetten sonra gelen ve onun mazharı olan mertebe. Hazret-i hüviyet Buna Haz…
Hecir
Adet, huy, hal. tas, Salikin cokca andığı ve dilinden eksik etmediği zikir. Hecir can u gönülden yapılırsa neticesinde fetih ve feyz hasıl olur.
inşân
“Beşer, insan topluluğu. ” anlamında olan “ins” sözünden gelen bu terim, erkek veya dişi bu türün her ferdi için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altmış beş yerde aynı anlamda kullanılan bu söz, varlık olarak bütün yön leriyle ifade edil…
Hem
Kast; azm, düşünce, kaygı. tas. İyi ya da kötü bir işi yapmaya kalbin karar vermesi (cr), Sâlikin bütün düşünceleri ve kaygıları tek bir düşünce ve kaygı haline getirmesi tasavvufta esastır. Bir sâlikin biricik kaygısı Allah olur- sa Allah…
Hevâcim
زمر! جم) & Hücum Hücumlar. tas. Kulun tesiri olmaksızın aniden kalbe gelen tecelliler. Bunun sebebi vaktin kuvveti, yani içinde bulunulan halin güçlü olmasıdır (xr). Muradına kavuşmak için özlemi artan ve dayanma gücü tükenen sâlikin muradı…
Heyamân
Şaşkınlık, hayret. tas. Coşkun varlık denizinde ve ilâhî tecelli nurlarının pırıltılarında hayrete düşmek, kendinden geçmek ve mahvolmak, cem makamında istiğrak halinde olmak.
Heybet
Saygıya dayanan korku, azamet. 2. tas. Havf ve kabz halinin üstündeki hal. Heybet gaybeti gerektirir. Nitekim üns de sahvı gerektirir (cr). Hakk’a yakın olmanın meydana getirdiği endişe hissi (sL 96). Her hayib gâibtir. Heybet az veya çok k…
Hız
Koruma. tas. a Evliyanın günah işlemekten ve hatada ısrar etmekten korunma hali. Peygamberlerin ismet sıfatına karşılık, ermişlerin hıfz sifatı vardır. Peygamberler masum, veliler mahfuzdur. Allah peygamberi günah işlemekten, veliyi günahta…
Hızır
Kur’ân’ın Kehf sûresinde Hz. Mûsâ’nın kendisinden ilim öğrendiği kul ile gelenekte özdeşleştirilen mânevî rehber. Tasavvuf kültüründe darda kalanlara yardım, beklenmedik rehberlik, âb-ı hayat ve ledün ilmiyle ilişkilendirilir. Bazı sembolik…
Hicran
veya Hecr Ayrılık, ırak olma. tas. Zahiren veya bâtınen Hak'tan başkasına iltifat etme. Âşıkın sevgilisinden ayrı ve uzak düşmesi ki, son derece acı ve dayanılması güç bir haldir. Bkz. Vuslat. Fenn-i aşka başladım dikkatle gördüm bir nice b…
Hikmet
a Felsefe. b Düşünme melekesinin itidal halinde olması. c Uygulamayla birlikte olan bilgi, tecrübeyle kazanılan doğru bilgi. 4 Hakka uygun düşen söz. e Söz ve davranıştaki isabet. Her şeyin en mükemmeli. g Olanı olduğu gibi bilmek. Hikmet A…