Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 13/76

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fütur

Yarmak, yarık. tas. Belirme ve buna tabi olan hususlar ile halkın Hak'tan seçilir hale gelmesi ve farklılaşması.

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fütüvvet

6 43) Gençlik, yiğitlik, mertlik. 2. tas. a Fedakârlık, feragat, mertlik, adamlık, insanlık, bir kimsenin sırf insani mülahazalarla başkalarının hak ve menfaatini kendisininkinden önde tutması; toplumun ve fertlerin kurtuluşu ve mutluluğu i…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Galebat

Galebe halleri; sâlikin muradına ulaşmak için şiddetli bir arzu duyması, Öyle ki maksadına erdireceğini sansa, denize dalma veya ateşe girme hususunda bile hiç dereddüt etmez. “Allah işinde galiptir” (Yünus Suresi, 21). Haline mağlup ve mah…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Galebe

Yenmek, üstün gelmek. tas. Sâliki tesiri ve hâkimiyeti altına alan bir hal olup, sâlik bu hal içinde bulunduğu sürece sebebi düşünemez, edebe uyamaz, karşılaştığı şeyleri birbirinden ayırt edemez; bazen caiz olmayan şeyler de yapar. Kaynak…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

havâs

Allah’ı mutlak bir varlık re olarak kabul eden, herkeste bualunmayan birtakım bilgilere, hâllere, yetenek ve ruh temizlin] ğine sahip âlim kimseler için n, kullanılan bir tasavvuf terimi, s.” “avâm” karşıtı, “havâs”, haram ka ve mekruhlarda…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Garip

Gureba (4 (غر Yurdundan uzak ve gurbette yaşayan, kimsesiz, zavallı; yad ellerde olan, vatanından ayrı düşen. 2. Halinden anlamayan, duygu ve düşüncelerine yabancı kalan kimseler arasında bulunan kimse. Cahiller arasında âlim, fâsit ve fası…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gark

Batma. tas. Fark makamından geçip cem mertebesinde müstağrak olmak. Sâlikin vahdet deryasında batması. Üç derecesi vardır: ilmin halde batması, işaretin keşfte mahvolması, tecellilerin cem halinde yok olması. Gark-ı deryayım gerçi kateyim H…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gaybet

Kendini kaybetme, kendinden geçme. tas. Hak'tan gelen feyz ve tecellinin çokluğu ve kuvveti sebebiyle sâlikin çevresinin ve bizzat kendisinin ne yaptığını fark edemeyecek şekilde kendini kaybetmesi. Halktan ve nefsinden gâib olan Hak'la haz…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gayb erenler

غيب!> « نلر) Göze görünmeyen veliler, Ricalw’l-gayb, malü'-gayb. Üçler, yediler, kırklar, abdallar gibi bazı veliler vardır ki, gâibtirler; göze görünmezler, kısa zamanda uzun mesafeler katettiklerine inanılır. Bkz. Tayy-i mekân, Tayy-i zam…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gayret

Kiskanma. tas. a Bir kimsenin, kendisine mahsus olan bir şeye başkasının ortak olmasından veya ortak olmayı istemesinden hoşlanmaması ve rahatsız olması (cr). b Sevenin sevgilisini kıskanması. Kıskanma (gayret) sevgi alameti ve nişanesidir.…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Genc

Hazine, kenz. 2. tas. a Kulluk makamı (sr). b Kenz-i mahfi (gizli hazine), zat-ı kibriya. Gizli gencin halka izhar eyledi Nice dürlü nesneyi var eyledi Gerçek Bektaşilerde “gerçeğe Hü,” “gerçek erenler demine Hü,” şeklinde kullanılır. İçi d…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gıybet

Çekiştirme, koğuculuk. tas. Bir kişinin fena hallerini ve kötü huylarını gıyabında söyleme. Yüzüne karşı söylenirse buna hakaret, şetm denir. Bir kimseden, onun bulunmadığı yerde, duyması halinde hoşlanmayacağı bir biçimde söz etmek.

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gill

Gönülde meydana gelen bilginin neticesi ve meyvesi (is). Ruzbihan Bakli, “kırmız gül Allah'ın mehabetinden bir parçadır,” hadisine vurgu yapar. Allah'ı gül bulutlarından kırmızı, yüce bir gül şeklinde tahayyül eder. Tasavvuf edebiyatında gü…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gül-bang

JS) Gül sesi, bübül şakıması. 2. Koro halinde çıkarılan güzel ve uyumlu ses. 3. tas. Belli hususlar için tertip edilmiş dualar; örn. Baba gül-bangı şöyledir: “Cereğ-ı rüşen fahr-ı dervişân o bir sultan-ı kerem Ali meydan erkân Hacıbektaş Ve…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Gül-zâr

Gül bahçesi, gülşen, gülistan. Mutlak olarak kalbin fethi ve açılışı.. Sâlikin gönlünün marifete ve irfana açılması (sr). Tasavvufta gül ile bülbül birlikte kullanılır. Bülbül âşık, gül sevgiliyi temsil eder. Cihan gülşenine gelmemiş hüsnün…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Güm geşten

Kaybolmak ve kendini yitirmek. Tasavvufî kullanımda sâlikin kendi benlik iddiasından geçmesiyle ilişkilendirilen fenâ ve gaybet hâli.

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hab u hayal

Uyku ve rüya. 2. tas. Dünya, mâsivâ. Haci. ar. (>) 1. Ziyaret. 2. Bir Müslümanın Belli kurallara uyarak zilhicce ayında Kâbe'yi ziyaret etmesi. 3. tas. Hakk’a ermek için yapılan manevi ve ruhsal yolculuk (11s). Allah'ın inayetine güvenen sâ…

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâce

| 45) Efendi, bey, ağa, hoca. tas. Şeyh, mürşit. Özelikle ilk Nakşi şeyhleri seyit, efendi ve şeyh gibi unvanlar yerine hâce unvanıyla anılır. Hâcegân (4 Gx ١ +) Abdulhalik Gucdüvani'ye nispet edilen tarikat.

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâcet

Hayatı sürdürmek için mutlaka bulunması gerekli olan şeylere zaruret (zaruriyat) ve hukuk-i nefs denir. Yaşayabilmek için behemehal bulunması gerekmeyen, ama bulununca da kişiyi muhtaç olmaktan çıkarmayan şeylere hâcet denir. Zaruret ve hâc…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâcib-i Hak

(5> (حاجب Hakk'ın kapıcısı. tas. Hak ile halk arasında aracı olan insan-ı kâmil ve şeyh-i vasıl. Kâmil insan hâcip olması sıfatıyla müridi Hakk'ın huzuruna alır, Hakk'ın naibi olması sıfatıyla da onun mülkünde tasarrufta bulunur (sm). İbn S…

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâcis

le) ع Hevâcis Insanın zihnine gelip geçen şeyler. tas. İlk haur. Kalbe giden ilk his ve fikir. Genelikle hayır olduğu kabul edildiğinden buna Rabbani hâtır adı verilir. İlk hâtır hep isabetli olur, hiç hatalı olmaz. Bu hâtır nefste gerçekli…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Had

Yanak. Tasavvuf şiirinde sevgilinin yüzünde temaşa edilen güzellik ve mülâhaza mahalli anlamında kullanılan Farsça kelime. Sınır anlamındaki Arapça hadd kelimesiyle karıştırılmamalıdır.

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hâdim

ç Huddamı. Hizmetçi, hizmetkâr, hizmet ehli. 2. tas. Sûfî ve derviş olmadığı halde onlara hizmet eden, tekke sakinlerine ve tarikat ehline yardım eden (-94). Hâdimler, Hak taliplerine ve dervişlere götürdükleri hizmetin nafile ibadetlerden…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hakim

Bilge, hikmeti bilen. Filozof. tas. Safi, arif Dini hükümleri uygulamada halka kolaylık gösterdiği halde kendisi titiz davranan âlim. Hakimler peygamberlerin halefleridir. Nübüvvetten sonra hikmet gelir. ; Hikmet her hususta en mükemmeli or…

↗