ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
230 sonuç · toplam 298 · “derece” · 1/10
01derece
İslâm inancında farkh dünyevî veya uhrevî mertebeleri ya da müsbet bilimlerde bazı ölçüm aletleri. Kur’ân-ı Kerîm’de on sekiz ayette geçmekte olan bu söz, hukukî, İktisadî, İlmî, ahlâkî, uhrevî faziletlere ve mertebe farklılıklarma işaret e…
Şâbânî tâcı
Tarikatın tarihî kıyafet kültüründe mürşid ve dervişlerin derecesiyle ilişkilendirilen başlık. Biçim, dilim ve renklerin sembolik açıklamaları vardır; bunlar yolun amacı değil dönemsel adabıdır.
Abdullah
(4 | (عبد Allah'ın kulu, Tanrı kulu. tas. a Allah'ın kendisinde bütün isimlerle tecelli ettiği kul. Allah ismine mazhar olan insan. Allah'ın kulları içinde derecesi en yüksek olan Abdullah'tır; çünkü o ism-i azamı kendisinde gerçekleştirmiş…
Âsitâne
Bir tarikatın pîr makamını veya merkez dergâhını ifade eden terimdir. Büyük ve tam teşkilatlı bazı tekkeler için de kullanılır. Her kaynakta aynı idarî dereceyi göstermez. Âsitâne, zâviye ve tekke adları dönem, yol ve coğrafya bağlamında de…
Akabe
Yokuş, engel, sarp yerlerden geçen daracık ve tehlikeli yol, barikat. tas, Hakk’a giden yolda karşılaşılan zorluklar ve aşılması gereken engeller. İbrahim Ethem, salihlerin derecesine ulaşmak için şu altı engeli aşmanın şart olduğunu belirt…
Asuman-ı gayb
سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…
Aşk
Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…
Ayna
İnsan-ı kâmilin kalbi. Allah'ın zat, sıfat, isim ve fiillerine mazhar ve tecelligâh olması itibariyle genel anlamda insana, özel anlamda kâmil insana ayna (ayine, mir'at) ve mir'ât-ı Hak, ayine-i Rahman denir; çünkü Allah, diğer varlıklarda…
Cuz
) جز >. Parca, az. 2. tas. Kesret ve tâayyünat (çokluk ve belirtiler). 92 | ee ae A KM Çâh-ı zenah i, Jars. شخ) 5 oe) Çene çukuru, çenedeki gamze. eS 0 2. tas. Temaşa halinde görülen sınırlardaki müşkiller (11s). ES > Çâlipa/Çelipa i. fars.…
Çeşm-i terek
Yirnk göz 2. tas. Sâlikin hal, kemal ve yüce mertebesinin kendisi de dahil olmak üzere herkesten saklı tutulması ve bunu Allah'tan başka kimsenin bilmemesi (11s), Çevgân/Çevgen i Jars. (جوكان) veya. 1. Topa vurmakta kullanılan ucu eğri sopa…
Divan
Yüksek derecedeki devlet adamlarından oluşan meclis, tas, Güneydoğuda Nakşbendiye tekkelerine verilen ad. Misafirhane, medrese, Dost Dost Cemaatla namaz kılınan, zikir yapılan mahkeme görevi yapan, sosyal meseleler müzakere edilen dini, tas…
Ebrâr
İyiler, özü ve sözü doğru kimseler. Kur’ân’da iyilik ve takvâ sahiplerini anlatan çoğul bir addır. Tasavvufî kullanım Bazı sûfî tasniflerinde ahlâkı düzeltme, riyâzet ve mücâhede yoluyla Hakk’a yönelen orta derecedeki sâlikler için kullanıl…
Ebru
Kaş. tas. a İlâhî sıfat, Allah'ın zatını perdelediği için sıfata ebru, perde denilmiştir. b Sâlikte görülen kusur sebebiyle derecesinin düşmesi ve ihmale uğraması, Bkz. Keman ebru, Tâk-ı ebru.
Ebru-hoft
Çatık kaş. tas. Sâlikin derecesinin düşmesi. Zat-ı kibriyayı örtmesi, aynca varlık âlemini süslemesi sebebiye sıfatlara da ebru (kaş) denir (sr). Hablar mihrab-ı ebrüsuna meyl etmez fakih Olse kafirdir müselmanlar ona kılman namaz Fuzüli Ed…
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…
Galebat
Galebe halleri; sâlikin muradına ulaşmak için şiddetli bir arzu duyması, Öyle ki maksadına erdireceğini sansa, denize dalma veya ateşe girme hususunda bile hiç dereddüt etmez. “Allah işinde galiptir” (Yünus Suresi, 21). Haline mağlup ve mah…
Gark
Batma. tas. Fark makamından geçip cem mertebesinde müstağrak olmak. Sâlikin vahdet deryasında batması. Üç derecesi vardır: ilmin halde batması, işaretin keşfte mahvolması, tecellilerin cem halinde yok olması. Gark-ı deryayım gerçi kateyim H…
Hıfz-ı ahd
7, Sözde durma, vaadi yerine getirme. 2. tas. Sâlikin, Allah'ın kulları için belirlediği sınırda durması, hiçbir zaman yasaklanan sahada görülmemesi, daima emredilen hususların yanında olması (kn). Hıfz-ı ahd-i rububiyet ve ubüdiyet r. İlah…
Hicran
veya Hecr Ayrılık, ırak olma. tas. Zahiren veya bâtınen Hak'tan başkasına iltifat etme. Âşıkın sevgilisinden ayrı ve uzak düşmesi ki, son derece acı ve dayanılması güç bir haldir. Bkz. Vuslat. Fenn-i aşka başladım dikkatle gördüm bir nice b…
Himmet
2. Bir kemal halini veya diger bir şeyi elde etmek için bütün ruhani güçleriyle birlikte kalbin Hakk’a yönelmesi. 2. Halis ve iyi niyet. İsabetli ve sıhhatli karar her şeyden önde gelir, her şey buna bağlıdır (sr 388) 3. Ermiş kişilerin mak…
İman
( bg Dı. İnanmak, inanç. 2. tas. a Marifetullah, yakin, Hakk’a dair olan bilgi (us). b İslam zahir, iman bâtın, ihsan hakikattir. c Kulun Hakk'ın hidayetiyle harekete geçmesi. Süfiler, çoğu zaman evliyanın imanını “uluhiyeti temaşa etmek,”…
İmtihan
( متحا f) 1, Sinamak, denemek. tas. Hakk'ın denemek için kullarını | birtakım bela ve musibetlere düçar etmesi. Bkz. Mekr. Inabe iar..ع )| نابه) Dönmek, pişman olmak. tas, a Tevbe etme; işlenen günahlar- | dan pismanhk duyup Allah'a dönme.…
İnâyet
Le) Lütuf, ihsan, kayırma. tas. Allah'ın kulunu kayırması, İnayet-i hak İlahi inayet; Hakk'ın insanı kayırması, koruması ve kollaması, ona İnfisal a e disa destek olması. İki cihan zindan ise gerek bana bostân ola Ayruk bana ne gam gussa, ç…
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122,…