Ara
Menü

Öziçeli Şeyh Muslihiddin Efendi

Öziçeli Muslihiddin Efendi (ö. yaklaşık 1052/1642-43), Bosna’nın Öziçe kasabasından; Sofyalı Bâlî Efendi’ye bağlanarak memleketinde vaaz, tefsir, hadis ve irşad hizmeti yürüten Halvetî şeyhidir.

Vefat
1643
Unvan
Sofyalı Bâlî halifesi ve Bosna Halvetî şeyhi

Öziçe’de doğumu ve tahsili

Bosna’daki Öziçe kasabasında doğdu. Zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra Halvetiyye şeyhi Sofyalı Bâlî Efendi’ye bağlandı ve tarikat terbiyesini tamamladı.

Vaaz ve irşad hizmeti

Öziçe’de bir zâviyede şeyhlik yaptı; vaaz verdi, hadis ve tefsir okuttu. Uşşâkīzâde onu ilim ile tasavvuf terbiyesini birleştiren, riyâzet ve mücâhede sahibi bir şeyh olarak tanıtır.

Vefatı

Yaklaşık 1052/1642-43’e kadar hizmetini sürdürdü; aynı tarihlerde vefat ederek Öziçe’de defnedildi. Kaynak modern mezar konumu vermediğinden haritaya tahminî koordinat eklenmemiştir.

Oğlu Hasan Efendi

Yerine oğlu Hasan Efendi geçti. Kaynak, Hasan’ın gençliğinde yaşadığı bir sorun karşısında babasının doğrudan ve sabırlı terbiyesini anlatır. Bu kayıt aile ve post devamlılığını gösteren gelenek bilgisi olarak korunur.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Tıraş sırasında denizdeki gemiye yetişmesi

Öziçeli Şeyh Muslihiddin’in başının yarısı tıraş edilmişken ortadan kaybolması; aynı vakitte fırtınadaki bir geminin yardımına yetiştiğinin gemi reisinin şahitliğiyle anlatılmasıdır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Uşşâkîzâde’nin güvenilir nakillere dayandırarak aktardığı rivayette Öziçeli Şeyh Muslihiddin Efendi bir gün başını tıraş ettirmek için berber çağırdı. Berber başının yarısını tıraş etmişken şeyh birden elinin altından kayboldu. Bir müddet görünmedi; sonra ter içinde yeniden aynı yerde belirdi ve tıraş tamamlandı.

Birkaç gün sonra gemi reislerinden biri hediyelerle şeyhin huzuruna geldi. “Sultanım, o gün siz yetişmeseydiniz gemimiz ve içindekiler denizde yok olup gidecekti” diyerek teşekkür etti. Şeyh bu söz karşısında sessiz kaldı.

Orada bulunan dervişlerden bazıları hadisenin ayrıntısını gemi reisinden sordular. Reis, belirli gün ve saatte denizin şiddetle kabardığını, dalgalar arasında geminin batmak üzere olduğunu anlattı. Tam o sırada Şeyh Muslihiddin’in başının yarısı tıraş edilmiş hâlde yetiştiğini ve gemiyi güvenli kıyıya ulaştırdığını söyledi.

Reisin bildirdiği vakit, şeyhin berberin elinden kaybolduğu tıraş saatine tam olarak uyuyordu. Kaynak, iki ayrı yerde yaşandığı rivayet edilen bu eşzamanlılığın anlatıyı dinleyenleri hayrete düşürdüğünü kaydeder.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 354-359.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Dağ yolunu kapatan büyük taş

Şeyh Muslihiddin’in çiftliğine giden yolu kapatan ve birçok kişinin oynatamadığı büyük taşı dervişleriyle birlikte besmele çekerek kaldırması anlatılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Öziçeli Şeyh Muslihiddin Efendi’nin çiftliğine giden yol yüksek bir dağın eteğinden geçiyordu. Bir gün dağdan kopan çok büyük ve ağır bir kaya yolun üzerine düştü. Kaya geçidi bütünüyle kapattığı için oradan geçmek, hatta yolculuğu sürdürmeyi düşünmek bile imkânsız hâle geldi.

Şeyh bir gün çiftliğine gitmek istediğini dervişlerine bildirdi. Dervişler yolun kapandığını, büyük taş yüzünden geçiş bulunmadığını ayrıntısıyla anlattılar. Fakat o, “Hele bir varalım” diyerek birkaç dervişiyle birlikte kapanan yere kadar yürüdü.

Taşın önüne vardıklarında, “Gelin, bismillah diyerek bu taşı kaldıralım” dedi. Hep birlikte kayaya el attılar ve normalde kalabalık bir topluluğun dahi yerinden oynatamayacağı ağırlıktaki taşı yolun dışına bıraktılar.

Uşşâkîzâde bu hadiseyi Şeyh Muslihiddin’e nispet edilen kerametlerden biri olarak kaydeder; anlatının vurgusu, kapalı yolun besmele ve müşterek gayretle yeniden açılmasıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 354-359.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Uşşâkīzâde İbrahim Hasîb, Zeyl-i Şakāik, s. 354-359
  2. [2]Şeyhî, Vekāyi‘u'l-Fuzalâ, c. 1, s. 302-303; Uşşâkīzâde, Zeyl-i Şakāik, s. 355-359
Ortak kaynak kataloğunu aç →