Öziçeli Şeyh Muslihiddin Efendi’nin çiftliğine giden yol yüksek bir dağın eteğinden geçiyordu. Bir gün dağdan kopan çok büyük ve ağır bir kaya yolun üzerine düştü. Kaya geçidi bütünüyle kapattığı için oradan geçmek, hatta yolculuğu sürdürmeyi düşünmek bile imkânsız hâle geldi.
Şeyh bir gün çiftliğine gitmek istediğini dervişlerine bildirdi. Dervişler yolun kapandığını, büyük taş yüzünden geçiş bulunmadığını ayrıntısıyla anlattılar. Fakat o, “Hele bir varalım” diyerek birkaç dervişiyle birlikte kapanan yere kadar yürüdü.
Taşın önüne vardıklarında, “Gelin, bismillah diyerek bu taşı kaldıralım” dedi. Hep birlikte kayaya el attılar ve normalde kalabalık bir topluluğun dahi yerinden oynatamayacağı ağırlıktaki taşı yolun dışına bıraktılar.
Uşşâkîzâde bu hadiseyi Şeyh Muslihiddin’e nispet edilen kerametlerden biri olarak kaydeder; anlatının vurgusu, kapalı yolun besmele ve müşterek gayretle yeniden açılmasıdır.