HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Kasrıhindûvân'dan Buhara çevresine
Bahâeddin Muhammed b. Muhammed el-Buhârî 718/1318'de Buhara yakınındaki Kasrıhindûvân'da doğdu. Baba Semâsî'nin onu küçük yaşta mânevî himayesine aldığına dair anlatı erken Nakşibendî hafızanın önemli bir parçasıdır. Fiilî eğitiminde Emîr Külâl belirleyici oldu; ayrıca Abdülhâlik Gucdüvânî'nin ruhaniyetinden terbiye gördüğü şeklindeki Üveysî nispet gelenekte güçlü biçimde yer aldı.
Usulün ayırt edici çizgileri
Hafî zikir, sohbet, hizmet, şöhretten kaçınma ve “halvet der-encümen” anlayışı öne çıkar. Semâ ve uzun halvete mesafeli durduğu; belirli kıyafet ve tekke görünürlüğü yerine gündelik hayat içinde dikkati korumayı tercih ettiği aktarılır. Kerameti yolun ölçüsü saymaması ve ilim ehline danışmayı vurgulaması, hakkında kurulan aşırı menkıbevî portreyi dengeleyen erken kayıtlardır.
Eser değil, sohbet mirası
Ona güvenle nispet edilebilen müstakil bir telif günümüze ulaşmamıştır. Görüşleri Muhammed Pârsâ'nın Risâle-i Kudsiyye'si, Salâh b. Mübârek'in Enîsü't-tâlibîn'i, Câmî'nin Nefehât'ı ve daha sonra Reşehât gibi eserler üzerinden izlenir. Adına bağlanan her risâle ve şiir aynı güvenilirlikte değildir.
Halifeler
Muhammed Pârsâ, Alâeddin Attâr ve Ya‘kūb-i Çerhî üç ana devam hattını temsil eder. Tarikatın geniş silsile devamı özellikle Çerhî'nin yetiştirdiği Ubeydullah Ahrâr üzerinden gelişmiştir.
Hâcegân mirası
Bahâeddin Nakşibend, kendisinden önce Yûsuf Hemedânî, Abdülhâlik Gucdüvânî ve Emîr Külâl çevresinde gelişen sohbet, hafî zikir ve hizmet mirasını yeniden kuvvetlendirdi. Nakşibendiyye adı onun ardından yerleşti; bu sebeple hayatı daha eski Hâcegân tarihinden koparılarak okunamaz.
Halifeleri
Muhammed Pârsâ, Alâeddin Attâr ve Ya‘kūb Çerhî, öğretinin metin, sohbet ve irşad ağlarıyla sonraki kuşaklara taşınmasında başlıca halkalardır. Bu halkalardan Ahrâriyye, Kâsâniyye ve nihayet Müceddidiyye öncesi geniş Orta Asya ağı gelişmiştir.