ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
18 sonuç · toplam 18 · “tecrîd” · 1/1
01tecrîd
Tas vuf inancında, sûfînin dış dün ile ilişkisini keserek kendini h şeyden soyutlaması. 2. Bir ese belli ölçüler çerçevesinde kıs tılması işlemi ve bu tarz ese rin bütünü için kullanılan ad
Hâşiye-i Tecrîd çalışması
Şems Çelebi · Şems Çelebi'nin açıkça kaydedilen hâşiyesi.
Şems Çelebi
Şemseddin Ahmed Şems Çelebi (ö. 967/1559-60), Küçük Bedreddin'in oğlu; Hâşiye-i Tecrîd üzerine çalışmış genç Osmanlı âlimidir.
Zülfinigâr Mehmed bin Abdülkerîm
Zülfinigâr Mehmed bin Abdülkerîm (ö. 964/1556-57), Hoca Hayreddin Medresesi müderrisi; Tecrîd, Hidâye ve Miftâh üzerine çalışmalarıyla tanınan genç âlimdir.
Dürer ve Gurer hâşiyesi
Ebüssuûdzâde Mustafa Efendi · Molla Hüsrev’in Osmanlı fıkıh eğitimindeki temel eserine hâşiye yazdı; Mevâkıf ve Hâşiye-i Tecrîd notları da anılır.
Eskici Hasan Dede için aktarılan iki beyit
Eskici Hasan Dede · Kaynak, tecrîd ve halk nazarında meczup görünme temasını iki beyitle birlikte kaydeder.
Kelâm ve hadis notları
Şücâeddin Süleyman Kalecikli · Hâşiye-i Tecrîd ve Meşârık çevresindeki ta‘likatı.
Tefsir, kelâm ve makāme külliyatı
Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi · Beyzâvî ve Tecrîd hâşiyeleriyle Harîrî tarzındaki makāmeleri.
Zülfinigâr'ın hâşiye ve ta‘likleri
Zülfinigâr Mehmed bin Abdülkerîm · Tecrîd, Hidâye ve Miftâh çevresinde yoğunlaşan ilmî üretimi.
Eser kaydı
Kınalızâde Ali Efendi · Ḥāşiye ʿalā Ḥasan Çelebi, Ḥāşiye alā’d-Durer ve’l-Ġurer, El-Esʿāf fī Aḥkāmi’l-Evkāf:, Ḥāşiye-i Tecrīd, Mevakıf Haşiyesi, Munşeʾāt-ı Ḳınālīzāde, Aḫlāḳ-ı ʿAlāʾī ve Risāle-i Ḳalemiyye.
Eser kaydı
Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi · Ḥāşiye ʿalā Ḥāşiye-i Tecrīd ve Ḥāşiye ʿalā Tefsīri Beyżāvī ilā Sūre-i Ṭāhā.
Türkçe manzumesi
Acem Hoca Sâdık · Aşk, mürşid, himmet, tecrîd ve kanaat etrafında kurulan beş beyitlik manzumesi korunmuştur.
Tecessüd
Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin tıpkısı ol…
tecessüs
İslâm düşünce dünyasında, bir kimsenin öğrenilmesini istemediği özel durumunu merak etme, araştınp soruşturma anlamında bir ahlâk terimi. techîz a. [Ar.] İslâmî inan göre, ölen bir kimsenin yıka masmdan kabre defnedilmes kadar yapılması ger…
Husûsü’l-Husûs
2.2.4. Husûs ve Husûsü’l-Husûs Tasavvufta genel olarak müminler ve özel olarak da sûfîler içinde bulundukları manevî makam ve mevkilerine göre bazı derecelere ayrılmışlardır. Bunlar arasında iki önemli dereceyi ifade eden husûs ( صوصخلا) ve…
İhlâs Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin yüz on ikinci sûresi. Tevhîd, Tefrîd, Tecrîd, Necâd, Vilâyet ve Mârifet sûresi de denilmiştir. İhlâs sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi). Dört âyet-i kerîmedir. Sûrede; İslâm dîninin tevhîd (Allahü teâlâyı bir bilme) inancı…
Saltakıy
Salt tek, yalnız, mücerred anlamına gelen Türkçe bir kelimedir. Sarı Saltuk’un, adı, bu kelimeden türemiştir. Dünya işlerinden sıyrılmış anlamına gelir. Bunlar ehl-i tecriddirler. Saltakıy, iki yandan saçakları sarkan ve Kalenderîler tarafı…
Tecerrüd
Arapça, soyunmak anlamında bir kelime. Allah’tan gayri her şeyden sıyrılıp, Allah’a yönelmek. Bu durumda olanlara ehl-i tecrîd denir.