Ara
Menü

Kınalızâde Ali Efendi

Kınalızâde Ali Efendi (916/1510, Isparta – 6 Ramazan 979 / 22 Ocak 1572, Edirne); Ahlâk-ı Alâî adlı eseriyle tanınan Osmanlı âlimi, devlet adamı ve şair. Anadolu kazaskerliğine kadar yükselmiştir.

Doğum
1510
Vefat
1572
Unvan
Ahlâk-ı Alâî müellifi, kadı ve Anadolu kazaskeri

Ailesi ve lakabı

916'da (1510) Isparta'da doğdu. Babası çeşitli kadılıklarda bulunan Mîrî mahlaslı Emrullah Efendi, dedesi Abdülkadir Hamîdî'dir.

Lakabın kaynağı ilginçtir: Hamîd-ili'nin merkezi Isparta'da oturan Abdülkadir Efendi kına kullandığından dolayı ahfadı da Kınalızâde (Hınnâvîzâde) lakabıyla tanınmıştır.

Dede hakkında bir tashih de kaydedilir: Abdülkadir Efendi'nin bir müddet Fâtih Sultan Mehmed'e hocalık yaptığı ve onun çok yakını olduğu, daha sonra bir ara kazaskerlikte bulunduğu söylenirse de, İbrahim Kutluk, Abdülkadir Efendi'nin Kanûnî Sultan Süleyman devrinde kadılık ve kazaskerlik yaptığını bildirerek Fâtih'in hocası olamayacağını belirtir.

Tahsili

İlk öğrenimini Isparta'da yaptıktan sonra İstanbul'a giderek akrabası Kazasker Kadri Efendi'nin nezaretinde tahsiline devam etti.

Sırasıyla Mahmud Paşa Medresesi müderrisi Mâlûl Emîr Efendi'den, Dâvud Paşa Medresesi müderrisi Sinan Efendi'den, Ali Paşa Medresesi müderrisi Merhaba Efendi'den ders aldıktan sonra Fâtih Medresesi'ne girip orada Kara Sâlih Efendi'den ve devrin meşhur âlimi Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi'den istifade etti, ardından da ona muîd oldu (945/1538).

Müderrislik basamakları

Kaynak ilk tayindeki gecikmenin sebebini açıkça söyler: Kınalızâde Ali Efendi'nin müderrisliğe ilk tayini, hocası Çivizâde ile Ebüssuûd Efendi'nin aralarının açık olmasından dolayı biraz zaman aldı.

Sonra hızlı bir yükseliş gelir: 950'de (1543) Edirne Hüsâmiye Medresesi, 953'te (1546) Bursa Hamza Bey, iki yıl sonra yine Bursa'da Veliyyüddinoğlu Ahmed Paşa, 957'de (1550) Kütahya'da Rüstem Paşa, bir yıl sonra İstanbul'daki Rüstem Paşa, 960'ta (1553) Haseki, üç yıl sonra Sahn-ı Semân, 966 Muharreminde (Ekim 1558) Süleymaniye Medresesi.

Kadılıkları ve kazaskerliği

Ardından imparatorluğun en büyük kadılıklarını dolaştı: Şam (970/1562), Kahire (974/1566), Halep (Zilhicce 974 / Haziran 1567), Bursa, Edirne (Receb 976 / Ocak 1569) ve İstanbul (978/1570).

Son olarak Abdülkadir Şeyhî Efendi'nin yerine Anadolu kazaskeri oldu (Muharrem 979 / Haziran 1571).

Vefatı

Uhdesinde Anadolu kazaskerliği bulunduğu hâlde II. Selim'in maiyetinde Edirne meştâsında, muhtemelen bir sefer hazırlığı esnasında nikris hastalığının nüksetmesi neticesinde vefat etti (6 Ramazan 979 / 22 Ocak 1572).

Ölümüne “Elin Hınnâlızâde yudı gör âb-ı hayâtından” ve “İrtihâl eyledi kutb-i ulemâ” mısralarıyla tarih düşürüldü. İstanbul yolu üzerindeki Seyyid Celâlî Türbesi civarında Nâzır Mezarlığı'na defnedildi.

Kaynak burada üç ayrılığı birden kaydeder: Atâî onu bir yahudi doktorun kasten öldürdüğünü belirtmektedir. Uzunçarşılı, ölümüyle ilgili olarak iki ayrı eserinde diğer kaynaklardan tamamen farklı tarih ve yerler belirtmektedir. Tayyib Gökbilgin de kabrinin Lala Şâhin Paşa Mezarlığı'nda bulunduğunu ileri sürmektedir.

Oğulları

Kaynaklarda hepsi de âlim ve şair olan Hasan Çelebi (meşhur tezkire sahibi; ö. 1012/1604), Mehmed Fehmi Efendi (ö. 1004/1596) ve Hüseyin Fevzi Efendi adlarında oğulları bulunduğu bildirilmektedir; Sicill-i Osmânî'de oğulları olarak iki ayrı isimden daha bahsedilir.

İlmi ve şairliği

Kaynaklarda Ali Efendi'nin hemen her mevzuda mâlûmat sahibi, bilhassa tefsir, fıkıh, felsefe, riyâziyyât, belâgat ve inşâdda önde olduğu belirtilmektedir.

Kâtib Çelebi onun hakkında “Gerçekleri araştırıp bulan ulu Türk âlimi, dünyaya bir gelenlerdendir” ifadesini kullanmaktadır. Ayrıca fazilet sahibi, güzel ahlâklı, kâmil bir insan olduğu kaydedilir.

Üç dilde şiir söylemesi onun Arapça ve Farsçaya olan vukufunu gösterir. Şiirleri sanatkârane bulunduğu kadar ifadesi serbest, lafızları da son derece sağlam ve yerindedir.

Edebiyat tarihi açısından özel bir katkısı vardır: Ali Efendi şair Emrî'nin etkisiyle muammaya merak sarmış, bu türün edebiyatımıza girmesini ve yayılmasını sağlamıştır. Kaside ve gazel tarzında epeyce şiir yazmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZA14 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi14 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kasten öldürüldüğü iddiası

Atâî'nin kaydı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç →

Resmî anlatım şudur: uhdesinde Anadolu kazaskerliği bulunduğu hâlde II. Selim'in maiyetinde Edirne meştâsında, muhtemelen bir sefer hazırlığı esnasında nikris hastalığının nüksetmesi neticesinde vefat etti (22 Ocak 1572).

Buna karşılık Atâî onu bir yahudi doktorun kasten öldürdüğünü belirtmektedir.

Çerçeve. Kaynak bu iddiayı aktarır, değerlendirmez. Ölümü etrafındaki belirsizlik yalnız bununla sınırlı değildir: Uzunçarşılı iki ayrı eserinde diğer kaynaklardan tamamen farklı tarih ve yerler belirtir, Tayyib Gökbilgin de kabrinin Lala Şâhin Paşa Mezarlığı'nda bulunduğunu ileri sürer.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev'îzâde Atâî, Zeyl-i Şekāik, s. 168.

Hayatından kayıtlar

İlk 6 kayıt gösteriliyor

BİYOGRAFİK KAYIT

Kına kullanan dede

Bir aile lakabının kaynağı.

Metni gösterMetni daralt

Hamîd-ili'nin merkezi Isparta'da oturan Abdülkadir Efendi kına kullandığından dolayı ahfadı da Kınalızâde (Hınnâvîzâde) lakabıyla tanınmıştır.

Çerçeve. Lakap, ölümüne düşürülen tarihte de kullanılmıştır: “Elin Hınnâlızâde yudı gör âb-ı hayâtından.” Bir asır sonra bile aile bu adla anılmaktadır — oğlu Hasan Çelebi de tezkire tarihine Kınalızâde diye geçmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kınalızâde Ali Efendi”, c. 25, s. 416-417.
BİYOGRAFİK KAYIT

Hocaların husumeti yüzünden geciken tayin

Çivizâde ile Ebüssuûd arasında kalmak.

Metni gösterMetni daralt

Kınalızâde Ali Efendi'nin müderrisliğe ilk tayini, hocası Çivizâde ile Ebüssuûd Efendi'nin aralarının açık olmasından dolayı biraz zaman aldı.

Çerçeve. Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi'ye 945'te (1538) muîd olmuştu; tayin ancak 950'de (1543) geldi. XVI. yüzyıl ilmiyesinde hoca hizipleri, talebenin kariyerini doğrudan belirlerdi. Gecikmeye rağmen sonu kazaskerliktir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hasan Aksoy, MÜİFD, sy. 5-6 (1988), s. 126.
BİYOGRAFİK KAYIT

Fâtih'in hocası olamaz

Dede hakkındaki rivayetin tashihi.

Metni gösterMetni daralt

Abdülkadir Efendi'nin bir müddet Fâtih Sultan Mehmed'e hocalık yaptığı ve onun çok yakını olduğu, daha sonra bir ara kazaskerlikte bulunduğu, ardından Isparta'ya dönerek orada vefat ettiği söylenir.

Buna karşılık İbrahim Kutluk, Abdülkadir Efendi'nin Kanûnî Sultan Süleyman devrinde kadılık ve kazaskerlik yaptığını bildirerek Fâtih'in hocası olamayacağını belirtir.

Çerçeve. Kronoloji iddiayı imkânsız kılar: Fâtih 1481'de vefat etmiştir; torunu Ali Efendi 1510'da doğmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İbrahim Kutluk, Kınalızâde (neşredenin girişi), I, 8.
BİYOGRAFİK KAYIT

“Dünyaya bir gelenlerdendir”

Kâtib Çelebi'nin hükmü.

Metni gösterMetni daralt

Kâtib Çelebi onun hakkında, “Gerçekleri araştırıp bulan ulu Türk âlimi, dünyaya bir gelenlerdendir” ifadesini kullanmaktadır.

Çerçeve. Kaynaklar onu hemen her mevzuda mâlûmat sahibi, bilhassa tefsir, fıkıh, felsefe, riyâziyyât, belâgat ve inşâdda önde sayar; ayrıca fazilet sahibi, güzel ahlâklı, kâmil bir insan olarak anar. Ahlâk-ı Alâî müellifi için bu son nitelemenin ayrı bir anlamı vardır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kâtib Çelebi, Mîzânü'l-hak, s. 19.
BİYOGRAFİK KAYIT

Üç âlim şair oğul

Hasan Çelebi, Mehmed Fehmi, Hüseyin Fevzi.

Metni gösterMetni daralt

Kaynaklarda hepsi de âlim ve şair olan Hasan Çelebi (meşhur tezkire sahibi; ö. 1012/1604), Mehmed Fehmi Efendi (ö. 1004/1596) ve Hüseyin Fevzi Efendi adlarında oğulları bulunduğu bildirilmektedir; Sicill-i Osmânî'de iki ayrı isimden daha bahsedilir.

Çerçeve. Hasan Çelebi'nin Tezkiretü'ş-şuarâ'sı XVI. yüzyıl Osmanlı şiirinin temel kaynaklarındandır; babasının şiirleri hakkında bilgi de büyük ölçüde bu çevreden gelir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kınalızâde Ali Efendi”, c. 25, s. 416-417.
TARİHÎ KAYIT

Hoca, talebe ve irşad bağı

Kemalpaşazâde (hocası), Kâdirî Çelebi (hocası), Çivizâde Muhyiddin Efendi (hocası), Mâlul Emir Efendi (hocası), Merhabâ Çelebi (hocası), Kara Sâlih (hocası), Alaşehirli Mustafa Efendi (talebesi) ve Muhaşşi Sinan Efendi (hocası).

Metni gösterMetni daralt

Kemalpaşazâde (hocası), Kâdirî Çelebi (hocası), Çivizâde Muhyiddin Efendi (hocası), Mâlul Emir Efendi (hocası), Merhabâ Çelebi (hocası), Kara Sâlih (hocası), Alaşehirli Mustafa Efendi (talebesi) ve Muhaşşi Sinan Efendi (hocası).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İSAM Ulema Veritabanı.

Eserleri ve metinleri

İlk 6 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Ahlâk-ı Alâî

Türkçe ahlâk kitaplarının başında gelen eser.

Metni gösterMetni daralt

Türkçe yazılmış ahlâk kitapları arasında önemli bir yere sahiptir.

Yaygınlığının ölçüsü şudur: sadece İstanbul kütüphanelerinde yetmişten fazla nüshası bulunmaktadır. Bulak'ta basılmıştır (1248).

Kınalızâde'nin bugün anıldığı ad bu kitaptır; kaynak onu doğrudan “Ahlâk-ı Alâî adlı eseriyle tanınan Osmanlı âlimi” diye takdim eder.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ahlâk-ı Alâî, Bulak 1248.
ESER / METİN

Bulunamayan divan

Şiirleri mecmualara dağılmış.

Metni gösterMetni daralt

Kaynaklarda Ali Efendi'nin bir divanı olduğu bildirilmekle beraber yazma nüshası tesbit edilememiştir.

Sadettin Nüzhet Ergun da onun divanını görmediğini, şiirlerine çeşitli şiir mecmualarında rastladığını belirtmektedir.

Çerçeve. Üç dilde şiir söylemesi Arapça ve Farsçaya olan vukufunu gösterir; kaside ve gazel tarzında epeyce şiir yazmıştır. Elde toplu bir metin bulunmaması, şairliğinin âlimliği kadar tanınmamasının sebebidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sadettin Nüzhet Ergun, Türk Şairleri, I, 420.
TARİHÎ KAYIT

Tabakātü'l-Hanefiyye

Yanlışlıkla Taşköprizâde'ye nisbet edilen eser.

Metni gösterMetni daralt

Hanefî mezhebi tabakatı niteliğindedir; girişinde fakihleri üç dereceye ayırır, ardından Ebû Hanîfe'den Kemalpaşazâde'ye kadar Hanefî fakihlerini kronolojik olarak tanıtır.

Çok sayıda nüshası vardır; bazıları Tabakātü'l-müctehidîn veya Muhtasaru Tabakāti'l-Hanefiyye adıyla kayıtlıdır.

Bir nisbet hatası da kaydedilir: eser Ahmed Neyle tarafından yanlışlıkla Taşköprizâde Ahmed Efendi'ye nisbet edilerek yayımlanmıştır (Musul 1954, 1961).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 4662.
TARİHÎ KAYIT

Tabakātü'l-mesâil

Konusunda ilk ve tek müstakil risâle.

Metni gösterMetni daralt

Risâle fî beyâni ıstılâhâti'l-mütedâvile fî kütübi'l-fıkh ve Risâle fî beyâni mesâili ashâbi'l-Hanefiyye adlarıyla da anılır; Orhan Ençakar tarafından neşredilmiştir.

Kaynağın hükmü: konuya dair yazıldığı bilinen ilk ve tek müstakil risâle olma niteliğindedir.

Kınalızâde burada bütün mezhep mesâilini bilgi ve kaynak değeri açısından tasnif edip tanımlar ve geleneksel ikili tasnife fetâvâ ve vâkıâtı ekleyerek üçlü bir yapı kurar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: nşr. Orhan Ençakar, s. 97-143.
TARİHÎ KAYIT

Hâşiyeleri

Beyzâvî, Zemahşerî ve Molla Hüsrev üzerine.

Metni gösterMetni daralt

Hâşiye alâ Envâri't-tenzîl — Beyzâvî'nin tefsirine (Beyazıt Devlet Ktp., Veliyyüddin Efendi, nr. 81).

Hâşiye ale'l-Keşşâf — Zemahşerî'nin meşhur tefsirine (Süleymaniye Ktp., Mihrişah Sultan, nr. 3913).

Hâşiye ale'd-Dürer — Molla Hüsrev'in Düreru'l-hükkâm'ına (Beyazıt Devlet Ktp., Veliyyüddin Efendi, nr. 1107, 1115).

Ayrıca vakıf hukukuna dair el-Es'âf fî ahkâmi'l-evkāf ve Risâle fi'l-vakf ile altmış üç beyitlik bir na't olan Kasîde-i Mülemma' vardır. Bunların dışında da hâşiye ve ta'lîkātları bulunmaktadır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kınalızâde Ali Efendi”, c. 25, s. 416-417.
TARİHÎ KAYIT

Türkçe diğer eserleri

Münşeât, Muammeyât, Târîh.

Metni gösterMetni daralt

Münşeât-ı Kınalızâde (Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3300, 3314) — resmî ve edebî mektup örnekleri; kaynaklarda inşâdda önde sayılmasının karşılığıdır.

Muammeyât (Nuruosmaniye Ktp., nr. 4289) — edebiyatımıza girmesini sağladığı türde kendi örnekleri.

Târîh-i Kınalızâde (Râgıb Paşa Ktp., nr. 984).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3300, 3314.

Kavram dünyası

İlk 5 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Muamma

Edebiyatımıza girmesini sağladığı tür.

Metni gösterMetni daralt

Muamma, içinde gizli bir ad saklayan ve belirli kaidelerle çözülen manzum bilmece türüdür.

Ali Efendi şair Emrî'nin etkisiyle muammaya merak sarmış, bu türün edebiyatımıza girmesini ve yayılmasını sağlamıştır.

Konuya dair müstakil bir eseri de vardır: Muammeyât (Nuruosmaniye Ktp., nr. 4289).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Ali Nihad Tarlan, Şiir Mecmualarında XVI ve XVII. Asır Divan Şiiri, s. 4-5.
TARİHÎ KAYIT

Muîdlik ve mülâzemet

Müderrisliğe giden basamak.

Metni gösterMetni daralt

Muîd, müderrisin dersini talebeye tekrarlatan yardımcıdır ve müderrisliğe geçişin son basamağıdır.

Ali Efendi, Fâtih Medresesi'nde Çivizâde Muhyiddin Mehmed Efendi'den istifade ettikten sonra ona muîd olmuştur (945/1538).

Bundan sonrası klasik Osmanlı müderrislik seyridir: taşra medreselerinden başlayıp Sahn-ı Semân ve nihayet Süleymaniye Medresesi'ne kadar yükselmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kınalızâde Ali Efendi”, c. 25, s. 416-417.
TARİHÎ KAYIT

Kazaskerlik

İlmiyenin en üst iki makamından biri.

Metni gösterMetni daralt

Kazasker, Divan-ı Hümâyun üyesi olarak kadı ve müderris tayinlerini yürüten, şeyhülislâmdan sonra ilmiyenin en yüksek mevkiindeki görevlidir; Rumeli ve Anadolu olmak üzere ikidir.

Ali Efendi Abdülkadir Şeyhî Efendi'nin yerine Anadolu kazaskeri olmuş (Muharrem 979 / Haziran 1571) ve bu görev uhdesindeyken vefat etmiştir — sekiz ay sonra.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kınalızâde Ali Efendi”, c. 25, s. 416-417.
TARİHÎ KAYIT

Tabakatü'l-fukahâ tasnifi

Müctehidlerin üç derecesi.

Metni gösterMetni daralt

Tabakat, fakihleri ictihad yetkinliklerine göre derecelendiren tasnif ilmidir.

Kınalızâde Tabakātü'l-Hanefiyye'nin girişinde fakihleri ictihad konusundaki yetkinliklerine göre dinde (şer'), mezhepte ve meselede müctehid olmak üzere üç gruba (tabaka) ayırır; ardından mezhebin imamı Ebû Hanîfe'den Kemalpaşazâde'ye kadar Hanefî fakihlerini kronolojik olarak tanıtır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Kınalızâde, Tabakātü'l-Hanefiyye.
TARİHÎ KAYIT

Zâhirü'r-rivâye ve fetâvâ-vâkıât

Hanefî mesâilinin tasnifi.

Metni gösterMetni daralt

Hanefî fıkıh birikimi geleneksel olarak zâhirü'r-rivâye ve gayru zâhiri'r-rivâye şeklinde ikili bir tasnife tâbi tutulurdu.

Kınalızâde Tabakātü'l-mesâil'de bunu genişletir: mezhebin imamları ile diğer fakihlerinden aktarılan görüşlerden oluşan bütün mezhep mesâilini bilgi ve kaynak değeri açısından tasnif edip tanımlar; özellikle mezhebin imamlarından sonraki fakihlerden fetâvâ ve vâkıât adıyla aktarılan görüşleri de ekleyerek üç türe ayırır.

Kaynağın hükmü: eser konuya dair yazıldığı bilinen ilk ve tek müstakil risâle olma niteliğindedir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Orhan Ençakar (nşr.), Tabakātü'l-mesâil, s. 98-101.

Şeyh, halife, aile ve post ağı

ETKİ KAYNAĞIŞa‘bân-ı Şifâî (Ahmed Şa‘bân Efendi)Tedbîrü'l-mevlûd'ün çocuk bakımı ve eğitimiyle ilgili bölümü ana hatlarıyla onun Ahlâk-ı Alâî'sinden de derlenmiştir.
Bu bağın kanıt fişi
İlişki kimliği
1243
Yön
1226 → 1409
Tür
Tarihî etki
Hat / varyant
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Eser / belge
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Cilt
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Sayfa
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tarih
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Doğrulama
Kaynak belirtilmemiş

İlişki / dönem açıklaması: Tedbîrü'l-mevlûd'ün çocuk bakımı ve eğitimiyle ilgili bölümü ana hatlarıyla onun Ahlâk-ı Alâî'sinden de derlenmiştir.

Her ilişki kendi kimliği ve hattıyla korunur. Künye veya sayfa bulunması, tarihî iddianın bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.

TALEBESİ / HALİFESİAlaşehirli Mustafa EfendiAlaşehirli Mustafa Efendi, Kınalızâde Ali Efendi ile hoca–talebe ilişkisi içinde kaydedilmiştir.
Bu bağın kanıt fişi
İlişki kimliği
1334
Yön
1409 → 1761
Tür
Hoca-talebe
Hat / varyant
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Eser / belge
İSAM Ulema Veritabanı
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Cilt
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Sayfa
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tarih
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Doğrulama
Kaynak var; tekil konum doğrulanmadı

Kaynakta aktarılan künye: İSAM Ulema Veritabanı

İlişki / dönem açıklaması: Alaşehirli Mustafa Efendi, Kınalızâde Ali Efendi ile hoca–talebe ilişkisi içinde kaydedilmiştir.

Her ilişki kendi kimliği ve hattıyla korunur. Künye veya sayfa bulunması, tarihî iddianın bağımsız olarak doğrulandığı anlamına gelmez.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Edirne · TürkiyeNâzır Mezarlığı (Seyyid Celâlî Türbesi civarı)6 Ramazan 979'da (22 Ocak 1572) vefat edip defnedildiği yer — İstanbul yolu üzerinde. Tayyib Gökbilgin ise kabrinin Lala Şâhin Paşa Mezarlığı'nda bulunduğunu ileri sürer; konum bu ihtilâf sebebiyle yaklaşıktır.Isparta · TürkiyeIsparta916'da (1510) doğduğu ve ilk öğrenimini yaptığı şehir; Hamîd-ili'nin merkezidir. Dedesi Abdülkadir Hamîdî burada oturmuş ve kına kullandığı için aileye Kınalızâde denmiştir. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.İstanbul · TürkiyeSüleymaniye Medresesi966 Muharreminde (Ekim 1558) tayin edildiği, Osmanlı medrese hiyerarşisinin zirvesindeki medrese. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.İstanbul · TürkiyeSahn-ı Semân (Fâtih Külliyesi)963 civarında müderris olduğu sekiz medrese; ayrıca gençliğinde Fâtih Medresesi'nde Çivizâde'den ders alıp ona muîd olmuştu. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.Kahire · MısırKahire974'te (1566) kadılık yaptığı şehir — Osmanlı kadılıklarının en büyüklerinden. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.Dımaşk · SuriyeŞam (Dımaşk)970'te (1562) kadılık görevine başladığı ilk büyük merkez. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.Halep · SuriyeHalepZilhicce 974'te (Haziran 1567) kadı tayin edildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.Bursa · TürkiyeBursaİki defa müderrislik (Hamza Bey ve Veliyyüddinoğlu Ahmed Paşa medreseleri), sonra da kadılık yaptığı şehir. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.Kütahya · TürkiyeKütahya957'de (1550) Rüstem Paşa Medresesi'ne müderris tayin edildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Kınalızâde Ali Efendi : Kınalızâde Ali Efendi (916/1510-979/1572), Isparta doğumlu Osmanlı âlimi, kadısı, kazaskeri, şairi ve Ahlâk-ı Alâî müellifidir.Bursa · TürkiyeBursaİlk tasavvuf terbiyesini burada iken Somuncu Baba'dan aldığı rivayet edilir. Bir kısım kaynak onu Bursalı sayar; doğum yeri konusunda kaynaklar birbirini tutmaz. İlişkili kişi dosyası Ömer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr Dede) : Ömer Dede Sikkînî (Emîr/Bıçakçı Dede, ö. 1475), Hacı Bayrâm-ı Velî’nin doğrudan halifesi, Göynük merkezli Bayramî-Melâmî irşad çizgisinin ilk kutbu ve taç-hırka yerine sohbet ile melâmeti öne çıkaran kurucu sûfîdir.Halep · SuriyeHalep970/1563'te kadılığına tayin edildiği ve 971/1563-64'te vefat ettiği şehir; mezarının Halep'te olduğu kaydedilir. İlişkili kişi dosyası Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (Meylî) : Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (931/1524-25–971/1563-64), Meylî mahlasıyla Türkçe, Arapça ve özellikle Farsça şiirler söyleyen; Muhyiddin Fenârî’den mülâzemet alan, İstanbul medreselerinden Şam ve Halep kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.Kahire · MısırKahireİbnü'l-Fârız'ın doğduğu, Ebû Muhammed İbn Asâkir'den hadis okuyup Şâfiî fıkhı ve edebiyat tahsil ettiği şehir. Babası Ali b. Mürşid, evi bir depremde harap olunca Hama'dan buraya göç etmiş ve Ezher Camii'nde inzivaya çekilmişti. İbnü'l-Fârız da son yıllarını Ezher Camii'nde vaaz ve sohbetle geçirdi; el-Melikü'l-Kâmil maiyetiyle ziyarete geldiğini haber alınca caminin öbür kapısından çıkıp bir süreliğine İskenderiye'ye gitmişti.Kütahya · TürkiyeKütahyaSun'ullah Gaybî Kütahya'da doğdu; çocukluk ve gençliğini burada geçirdi ve tahsilini de büyük ihtimalle burada yaptı. Babası Kütahya müftülüğü yapan ve “Müftî Derviş” diye tanınan Ahmed Efendi, dedesi “Çavdar Şeyhi” lakaplı Beşir Efendi'dir. 1655'te mürşidinin vefatından sonra Kütahya'ya dönerek eserlerini burada telif etti; Risâle-i Halvetiyye ve Bayramiyye'nin girişinden anlaşıldığına göre burada mülhidlik ve zındıklıkla da itham edilmiştir. Koordinat şehir düzeyindedir; kaynak mahalle adı vermez.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]TDV İslâm Ansiklopedisi, “Kınalızâde Ali Efendi”, c. 25, s. 416-417
  2. [2]Hasan Aksoy, MÜİFD, sy. 5-6 (1988), s. 126
  3. [3]İbrahim Kutluk, Kınalızâde (neşredenin girişi), I, 8
  4. [4]Nev'îzâde Atâî, Zeyl-i Şekāik, s. 168
  5. [5]Kâtib Çelebi, Mîzânü'l-hak, s. 19
  6. [6]Ali Nihad Tarlan, Şiir Mecmualarında XVI ve XVII. Asır Divan Şiiri, s. 4-5
  7. [7]Kınalızâde, Tabakātü'l-Hanefiyye
  8. [8]Orhan Ençakar (nşr.), Tabakātü'l-mesâil, s. 98-101
  9. [9]Ahlâk-ı Alâî, Bulak 1248
  10. [10]Sadettin Nüzhet Ergun, Türk Şairleri, I, 420
  11. [11]Süleymaniye Ktp., Hacı Mahmud Efendi, nr. 4662
  12. [12]nşr. Orhan Ençakar, s. 97-143
  13. [13]Süleymaniye Ktp., Esad Efendi, nr. 3300, 3314
  14. [14]İSAM Ulema Veritabanı
  15. [15]Kişi kartı kaynak paketi — Kınalızâde Ali Efendi
  16. [16]TDV İslâm Ansiklopedisi — Ömer Dede Sikkînî (Bıçakçı Emîr Dede)
  17. [17]Kişi dosyasının kaynakları — Ebüssuûdzâde Pîr Mehmed Çelebi (Meylî)
  18. [18]Kişi kartı kaynak paketi — İbnü’l-Fârız
  19. [19]Kişi dosyasının kaynakları — Sun‘ullah-ı Gaybî
Ortak kaynak kataloğunu aç →