Ara
Menü

Zülfinigâr Mehmed bin Abdülkerîm

Zülfinigâr Mehmed bin Abdülkerîm (ö. 964/1556-57), Hoca Hayreddin Medresesi müderrisi; Tecrîd, Hidâye ve Miftâh üzerine çalışmalarıyla tanınan genç âlimdir.

Vefat
1557
Unvan
Genç yaşta vefat eden hâşiye ve ta‘lik müellifi

Ailesi ve ilmî çevresi

Babası Abdülkerîm'in biyografisi Şakā’ik-ı Nu‘mâniyye'de yer alır. “Zülfinigâr” lakabıyla tanınan Mehmed, Kanûnî devri kazaskerlerinden Cafer Efendi'nin himayesine girdi ve ondan mülâzemet aldı.

İlk müderrisliği ve vefatı

964/1556-57'de yirmi beş akçe ile İstanbul'daki Hoca Hayreddin Medresesi'ne müderris tayin edildi. Aynı yılın sonlarında, görevinin henüz başındayken genç yaşta vefat etti.

Eserleri

Hâşiye-i Tecrîd üzerine bir hâşiye, Hidâye'nin Kitâbü'l-Itâk bölümüne ta‘lik, Şerh-i Miftâh üzerine notlar ve çeşitli risaleler kaleme aldı. Nev‘îzâde özellikle Hâşiye-i Tecrîd çalışmasının dönemin âlimlerince beğenildiğini ve dolaşımda olduğunu bildirir.

Ölüm rivayeti

Kaynak, kabiliyetini kıskanan bazı kişilerin aleyhinde dua ettikleri ve ölümünün buna bağlandığı bir rivayet aktarır. Bu anlatı tarihî ölüm sebebi sayılmamış, dönemin edebî ve rekabetçi hafızası olarak ayrılmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZAİstanbul
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi1 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Akranlarının kıskançlığına bağlanan erken ölüm

Zülfinigâr Mehmed’in ilim ve kabiliyette hızla yükselmesinin akranlarında kıskançlık doğurduğu, onun erken ölümünün çevresinde bu hususun bir rivayet olarak anlatıldığı kaydedilir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç →

Atâyî, Zülfinigâr lakabıyla tanınan Mehmed bin Abdülkerîm’in ilim ve kabiliyette erken yaşta öne çıktığını bildirir. Cafer Efendi’nin himayesine girmiş, hicrî 964 yılında İstanbul’daki Hoca Hayreddin Medresesi’ne yirmi beş akçeyle müderris tayin edilmişti.

Henüz medresedeki ders halkası bütünüyle kurulmadan ve ilmî faaliyetleri olgunlaşmadan aynı yılın sonlarında vefat etti. Kaynak, onun faziletinin belirgin hâle gelmesinden dolayı akranlarının rahatsız olduğunu; cahilce bir rekabet ve kıskançlıkla birleşerek kahır isimleriyle meşgul olduklarının rivayet edildiğini söyler.

Atâyî bu iddiayı ispatlanmış bir ölüm sebebi olarak sunmaz; genç âlimin beklenen olgunluk mertebesine erişemeden ansızın hayattan ayrılması çevresinde dolaşan bir rivayet olarak kaydeder. Zülfinigâr Mehmed’den Hâşiye-i Tecrîd, Hidâye ve Şerh-i Miftâh üzerine notlar ve bazı risaleler kaldığını da ekler.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 270-275.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Zülfinigâr'ın hâşiye ve ta‘likleri

Tecrîd, Hidâye ve Miftâh çevresinde yoğunlaşan ilmî üretimi.

Metni gösterMetni daralt
  • Hâşiye-i Tecrîd üzerine hâşiye
  • Hidâye, Kitâbü'l-Itâk üzerine ta‘lik
  • Şerh-i Miftâh üzerine notlar
  • Adları kaynakta verilmeyen çeşitli risaleler
Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 270-275.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 270-275
Ortak kaynak kataloğunu aç →