ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
29 sonuç · toplam 29 · “nahs” · 1/2
01nahs
G^j) [Ar.] Sözlük anlam “Uğursuzluk.” olan bir ter “sa'd” (bk. bu madde) karşıtı. 521 nakîbü’l-eşrâf ha nâ'ib a. [Ar.] İslâm devletleol rinde, hükümdar, vali, kadı gibi iyi devletin ileri gelen kademelelık rinde vekillik veya yardımcılık aç…
Nahşeb (Karşi)
Karshi · Özbekistan · Onu Melâmî fikirlere yönlendiren Ebû Türâb en-Nahşebî'nin (ö. 245/859) nisbet edildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Hamdûn el-Kassâr : Ebû Sâlih Hamdûn b. Ahmed el-Kassâr (ö. 271/884), Nîşâbur’da ihlâs, nefsin ithamı v…
Minah: sohbetlerin derlenişi
Seyyid Sıbgatullah Arvâsî · Üç yüzden fazla sohbet kaydını barındıran derleme.
Eserleri ve metinleri
Hacı Muhammed Zihni Efendi · Müşarünileyh Necib Efendi'nin uluvv-ı ka'bına burhan olan şu rü'ya-yı sadıka müşarünileyhimadan Ali Efendi tarafından görülmüş tür. Şöyle ki: Cellad Çeşmesi'ndeki dergaha civar olan Bostan Cami'-i şerifine risa…
Risale ve telifleri 2
Hacı Muhammed Zihni Efendi · Müşarünileyh Necib Efendi'nin uluvv-ı ka'bına burhan olan şu rü'ya-yı sadıka müşarünileyhimadan Ali Efendi tarafından görülmüş tür. Şöyle ki: Cellad Çeşmesi'ndeki dergaha civar olan Bostan Cami'-i şerifine risa…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
Sabûr
Sözlük anlamı “Kendine hâkim olmak, tahammül etmek.” olan bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Günahkâ ları cezalandırma konusun acele etmeyip lütfuyla ve iyilik muamele eden, çok sabırlı.” a lamında Allah’a nispet edilme tedir (bk. M. F. Abdülbâkî,…
mücrim
(^J [< Ar. cürm] Mü “Büyük veya ağır günah işleyen kimse.” anlamma Kur’ân-ı Kerîm terimi. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de, “suç, günah, şirk, küfür, nifak, isyan ve zalimce davranışlar.” anlamında elli iki ayette geçmektedir.
u'accel
fık. Sözlük anlamı, “Peşin ödenen, ilk anda verilen şey. ” olan bu söz, evlilik hukukunda, erkek tarafından kadma peşin ödenen mehri ifade etmektedir. mu'addel a. [Ar. ] Hadis bil minde, adalet ve zabt nitelikle rini taşıdığı, hadis rivayet…
mürtekib-i kebîre
gibi dav ^^ ranışlar ve eylemler gösterilmiş nda tir. Bunların başında da “Hâricîler” gelmiştir. Buna kar ^^) şm bazı görüşler, küçük günah nda niteliğindeki davranış ve eylem mış lerin büyük günahlardan ayr tutulmasmı savunmuştur. “Bü yük…
mu'âhede
[Ar.mu'âhede “Karşılıklı sözleşme, antlaşma ahitleşme.” anlamındaki bu te rim, Kur’ân-ı Kerîm’de gere Allah’a gerekse insanların bir birlerine karşılıklı olarak verd ği söze sadık kalmması konu sunda öğütler verilmiş; ahdin sadık kalanlar m…
kunût
Sözlükte, “İba det etmek, itaatte bulunmak ayakta durmak. ” gibi anlamlar verilen bu söz, “Dua etmek, kötü lüklerden korunmak veya hayı elde etmek için namaz kılarak A lah’a sığınmak. ” anlamında bi fıkıh terimi niteliğini kazanmış tır. Kun…
sa'd
“Kutluluk, uğu anlamında bu söz başka kelim ve terkiplerle yeni terimler olu turur, nahs (bk. bu madde) ka şıtı. § tam
ehl-i va'd
“Mu'tezile” (bk. bu madde) k. ve “Havâric” (bk. bu madde) mensuplarmm aksine günah s. işlemiş bulunan bir mümin için iyimser bir yaklaşım içinde olan “Mürci'e” (bk. bu s. madde) grupları için kullanadıkları terim, bk. ashâbu’lva'd s
Fâtımîler
Aslen mecûsî olan Meymûn el-Kaddah'ın neslinden gelen Ubeydullah bin Sa'îd'in etrâfında toplanan, kendilerinin hazret-i Fâtıma'nın neslinden geldiklerini iddiâ eden; Mısır, Kuzey Afrika, Filistin ve Sûriye'de 910-1171 seneleri arasında hükü…
Kalb
1. Gönül. Yürek denilen, et parçasına yerleştirilmiş nûrânî ve mânevî kuvvet. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: Biliniz ki kalbler zikr ile (Allahü teâlâyı anmakla) rahat bulur. (Ra'd sûresi: 30) Kalbleri bozuk olanlar, hak…
Belâ
Allahü teâlânın insanları imtihan etmek, denemek için verdiği maddî ve mânevî üzüntü, sıkıntı, musîbet, âfet. Kulumu bir belâ ile ibtilâ (imtihân) ettiğim vakit sabreder ve ziyâretçilerine beni şikâyette bulunmazsa, ona etinden iyi et, kanı…
Hıristiyanlık
Îsâ aleyhisselâmın getirdiği hak din olan Îsevîliğin bozulmuş şekli. Hazret-i Îsâ'ya İncîl isminde bir kitab nâzil oldu (indi). Fakat yahûdîler bu kitabı seksen sene içinde yok ettiler. Asıl İncîl'i değiştirerek şahsî düşüncelerin ve bozuk…
Sâhib
Arapça, arkadaş, dost, bir şeyin mâliki anlamınadır. Tasavvuf ıstılahı olarak; sohbete iştirak eden, mürid, musâhib, ehl gibi mânâları vardır. Bu kelime ile ilgili bazı tâbirler şunlardır: Sâhib-Kırân: Kıran, iki kutlu veya kutsuz yıldızın,…
Makâm-I İlliyyîn
Cennet. Bir ma'sûm (günâhsız, suçsuz) çocuk hasta olup, ölüm döşeğine girdiğinde, makâm-ı İlliyyîn, onun makâmı olur. Oradan üç yüz altmış melek gelip, saf saf olup o çocuğun karşısında dururlar ve; "Yâ ma'sûm çocuk! Müjdeler olsun sana, bu…
Papa
Katolik mezhebine mensûb hıristiyanların en yüksek rûhânî (dînî) lideri. Atalar atası mânâsına gelen papa, Roma'da bulunur. Îsâ aleyhisselâmın dînini yaymak için seçtiği on iki havârîden mürted olan (dinden çıkan) Yehûda (Judas) ilk papa ol…
Pişmanlık
Kişinin işlediği bir iş veya günâh sebebiyle vicdânen üzüntü duyması; tövbeye gelme; nedâmet. Pişmanlık tövbedir. (Hadîs-i şerîf-Miftâh-un-Necât) Pişman olmaksızın dil ile yapılan tövbe yalancıların tövbesidir. (Hadîs-i şerîf-Risâle-i Münir…
Tokat Mevlevîhânesi
Tokat · Türkiye · Tokat’taki eski Mevlevî hafıza Tokat’ta Mevlevî varlığı XIII-XIV. yüzyıllara kadar izlenir. Muînüddin Süleyman Pervâne’nin Fahreddîn-i Irâkī için hankah yaptırdığı, Sultan Veled ve Ulu Ârif Çelebi’nin şehre halifeler gönde…
Nasuhi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Nasûhiyye’nin pîr makamı Üsküdar Doğancılar’daki tekke, Halvetiyye’nin Şâbâniyye koluna bağlı Nasûhiyye’nin âsitânesi ve pîr makamıdır. İnşaata Sadrazam Damad Hasan Paşa başladı; giderleri Mehmed Nasûhî Efendi üstlenere…