Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-2924- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 474
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>fık. Sözlük anlamı, “Peşin ödenen, ilk anda verilen şey. ” olan bu söz, evlilik hukukunda, erkek tarafından kadma peşin ödenen mehri ifade etmektedir.</p><p>mu'addel a. [Ar. ] Hadis bil minde, adalet ve zabt nitelikle rini taşıdığı, hadis rivayetind güvenilir bir ravî olduğu biline kimse.</p><p>mu'âhât a. [ &lt; Ar. uhuvve Hz.</p><p>Peygamber’in Medine’ye gö ettikten sonra şehrin ileri gelen lerini bir araya getirerek sosya iletişim ve paylaşım konusund kardeşlik duygusunun gelişmes yolunda attığı adımlar ve bunla rm neticesinde elde edilen olum lu sonuçlar. mu'âhede a. [Ar.</p><p>mu'âhede “Karşılıklı sözleşme, antlaşma ahitleşme. ” anlamındaki bu te rim, Kur’ân-ı Kerîm’de gere Allah’a gerekse insanların bir birlerine karşılıklı olarak verd ği söze sadık kalmması konu sunda öğütler verilmiş; ahdin sadık kalanlar mükâfatla müjde lenmiştir (bk. “A’râf suresi”, “Mü’minûn suresi” (23 / 8 “Fetih suresi”, “Nah suresi”.</p><p>mu'âhedename a. [ Ar. mu'âhede + F.</p><p>nâme] bk ahid-nâme Mu'ahhir a. [Ar. ] Sözlük an lamı “Sonraya kalan.</p><p>” olan b söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Geriy bırakan. ” anlamında “esmâ'ü’ hüsnâ”dan olup Allah’a nispe edilmektedir. Allah’ın doksa dokuz ismini veren İbn Mâce v Tirmizî rivayetlerindeki listed 475 mu'âmelât li de yer almıştır (Tirmizî, e “Da'avât”, 82; İbn Mâce, “Du’â”, de 10).</p><p>“Mukaddim” karşıtı. en</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1824- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 474
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>fık. Sözlük anlamı, “Peşin ödenen, ilk anda verilen şey. ” olan bu söz, evlilik hukukunda, erkek tarafından kadma peşin ödenen mehri ifade etmektedir.</p><p>mu'addel a. [Ar. ] Hadis bil minde, adalet ve zabt nitelikle rini taşıdığı, hadis rivayetind güvenilir bir ravî olduğu biline kimse.</p><p>mu'âhât a. [ &lt; Ar. uhuvve Hz.</p><p>Peygamber’in Medine’ye gö ettikten sonra şehrin ileri gelen lerini bir araya getirerek sosya iletişim ve paylaşım konusund kardeşlik duygusunun gelişmes yolunda attığı adımlar ve bunla rm neticesinde elde edilen olum lu sonuçlar. mu'âhede a. [Ar.</p><p>mu'âhede “Karşılıklı sözleşme, antlaşma ahitleşme. ” anlamındaki bu te rim, Kur’ân-ı Kerîm’de gere Allah’a gerekse insanların bir birlerine karşılıklı olarak verd ği söze sadık kalmması konu sunda öğütler verilmiş; ahdin sadık kalanlar mükâfatla müjde lenmiştir (bk. “A’râf suresi”, “Mü’minûn suresi” (23 / 8 “Fetih suresi”, “Nah suresi”.</p><p>mu'âhedename a. [ Ar. mu'âhede + F.</p><p>nâme] bk ahid-nâme Mu'ahhir a. [Ar. ] Sözlük an lamı “Sonraya kalan.</p><p>” olan b söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Geriy bırakan. ” anlamında “esmâ'ü’ hüsnâ”dan olup Allah’a nispe edilmektedir. Allah’ın doksa dokuz ismini veren İbn Mâce v Tirmizî rivayetlerindeki listed 475 mu'âmelât li de yer almıştır (Tirmizî, e “Da'avât”, 82; İbn Mâce, “Du’â”, de 10).</p><p>“Mukaddim” karşıtı. en</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
fık. Sözlük anlamı, “Peşin ödenen, ilk anda verilen şey. ” olan bu söz, evlilik hukukunda, erkek tarafından kadma peşin ödenen mehri ifade etmektedir.
mu'addel a. [Ar. ] Hadis bil minde, adalet ve zabt nitelikle rini taşıdığı, hadis rivayetind güvenilir bir ravî olduğu biline kimse.
mu'âhât a. [ < Ar. uhuvve Hz.
Peygamber’in Medine’ye gö ettikten sonra şehrin ileri gelen lerini bir araya getirerek sosya iletişim ve paylaşım konusund kardeşlik duygusunun gelişmes yolunda attığı adımlar ve bunla rm neticesinde elde edilen olum lu sonuçlar. mu'âhede a. [Ar.
mu'âhede “Karşılıklı sözleşme, antlaşma ahitleşme. ” anlamındaki bu te rim, Kur’ân-ı Kerîm’de gere Allah’a gerekse insanların bir birlerine karşılıklı olarak verd ği söze sadık kalmması konu sunda öğütler verilmiş; ahdin sadık kalanlar mükâfatla müjde lenmiştir (bk. “A’râf suresi”, “Mü’minûn suresi” (23 / 8 “Fetih suresi”, “Nah suresi”.
mu'âhedename a. [ Ar. mu'âhede + F.
nâme] bk ahid-nâme Mu'ahhir a. [Ar. ] Sözlük an lamı “Sonraya kalan.
” olan b söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Geriy bırakan. ” anlamında “esmâ'ü’ hüsnâ”dan olup Allah’a nispe edilmektedir. Allah’ın doksa dokuz ismini veren İbn Mâce v Tirmizî rivayetlerindeki listed 475 mu'âmelât li de yer almıştır (Tirmizî, e “Da'avât”, 82; İbn Mâce, “Du’â”, de 10).
“Mukaddim” karşıtı. en