ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
468 sonuç · toplam 468 · “müt'a” · 1/20
01müt'a
Şî'a’nm Ca'feriyye kolu mensuplarmca meşru görülen ve aralarında dinen evlilik engeli bulunmayan bir erkekle bir kadınm, erkeğin verdiği belli bir bedel karşılığında karı-koca hayatı yaşamasma imkân veren, sıkça başvurulan geçici ve süreli…
Müt'a Nikâhı
Şâhidsiz olarak bir kadına belli miktarda para verip, belli bir zaman için berâber yaşamağı sözleşmek. Ey müslümanlar! Kadınlar ile müt'a nikâhı yapmanıza izin vermiştim. Fakat şimdibunu, Allahü teâlâ harâm etti. Kimin yanında böyle kadın v…
The Eagle Returns: Evidence of Continued Isma‘ili Activity at Alamut and in the South Caspian Region following the Mongol Conquests
Shafique N. Virani · Journal of the American Oriental Society / Institute of Ismaili Studies · 2007
Seyfeddin Bâharzî
Seyfeddin Bâharzî (586/1190, Bâharz – 25 Zilkade 659/21 Ekim 1261, Buhara); Necmeddîn-i Kübrâ'nın halifesi, “şeyh-i âlem” . Moğollar'ın yıktığı Buhara'ya yerleşip şehri yeniden ihya etmiş; Altın Orda emîri Berke Han onun telkiniyle müslüman…
Aziz Mahmud Hüdâyî'nin Ecvibe-i Mutasavvıfâne'si ve Celvetiyye Tarîkatının Bazı Esasları
Adalet Çakır · Tasavvuf: İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi, 35 · 2015
Ecvibe-i Mutasavvıfâne
Banyalukalı Musâfî'nin Celvetî usul ve âdâbına dair soruları ile Aziz Mahmud Hüdâyî'nin cevaplarını aktaran kısa risâle.
Mutaabbid
(متعبد) Kendini ibadete veren, fakat zaman zaman ibadetinde aksa- | malar ve gevşemeler görülen; henüz ibadetin hazzına varamamış bulunan, kendini | zorlayarak ibadetini devam ettirmeye çabalayan. Müteabbide müteşebbih-i muhik be- | Mutri
Mutalaa
Use) İstek üzerine veya herhangi bir istek olmadan ariflere Hak'tan gelen başarılar (tevfikat). Hilafet yükünü omuzlarında taşıyan ariflere Hakk'ın bahşettiği muvaffakiyet; müşahede, temaşa. Mutehakkik- Ehl-i tahkik— Ehli hakâik اهل تحقيق -…
abd-ı mu'tak
abd-ı mu'tak a. (jkıu.ut) fık. Elinde azatlık kâğıdı bulunan köle.
Mütâbe'at
Tâbi olmak, uymak. İki cihân seâdetine kavuşmak, ancak ve yalnız, dünyâ ve âhiretin efendisi olan Muhammed aleyhisselâma mütâbeat iledir. O'na mütâbeat için, îmân etmek ve ahkâm-ı İslâmiyyeyi (İslâmiyet'in emir ve yasaklarını) öğrenmek ve y…
Mutasarrıf
Arapça, harcayan, sarfeden, bir işi yöneten, yön veren, bir işte ileri geri hareket eden kişi anlamındadır. Detaylı bilgi için bkz. “Tasarruf”.
Ravza-İ Mutahhara
Temizlenmiş bahçe anlamında Arapça bir tamlama. Peygamberimizin kabrine denir. Buna Ravza-i Nebi de denir. Ravza, cennet anlamına da gelir.
Mütasarrıfa
İnsandaki görünmeyen his organlarının beşincisi; his organları vâsıtası ile elde edilen duyuları ve mânâları karşılaştırıp, yeni mânâlar elde etmeye yarayan kuvvet. İnsandaki görünmeyen his organları beştir:Birincisi hiss-i müşterek; his or…
Mânây-I Mutâbıkî
Bir lafzın asıl konulduğu mânânın tamâmı, hepsi. Hayvân-ı nâtık (düşünen canlı) sözünün mânâsı, insan lafzının mânây-ı mutâbıkîsidir. Çünkü hayvân-ı nâtık, insan lafzının tam karşılığıdır.
Mutaffifîn Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin seksen üçüncü sûresi. Mutaffifîn sûresi, Mekke'de nâzil oldu (indi.) Otuz altı âyet-i kerîmedir. Ölçü ve tartıda hîle yapanları kötüleyerek başladığı için sûreye, Sûret-ül-Mutaffifîn denilmiştir. Sûrede, Allahü teâlâyı inkâ…
Mutahhar
Temiz, temizlenmiş mânâsına Muhammed aleyhisselâmın ismi. Sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâm altıncı kat semâda Mutahhar ismi ile anılır. (Molla Miskîn Muhammed Muîn)
Mutahhir
Temizleyici, temizleyen. Abdestte ve gusülde kullanılmış (Mâ-i müsta'mel denilen) su; Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheblerinde yalnız tâhir (temiz)dir. Fakat mutahhir değildir. Mâlikî mezhebinde ise, hem tâhir hem de mutahhirdir. (Abdülvehhâb…
Medine (Ravza-i Mutahhara)
Medine · Suudi Arabistan · 1160 hac dönüşünde ziyaret etti; şehir uzaktan görününce devesinden inip yürüyerek girdi. Meşhur “uzanan el” menkıbesinin geçtiği yer. İlişkili kişi dosyası Ahmed er-Rifâî : 512/1118’de Batâih bölgesindeki Ümmüabî…
Ecvibe-i Mutasavvıfâne: Bir Dervişin Soruları
Banyalukalı Musâfî'nin Celvetî yoluna dair soruları ve Hüdâyî'nin cevapları. Ecvibe ve karşılaştırmalı makaleden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
Abdullah-ı İlâhî
Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.
Abdülahad Nûrî Sivâsî
Abdülahad Nûrî Sivâsî (1594/95-1651), Abdülmecid Sivâsî’nin ilmî ve tasavvufî terbiyesinde yetişen; Midilli’den İstanbul’a uzanan irşadı, Mehmed Ağa Tekkesi, selâtin camilerindeki vaazları, Kadızâdelilere karşı kaleme aldığı risaleleri ve D…
Abdülkerîm el-Cîlî
Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mu…
Akşemseddin
Akşemseddin (792/1390, Şam – Rebîülâhir 863 / Şubat 1459, Göynük); Fâtih'in hocası, mutasavvıf, âlim-tabip ve şair. Hacı Bayrâm-ı Velî'nin halifesi ve Bayramiyye'nin Şemsiyye kolunun kurucusudur .