ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
39 sonuç · “kahir”
01Beyyûmiyye
Ali el-Beyyûmî'nin Bedevî-Halebî hilâfeti ile Halvetî-Demirtâşî terbiyesini Kahire'de birleştirerek teşkilâtlandırdığı Bedeviyye kolu.
Fârızıyye
Kahire'deki Geylânî aile hattından doğan Mısır Kādirî kolu.
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî
Ahmed b. Ukbe el-Hadramî (ö. 1489), Yemen’den Kahire’ye yerleşen, Şâzelî ve Kādirî icâzetlerini taşıyan ve Ahmed Zerrûk’un seyrüsülûkünde derin tesir bırakan şeyhtir.
Ahmed Celâleddîn Dede (Baykara)
Ahmed Celâleddîn Dede (1853–1946), Gelibolu'da doğup Kahire Mevlevîhânesi'nde yetişen; Üsküdar ve Galata postlarında Mesnevî, mûsiki ve şiir geleneğini sürdüren son dönem Mevlevîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Ahmed el-Ervâdî
Ervâd, Trablusşam, Dımaşk, Kahire ve İstanbul arasında tahsil ve irşad faaliyetinde bulunan Ahmed el-Ervâdî, Hâlid el-Bağdâdî’nin halifesi ve Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin mürşididir. Hadis isnadı, ilmî icâzet ve tarikat hilâfetini aynı şahsiyette birleştirmiştir.
Ali el-Havvâs el-Burullusî
Ali el-Havvâs el-Burullusî (ö. 939/1532), İbrâhim el-Metbûlî'nin irşad hattını Kahire'de sürdüren; şeriat–hakikat bütünlüğü, Muhammedî terbiye ve ümmî irfan anlayışı Şa‘rânî'nin eserleriyle günümüze ulaşan Mısırlı sûfîdir.
Ali Nûreddin el-Beyyûmî
Ali Nûreddin el-Beyyûmî (1108/1696–1183/1769), Kahire'de Bedevî-Halebî hilâfetini Halvetî-Demirtâşî terbiye ve esmâ usulüyle birleştirerek Beyyûmiyye kolunu teşkilâtlandıran Mısırlı sûfî, muhaddis ve müelliftir.
Altıparmak Mehmed Efendi
Altıparmak Mehmed Efendi (ö. 1033/1623-24), Üsküp’te yetişip Şeyh Câfer vasıtasıyla Bayramiyye’ye intisap eden; Fâtih Camii’nde ders ve vaaz veren, Kahire’de zikir halkaları kuran âlim, mutasavvıf ve velûd mütercimdir.
Celâleddîn es-Süyûtî
Celâleddîn es-Süyûtî (1445-1505), tefsir, hadis, Şâfiî fıkhı, Kur’an ilimleri, Arap dili, tarih ve tasavvuf sahalarında yüzlerce eser veren; Kahire’nin geç Memlük dönemi ilim hayatını şekillendiren büyük muhaddis ve müelliftir.
Cemâleddîn Mahmud Hulvî
Cemâleddîn Mahmud Hulvî (982/1574–1064/1654), Sünbülî terbiyesi görüp Şemsî çevrede sülûkünü ikmal eden, Kahire Gülşenî Âsitânesi’nden hilâfet alan; Şehremini’nde tekke kuran, Mesnevî okutan ve Halvetî tabakatının temel kaynaklarından Lemezât’ı kaleme alan mutasavvıf, şair ve vâizdir.
Cemâleddîn-i Efgānî
Cemâleddîn-i Efgānî (1254/1838-1314/1897), Kahire, İstanbul, Hindistan, İran ve Avrupa arasında yürüttüğü eğitim, yayın ve siyasî faaliyetlerle İslâm dünyasında ıslah, hürriyet, dayanışma ve sömürge karşıtı düşünceyi etkileyen fikir ve siyaset adamıdır.
Dârülkurrâ Muallimi Ahmed Efendi
Dârülkurrâ Muallimi Ahmed Efendi (ö. 1005/1596-97), Kahire çevresindeki Mesîr köyünden İstanbul’a gelerek dârülkurrâlarda şeyhülkurrâlık yapan ve Eyüp Camii’nde imamlık eden Osmanlı kıraat âlimidir.
Ebû Bekir el-Kefevî
Takıyyüddin Ebû Bekir el-Kefevî (ö. 970/1562-63), Kefe’de yetişip Kahire’de Kādirî terbiyesini tamamlayan, Abdî Çelebi Zâviyesi’ni kurarak Karadeniz’in kuzeyinde irşad faaliyeti yürüten sûfî şeyhidir.
Ebû Muhammed Yûnus b. Yûsuf eş-Şeybânî el-Buhârî
Ebû Muhammed Yûnus b. Yûsuf eş-Şeybânî (ö. 682/1283-84), Kahire’de hankahı belgelenen Yûnusiyye çevresinin pîri; Sa‘deddin el-Cebâvî’nin baba ve mürşid halkası olarak Sa‘diyye geleneğine bağlanan sûfîdir.
kahir
“Üstün gelen, gücü her şeye yeten, kuvvet = ve kudretine hiçbir güç engel olamayan, yarattığı varlıkları diı lediği gibi düzenleyen ve yönen ten.” anlamında Allah’ın zatî sıa fatlarından biri olarak kullanı ) lan terim. Bu söz, Kur’ân-ı n Kerîm’de “En’âm suresi” nde, mealen “O (Allah) kullarının üstünde hem galiptir, k hakimdir.” ifadesi ile yer almake tadır. n kahr a. (^ [Ar.] tas. “Yok etmek, r ezmek, perişan etmek, mahvet mek.” anlamındaki bu söz, tan savvuf ehli arasmda, “Nefsi ezı mek, dizginlemek, tutkuları yok etmek.” ifadesiyle kullanılan bir, terimdir. u
Karâfe Mezarlığı
Kahire · Mısır · 13 Cemâziyelevvel 709'da (19 Ekim 1309) Medrese-i Mansûriyye'de vefat ettikten sonra defnedildiği mezarlık; kabri bugün de ziyaret edilmektedir. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
Karâfe (kabri, Ârız Mescidi yanı)
Kahire · Mısır · Mukattam dağının eteğindeki mezarlık; 23 Ocak 1235'te vefat edip Ârız diye bilinen mescidin yanında toprağa verildi. Ölüm yıl dönümünde ve cuma günleri ziyaret edilip şiirleri ilâhî şeklinde okunması gelenek olmuştur.
Siroz
Serez · Yunanistan · Kaynak onu "Sirozlu Mustafa" diye tanıtır; Mısır'daki himaye çevresinden ayrıldıktan sonra da Siroz'a dönmüş ve orada vefat etmiştir. İlişkili kişi dosyası Lâihî Mustafa Çelebi : Sirozlu Lâihî Mustafa Çelebi (ö. 973/1565-66), Kahire'de Ahmed Hayâlî'nin yanında Gülşenî terbiyesini tamamlayan; üç dilde şiir yazan ve geniş bir mecmua derleyen sûfî müelliftir.
Gelibolu Mevlevîhânesi
Çanakkale · Türkiye · Çanakkale'de günümüze nispeten iyi durumda ulaşabilen iki tarikat yapısından biri; bölgenin tasavvufî hayatının merkezidir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hüseyin Azmî Dede : Hüseyin Azmî Dede (1815–1892), dokuz yaşında Gelibolu Mevlevîhânesi postuna geçen, 1870'ten sonra Kahire Mevlevîhânesi'ni yöneten; Mevlevî âdâbı, şiir ve mûsiki alanlarında eser veren şeyhtir.
Ezher
Kahire · Mısır · Hifnî'nin on dört yaşında babasıyla Kahire'ye gidip kaydolduğu, Şâfiî fıkhı başta olmak üzere usûl, tefsir, hadis, kelâm, mantık, nahiv ve aruz okuduğu, sonra bu ilimleri okutmaya başladığı medrese. 1171 (1758) yılında Ezher şeyhliğine getirilmiştir.
Abdülkādir-i Geylânî Külliyesi
Bağdat · Irak · Vefat ettiği ve medfun bulunduğu yer; Kādiriyye'nin âsitânesidir. Bağdat ve çevresindeki Geylânî seyyidleri Moğol ve Timur istilâlarında şehri terketmek zorunda kaldıklarında bile cedlerinin türbesinin bulunduğu bu yere dönmüşlerdir.
Kahire
Kahire · Mısır · İbn Nüceym'in 926'da (1520) doğduğu, erken yaşta fetva ve ders vermeye başladığı, etrafında geniş bir ders halkası teşekkül ettiği ve 970'te (1563) vefat ettiği şehir. Döneminde Mısır'ın önde gelen Hanefî âlimlerindendi.
Şam (Dımaşk)
Şam · Suriye · Şeyh Murâd'ın Kahire'den sonra geldiği ve çok sevdiği için uzun süre kaldığı şehir; Sefîne'ye göre burada evlenmiş ve şöhreti yayılmıştır. Şehir içindeki ikametgâhı metinde belirtilmediğinden koordinat şehir merkezine göredir.
Âmid (Diyarbakır)
Diyarbakır · Türkiye · Doğduğu şehir; babasının Âmidî nisbesi ve türbesinin buradaki varlığı Berdea iddiasını çürütür. Tebriz'den ayrıldıktan sonra buraya dönüp Ma'nevî 'yi burada yazmaya başladı. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Gülşenî : Dede Ömer Rûşenî'nin yanında yetişen; Diyarbakır ve Kahire'deki irşadıyla Gülşeniyye'yi kurumsallaştıran sûfî.
Serez (idam ve ilk kabir)
Serres · Yunanistan · Padişahın huzuruna getirildiği, kurulan ilim heyetinin kararıyla 1420'de idam edilip defnedildiği şehir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Bedreddin-i Simâvnâvî : Şeyh Bedreddin (ö. 1420), Simavna kadısının oğlu; Kahire’de fıkıh tahsil eden, Hüseyin Ahlâtî’ye intisap eden, Musa Çelebi’nin kazaskerliğini yapan ve eserleri etrafında yoğun tartışmalar doğuran Osmanlı âlimidir.
Kumcân Köyü, Hemedan
Hemedan · İran · Irâkī'nin 610 (1213) dolayında doğduğu köy; Kumcânî nisbesi buradan gelir. Hemedan'daki Şehristan Medresesi'nde daha on yedi yaşındayken ders vermeye başladı; medresede ders okuturken içeri giren Kalenderî dervişlerin gazeli ve semâı sebebiyle 627'de (1230) buradan ayrıldı. Koordinat Hemedan şehir merkezine göre verilmiştir; köyün kesin yeri gösterilmemiştir.
Geylân köyü (Şeyhü'l-Gazzâlî Türbesi)
Kahire · Mısır · Hac dönüşü Mısır'a giden kafileyle yolda hastalanıp 8 Safer 1097'de (4 Ocak 1686) vefat ettiği köy; Şeyhü'l-Gazzâlî denilen bir zatın türbesine defnedilmiştir. Konum Kahire merkezine göre yaklaşıktır.
Mevleviyye'nin Kuruluşu ve Kurumsallaşması
Mevlânâ çevresinden Konya merkezli tarikat teşkilatına. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Halvetiyye'nin Anadolu ve Osmanlı Yayılışı
Pîr İlyas'tan Yahyâ Şirvânî'nin halifelerine ve İstanbul tekke ağına. Reşat Öngören'in ders kitabı mevcut Halvetiyye monografileriyle karşılaştırılarak hazırlandı.
Halvetiyye Silsilesi ve Kollar Haritası
Halvetiyye'nin ortak erken silsilesi, Zâhidiyye kavşağı, dört ana kolu ve doğrulanmış alt şubeleri tek bir ayrıntılı ağda gösterilir.
Mısır ve Suriye'de Kādiriyye Şubeleri
Kahire, Şam, Kudüs ve Halep çevrelerindeki altı Kādirî nispeti; yanlış atıf ve güncellik sorunlarıyla birlikte ele alan dosya.
Mevlevîhâneler Ağı: Konya'dan Taşraya
Âsitâne, zâviye, matbah, Mesnevî dersi ve şehirler arası dolaşım
Beyyûmiyye'nin Mısır, Hicaz ve İstanbul Ağı
Çoklu icazet Ali el-Beyyûmî, Halvetî, Şâzelî, Kādirî, Bedevî ve Nakşibendî icazetlerini bir arada taşıdığı için câmiu't-turuk diye tanındı. Yayılma yolları Kahire'deki Hüseyniyye çevresinden hac güzergâhına ve Hicaz'a uzanan ağ, müridler ve yolcular aracılığıyla Osmanlı coğrafyasına taşındı. İstanbul Eyüp-İslâmbey Bede
XIX. Yüzyılda Mevlevîhâneler ve Şeyh Ağları
Konya, İstanbul, Afyon, Bursa, Halep, Manisa ve Kahire âsitânelerini Anadolu, Balkan ve Arap coğrafyasındaki zâviyelerle birlikte okuyan geniş kurum dosyası.
Sayfalar 145–151
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kısaca özetlemeğe çalıştığımız bu âlem-i ervahtan sonra, dört anâsır ile Hz. Adem aleyhisselâmın vücud-u şeriflerini yaratarak bütün cesetlere onu miftah eylemiştir. Netekim, bütün
Sayfalar 232–246
Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi
Sayfalar 208–215
Muzaffer Ozak Külliyatı · miz bizim de hanelerimizin harap olmasına, ölmüş bir insanın evini eşyasını almamız bizim de ölümümüzden sonra eşyalarımızın dağılmasına alâmet olduğunu unutmamalıyız. O ne ibret a
Sayfalar 269–274
Muzaffer Ozak Külliyatı · Seni tesbih ve tenzih ederiz, seni hakkıyle bilemedik. ey Mâ'ruf Seni tesbih ve tenzih ederiz, seni hakkıyle zikredemedik ey Mezkûr. Seni tesbih ve tenzih ederiz, sana hakkıyle şük