ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
113 sonuç · toplam 113 · “imkân” · 1/5
01imkân
Varhğı veya yokluğu zatma nispetle eşit olma anlamında kullanılan kelâm terimi
Teayyün-İ İmkânî
İnsanın hakîkati olan teayyün-i vücûbîsinin zılli yâni görüntüsü. Ehlullah (evliyâ) kendi yaratılışlarına, güçlerine göre tasavvuf mertebelerine kavuşmakta birbirlerinden çok ayrıdırlar. Evliyâ arasında Allahü teâlânın ismine kavuşanlar pek…
Evcu’l-İmkan
Arapça, imkanın zirvesi demektir. Dünyaya en uzak olan yıldıza eve denir. Tasavvufta, ilâhî âlem için, “evcu’l-imkan” ifadesi kullanılır.
Osman Nûreddin Şemsî Efendi
Müessisi, beyne’l-urefâ Osmân Şemsi Efendi nâmıyla meşhûr olan zât-ı âlî-kadrdir. 1229 sene-i hicriyyesi şehr-i Rabîu'l-âhirinin birinci (23 Mart 1814) Çarşamba günü sâat dörtte riyâz-ı imkâna zînet vermiştir. Maskat-ı re’s-leri, İstanbul’d…
Şah Haydar-ı Nakşbendî (Resâ)
Şah Haydar-ı Nakşbendî (ö. 1112/1700-01), Belh-Buhara çevresinden İstanbul’a gelerek Üsküdar Bülbüldepesi’nde kendi imkânıyla zâviye kuran, Resâ mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiir söyleyen şeyhtir.
Şeyh Hacı Mustafa Efendi
Diyarbakırlı Hacı Mustafa Efendi, Hacı Ali Efendi’nin halifesi olan ve 1263/1847’de vefat eden sûfîdir; Sefîne’nin kısa kaydı başka adaşlarla birleştirilmesine imkân vermez.
Şuhûdî Şeyh Muhammed Efendi
Şuhûdî Şeyh Muhammed Efendi (ö. 1714); Cerrâhî şeyhi. Köstendilli Ali Alâeddin'in halifesi olarak kaydedilen “Bursalı Şühûdî Mehmed Efendi” ile karıştırılmamalıdır — TDV o kaydı tarih bakımından imkânsız bulur.
Âmme
Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…
Bahr
veya Bahir. ç. Buhür, Ebhar, Bihar. Deniz, derya, umman. 2. tas. a Hakk'ın sonsuz olan sıfat ve zat makamı ki, bütün eşya ve varlıklar bu sonsuz ummanın dalgalarıdır. b Külli varlık âlemi. Vahdet (birlik) umman, kesret (çokluk) bunun dalgal…
Baran
Yağmur. tas. a Hak Teala'nın kapsamh rahmeti ve feyzi ki gayb âleminden imkân âlemine taşar, mümkün varlıklar yetenekleri ölçüsünde bundan nasiplerini alır. b İlâhî inayetin sâlike galebe çalması ve onu etkisi altına alması (sr).
Beyza
Beyaz, ak. a tas, Akl-ı evvel, ilk varlık. İlk akıl amânın merkezidir. Gayb siyahlığından da ilk olarak o ayrılmıştır. Bulunduğu felekte en büyük ışık o olduğu için beyzâ adını almıştır. İlk aklın beyazlığı gaybın siyahlığına tekabül eder.…
Bezl
Gönüllü olarak harcamak, ihsanda bulunmak ve cömertçe vermek. Tasavvuf ahlâkında kişinin malını, imkânını ve gerektiğinde rahatını başkaları için kullanmasını anlatır. Bezl-i câh Bir şeyhin veya itibarlı kimsenin nüfuzunu çevresindekileri k…
Cihet-i dik ve sia
I. Darlık ve genişlik yönü. 2. tas. Zat-ı kibriyanın düşünülen ve anlaşılan her şeyden münezzeh oluşu, ki buna gerçek birlik adı da verilir. Zat düşünülemez ve anlaşılamaz; ne varlık olarak ne düşünce olarak zata hiçbiri sığmaz. Allah'ı All…
Daire
x, Çember. Daire-i kevn u fesat, oluş ve bozuluş âlemi. tas. Dünya, madde âlemi (sr), Daire-i vücüp ve imkân Zaruret ve imkân daireleri. Insan iradesinin geçerli ve etkili olmadığı âleme daire-i vücüp, geçerli ve etkili olduğu âleme de dair…
Evbâşi
) Terbiyesizlik, yaramazlık, haydutluk. 2. tas. Mahabbetin güçlü etkisi altında kalan bir sâlikin işlediği iyi işler için de günahlardan sakındığı için de sevap istememesi (11s). Sevginin galebesi altındayken amel ve ibadetlerine karşılık b…
Fevt
Elden kaçırma, önemli bir fırsatın elden kaçması. 2. tas. Sevgiliden umulan şey, sevgilisiyle birleşen (ittihat) âşığın ondan farklı olduğunu kavraması (İFM). Yahya b. Muaz Râzi, “fevt mevtten (ölüm) daha zordur. Zira fevt Hak'tan, mevt hal…
Haset
Cekememe. tas. Haset edilenin elindeki maddi ve manevi imkân ve hasletlerin yok olmasını hırsla arzulamak (KR ع:
Hatre
(e (خطر + Hatârât Kalbe gelen şeyler. tas. Reddedilmesi imkânsız biçimde kulu Hakk’a davet eden his (daiye). Manevi yolculuk ve ruhi hallerle ilgili olmak üzere kalbe gelen şeyler.
Hüzün
Üzüntü. Arzu edilen bir şeyin elden kaçması veya arzu edilmeyen bir şeyin başa gelmesi yüzünden insanın tasalanması, 2. tas. Elden kaçana üzülme, elde edilmesi imkânsız olandan ötürü tasalanma (HM II; 328). Mİ Isdırapi ar. (ا ضطر اب) x. Üzü…
İyd
Bayram, şenlik, ihtifal, 2. tas. a Amellerin tekrarlanmasıyla kalbe tekrar gelen (âdet eden) tecelliler (İFM; KI). b Cem makamı (1s), İzin a zin Bu nice perhiz eyleyip savm-ı visâl etmek nedir İyd-i ekber eyleyip evliyaya vuslattir garaz 1.…
Kabiliyet
İstidat ve yetenek. Tasavvufî düşüncede varlığın ilâhî tecelliyi kabul etme imkânını ifade eder. Kabiliyet-i ûlâ İlk taayyün ve istidadın temelini oluşturan aslî kabul gücü. Zuhur kabiliyeti Bir hakikatin belirli bir varlıkta görünmesini mü…
Kad-i rast
35) I. Uzun boy, fidan boylu. 2. tas. İlâhî sevginin beşeri sevgiden önce olması (us). Bkz. Kamet, Kadirihane (« (قا د ريخا Kadiri tarikatine mensup olanların tekkesi Kad u kâmet rt, Boy bos, 2. tas, Maşukun kad u kameti vücüp ve imkân berz…
Kesret-Vahdet
(كثرة - وحد ة) +. Çokluk-Birlik. 2, tas. Bir olan Hakk'ın isim ve sıfatlarıyla tecelli edip çokluk halinde görünmesi kesret, bu çokluğun hakiki | bir varlığı olmadığını kavrayıp var olarak yalnızca Hakk'ı görmeye vahdet denir. | Zehi derya-…
Kitap
Cem ve zam (toplama ve ekleme) mertebesi. Harfler bir araya getirilerek ve birbirine eklenerek metnin anlamı anlaşılır hale gelir. 2. Kaza ve kader. 3. Süfilere göre kitap da mâsivâdır, diğer maddi şeyler gibi onunla olan ilgiyi de kesmek l…