Ara
Menü

Şah Haydar-ı Nakşbendî (Resâ)

Şah Haydar-ı Nakşbendî (ö. 1112/1700-01), Belh-Buhara çevresinden İstanbul’a gelerek Üsküdar Bülbüldepesi’nde kendi imkânıyla zâviye kuran, Resâ mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiir söyleyen şeyhtir.

Vefat
1701
Unvan
Bülbüldepesi Nakşbendî şeyhi ve şair

Belh ve Buhara çevresi

Vekāyi‘u’l-fuzalâ onu Belh ve Buhara çevresindeki Özbek şehzadelerinden biri olarak tanıtır. Nakşbendiyye’ye intisap ettikten sonra yolculuğa çıktı ve Osmanlı ülkesine geldi.

Üsküdar’a yerleşmesi

İstanbul’a ulaştığında Üsküdar’ı ikamet yeri seçti. Bülbüldepesi’nde kendi malıyla bir zâviye yaptırdı; burada Nakşbendî irşad halkası kurdu. Bu yapı, onun yalnız geçici bir ziyaretçi değil Üsküdar’da kalıcı bir tekke çevresi oluşturan şeyh olduğunu gösterir.

Vefatı

1112/1700-01’de vefat etti ve kurduğu zâviyenin hazîresine defnedildi. Kaynak kesin gün ve ay vermediğinden milâdî tarih tek güne indirgenmemiştir.

Resâ mahlası ve şiiri

Resâ mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiirler söyledi. Kaynakta yer alan gazel, sevgilinin mahallesini Tûr dağı ve tecellî nuru; âşığı ise Mansûr imgesi üzerinden anlatır:

Ser-i kûyun temâşâ eyleyenler Tûr’dur derler
Tecellî cilvegâh-ı kāmetinde nûrdur derler

Senin câm-ı visâlin devletine teşne-leb çoktur
Kimi cân verse kûyunda onu Mansûr’dur derler

Gönül çînîsini sındırmağa üstâd-ı kâmilsin
Seni sultân-ı Çîn, şâh-ı Hoten, fağfûrdur derler

Senin mîm-i dehânın sırrını çok ehlinden sordum
Tılısmât-ı ilâhî, sûret-i usfûrdur derler

Ser-i kûyunda zâr u nâtüvânım, anlayan söyler
Garîb-i bînevâ miskîn Resâ rencûrdur derler

Ağ ve yol

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Resâ mahlasıyla Türkçe ve Farsça şiirler

Tecelli, vuslat, Mansûr ve gurbet mazmunları etrafındaki şiir mirası.

Metni gösterMetni daralt

Vekāyi‘, Haydar Efendi'nin Resâ mahlasıyla iki dilde şiir söylediğini açıkça kaydeder. Verilen örnek gazel, Tûr ve tecelli nurları, vuslat kadehi, Mansûr ve gurbet mazmunlarını bir araya getirir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 3, s. 2218-2229.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Şeyhî Mehmed Efendi, Vekāyi‘u’l-Fuzalâ, c. 3, s. 2218-2229
Ortak kaynak kataloğunu aç →