ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
21 sonuç · toplam 21 · “ilmiyye” · 1/1
01İlmiyye
Sefîne’de Cezûlî silsile ailesi içinde kaydedilen tarihî Şâzelî şubesi.
ilmiyye
biçimi.} (ç. b. ilmiyyât) Din işleriyle uğraşan hocalar sınıfı veya din işleriyle uğraşanların mesleği. 2. Edebiyat bilimleri, fıkıh, ahkâm-ı Şer’iyye ile uğraşan meşihat dairesinde çalışan kimseler için kullanılan bir terim. 3. OsmanlI dev…
Hazret-İ İlmiyye-İ Amâiyye
Amâ’ya ait ilmi hazır oluş anlamındadır, Arapça’dır. Bu uluhiyyet veya gaybu’l-guyub mertebesidir.
Bedreddin Mahmud el-Hâlî (Bengli Mahmud Efendi)
Bedreddin Mahmud el-Hâlî, “Bengli Mahmud” adıyla tanınan Larendeli Osmanlı müderrisidir; Bursa medreselerinde görev yapmış, 973’teki ilmiyye imtihanına katılmış ve Haydar Paşa Medresesi’nin ilk müderrisi olmuştur.
Diyarbakırlı Seyyid Ahmed el-Kürdî
Diyarbakır’da doğup İstanbul’da ilmiyye yoluna giren Seyyid Ahmed el-Kürdî (ö. 1726), Ebezâde Abdullah Efendi çevresinden mülâzemet aldı ve Cafer Ağa Dârülhadisi’nde müderrislik yaptı; Çapakçurlu Nakşibendî şeyhle aynı kişi değildir.
Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi
Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi (ö. Nisan 1722), şeyhülislâm Dürrî Mehmed Efendi’nin büyük oğlu; 1709’da ilmiyyeye girip Şehid Mehmed Paşa Medresesi müderrisliğine yükselen genç Osmanlı âlimidir.
Şeyh Hâfız Muhammed Hasîb Efendi
Velâdeti 1272/(1856); irtihâli 16 Recep 1329/(11 Temmuz 1911)’dur. Elliyedi sene muammer olmuşlar, yirmialtı sene neşr-i feyz-i tarîkat eylemişlerdir. Bâb-ı Meşîhatte Evrâk Müdîriyyeti'nde ve Silsile-i merâtib-i ilmiyyede bulundular. Pek ed…
Eserleri ve metinleri 1
Hacı Muhammed Zihni Efendi · Yoksa, "Necib Efendi peygam berdir." demek değildir. Rütbe-i ilmiyyeyi tevcihte asar-ı buhl gösteren Zihni Efendi'nin, "Haza nebiy yün!" diye bağırması pek mühim mes'eledir. Bi'l-ahare kendisine gelince derhal…
ilmihâl kitabı
ilmihâl kitabı a. bk. ilmihâl ilmiyye 360
cem'iyyet
C-n» ^) [< Ar. cem'] İslâm dünyasında ve OsmanlI devletinde 19. yüzyılm ilk çeyreğinden itibaren siyasî, İlmî ve sosyal amaçla kurulan teşkilât. Bu söz ilk defa İslâm dünyasında 18. yüzyıl başında Yunan- Katolik mezhebi Salvatoryenler adına…
Recâ
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Havf
1.4.1. Havf ve Recâ Mutasavvıflar havf ( ف وخلا) ve recâ ( ء اجرلا) kavramlarını müminde eşit oranda bulunması gereken iki güzel haslet olarak değerlendirmektedirler. Nitekim sûfîler arasında meşhur olan “Havf ve recâ amelin iki kanatıdır,…
Şeriat
2.2.13. Şeriat ve Hakikat Şeriat (ة عيرشلا) ve hakikat ( ةقيقحلا) ayrımı tasavvuf kaynaklarında ele alınan önemli bir mevzudur. Her iki kavrama da Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî aralarındaki farklara da işaret ederek eserlerinde yer vermişlerdi…
Bast
1.2.5. Kabz ve Bast Kabz ( ضبقلا) ve bast ( ط سبلا) kavramları mutasavvıfların hal yahut makam olarak değerlendirdikleri iki kavramdır. Söz gelimi Serrâc, Kuşeyrî ve Hücvîrî eserlerinde kabz ve bast kavramlarına hal olarak yer verirlerken,…
Sabır
1.1.8. Sabır ve Şükür Mutasavvıfların üzerinde önemle durdukları ve eserlerinde uzunca yer ayırdıkları sabır ( ربصلا) ve şükür (ر كشلا) kavramları hemen tüm tasavvuf kaynaklarında yer alan terimlerdir.197 Serrâc, Kelâbâzî, Ebû Tâlib el- Mek…
Çalma-Çalma Destâr
Bir tür sarık. Bu sarıklara çalma destâr da denilir. Çalma sarıklar, beyaz renkli olup ilmiyye sınıfına mensup kimseler tarafından giyilirdi. Kelime olarak çalma, sıvama olmayan kaba şey demektir.
Hâcegân Tarikatı
Nakşbendiy-ye Tarikatı’nın bir diğer adı. Hâcegân, Farsça’da, “hoca” kelimesinin çoğulu olup “hocalar” manasına gelir, iran kültür çevresinde bilim adamları için bu tabir kullanılır. Bu tasavvuf okulunun liderlerinin, tamamen ilmiyye sınıfı…
Zeyl Meşayihi
Vaizler hakkında kullanılan bir tâbirdi. Bâb-ı Meşihatta tutulmakta olan ilmiyye sicilinin sonuna yazıldıkları için, bu adı almışlardır. En yüksek derecesi Ayasofya kürsüsü olup, derecesi otuz idi.
Sayfalar 189–195
Muzaffer Ozak Külliyatı · Netekim, Enbiyâ'ya bahş ve ihsan buyurulan mü'cizeler de üç kısımdır: I. Mû'cize-i kevniyye II. Mû'cize-i ilmiyye III. Mü'cize-i vücudiyyedir: Evliyâ'ullaha bahş ve ihsan buyurulan
Sayfalar 587–594
Muzaffer Ozak Külliyatı · BIRINCISİ: IKİNCISI: ÜÇÜNCÜSÜ: DÖRDÜNCÜ: BEŞINCISI: Derya gibi sehvettir. Güneş gibi şefkattir. Toprak gibi tevazüdur. Ölüm gibi hilmiyettir. Gece gibi örtmektir. (Halkın ayıpların
Sayfalar 547–554
Muzaffer Ozak Külliyatı · - H - Sahife Habeş imparatorunun başına gelenler, ülkesinde yaşayan Müslümanlara yaptığı ezâ ve cefanın sonucu ve cezasidır Hak velilerine bahş ve ihsan buyurulan kerameti kevniyye