Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

21 sonuç · toplam 21 · “hâmil” · 1/1

01
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

hâmil

CUU [< Ar.haml] (ç. b. kıhamele) “Taşıyan, yüklenen” an -ı lammda olan bu söz, bazı kelier melerle tamlama biçiminde dinî kterimler oluşturmuştur. k.

↗
02
Eser kaydı · Ad / başlık eşleşmesi

Hâmilü’l-muhâdarât

Ahterî Mustafa Efendi · Tarihî ve edebî malzemeyi musâhabe düzeninde bir araya getiren eser.

↗
03
Sözlük · Ad / başlık eşleşmesi

hâmil-i vahy

“Vahyi sırtında taşıyan.” anlamında Cebrâil Aleyhisselâm için kullanılan bir terim

↗
04
Mekân · Ad / başlık eşleşmesi

Şeyh Hâmil / Siyâhî Efendi Tekkesi

İstanbul · Türkiye · Bozuk addan temiz kayda Risâle aktarımında “Seyyah / Siyah Şeyh” biçiminde görülen ad, Sefîne-i Evliyâ'nın 1924-25 cetvelinde Şeyh Hâmil Tekkesi ve postnişin Şeyh Siyâhî Efendi olarak okunur. Âyin günü Sefîne cetveli te…

↗
05
Eser kaydı · Bağlam eşleşmesi

Bâkî’nin Sünbül Kasidesi

Karamanî Ahaveyn Mehmed Çelebi · Bâkî kasidesini Ahaveyn Mehmed’e sunarak onun hâmiliğini şiirle kaydetti.

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Lokma

لقمه) Gıda. Süfilere göre ilhama nail olmak için helal lokma şarttır. Helal lokma yemeyen, melekten gelen ilham ile Seytan’dan gelen vesveseyi ayırt edemez (2K 53). Dervişlerin hayat tarzı bir hırka bir lokma esasına dayanır. | Et lokması l…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Samt

+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

istîlâd

Bir kimsenin çocuk edinme amacıyla cariyesini hamile bırakması ve cariyenin hürriyetine kavuşm ile sonuçlanan hukukî süreç. istilâm a. [Âr. ] flk. Hac deti sırasında tavaf yapılı “Hacerü’l-esved”in yanına lindiğinde el sürme, onu ö ya da te…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

d” hamele

d” hamele a. [Anhâmilîn ç. b.] si “Taşıyanlar” anlamında olan bu ak söz, bazı kelimelerle tamlama ir biçiminde dinî terimler oluşturmuştur. m, de

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

iddet-i hayz

Normal hukukî şartlar çerçe Hz. vesinde evliliği sona eren bir ü kadmın, önceki kocası, yani ±4.) boşanmak üzere olduğu koa.” casmdan hamile olup olmaol dığmın anlaşılması için baş vurulan bir yol

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Fâsid Kan

Üç günden yâni yetmiş iki saatten -beş dakika bile az olsa- gelen kan, yeni başlayan (baliğa, ergen) olan için on günden çok sürüp, onuncu günden sonra gelen kan, yeni olmayanlarda (kadınlarda) âdetten çok olup on günü de aştığında âdetten…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ma'rifetullah

Allahü teâlâyı tanıma, bilme. (Bkz. Ma'rifet) İlimlerden öyleleri vardır ki, onları ancak ma'rifetullaha sâhip olanlar bilirler. Onlar bu ilimlerden haber verdikleri zaman, ma'rifetullaha sâhib olmayanlardan başkası onları inkâr etmez. (Had…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Mukarreb

Yakınlaştırılmış. 1. Cennette dereceleri en yüksek olan. Îmânları ileride olanlar, Allahü teâlâya yaklaşmakta ileride olanlardır. Bunların hepsi mukarreblerdir. (Vâkıa sûresi: 10) Üç çeşit fakir vardır.Birincisi, istemezler verince de almaz…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Talâk Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin altmış beşinci sûresi. Talâk sûresi on iki âyet-i kerîme olup, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Boşanma konularından bahsettiği için bu adı aldı. Sûrenin başında İslâm âile hukûkunun boşanma konusundaki hükümleri, so…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Hac Sûresi

Kur'ân-ı kerîmin yirmi ikinci sûresi. Hac sûresi Medîne'de nâzil oldu (indi). Yetmiş sekiz âyet-i kerîmedir. Sûrede, hac ibâdetinin ilk önce İbrâhim aleyhisselâm tarafından yapıldığından ve Peygamber efendimizle devâm ettirildiğinden bahsed…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

İstihâza

Kadınlarda âdet ve lohusalık dışında gelen ve oruç ile namaza mânî olmayan kan. Hanefî mezhebinde, üç günden (72 saattan) beş dakika bile az olan ve yeni başlayan için on günden çok sürünce, onuncu günden sonra ve yeni olmayanlarda âdetten…

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Satmak

Çocuğu doğup ölen ve bu yüzden çocuk sahibi olmakta zorlanan bazı Anadolu yörelerindeki aileler, satma denen bir yola başvururlardı. Kadın hâmile kalınca, bir türbeye gider, oradaki yatıra çocuğunu satardı. Bazı yerlerde bu muamelede, çocuk…

↗
18
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 134–145

Muzaffer Ozak Külliyatı · VE EZKÂ TAHİYYATİKE FADLEN VE ADEDEN Tahiyyatının sayı ve fazilet bakımlarından en pâk ve arınmışını ALÂ EŞREF-İL HALÂ'İK-İL İNSANİYYETİ İnsan olarak yaratılmışların en şereflisi V

↗
19
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 378–384

Muzaffer Ozak Külliyatı · 2. EHL-İ-RİYÂ: Bunlar da gösteriş için, desinler, söylesinler ve övsünler diye ibadet edenlerdir. Oysa, Hakka kul imiş gibi görünerek, nefislerine kul olduklarının ve kendi nefisle

↗
20
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 392–398

Muzaffer Ozak Külliyatı · lar, sahralar, yazlar, kışlar ve baharlar, arşlar, kürsiler, cennet ve cehennem, huri ve gılman, kevser ve vildan, çarh-ı felek ve her canlı melek onun için, onun emrine müsahhar k

↗
21
Eser · Bağlam eşleşmesi

Sayfalar 373–378

Muzaffer Ozak Külliyatı · Taberiye gölünün ise suları taşmıştı. Kâbe'de bulunan putların hepsi yüz üstüne kapanmış; Lât, Uzzâ, Menât denilen üç büyük put, parça parça olmuş, Kâbe'nin duvarlarından sesler ge

↗