ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
18 sonuç · “erîme”
01Abdülkerîm el-Cîlî
Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.
Abdülkerîm el-Kuşeyrî
Abdülkerîm el-Kuşeyrî (986-1072), Nîşâbur’da fıkıh, hadis, Eş‘arî kelâmı, tefsir ve tasavvufu birleştiren; er-Risâle ve Letâifü’l-işârât ile Sünnî tasavvuf dilinin başlıca kaynaklarını kuran âlim ve mürşiddir.
Balıkesirli Kara Mehmed Efendi
Balıkesirli Kara Mehmed Efendi (ö. 1139/1726-27), Müfettişzâde Abdülkerîm Efendi’nin çevresinde yetişen; Bursa’nın çok sayıda vakıf medresesinde ve İnegöl İshak Paşa Medresesi’nde yaklaşık otuz beş yıl ders veren Osmanlı müderrisidir.
Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi
Hasîrîzâde Muhammed Elîf Efendi (1850–1927), Sütlüce Sa‘dî Dergâhı’nın şeyhi; Mesnevî ve Şemâil dersleri, çoklu icazetleri, Meclis-i Meşâyih reisliği ve eserleriyle son dönem İstanbul tasavvuf hayatının güçlü âlimlerinden biridir.
Hoca Biraderi Mehmed Efendi
Hoca Biraderi Mehmed Efendi (ö. Zilkade 983/Şubat-Mart 1576), Bursa Kaplıca Medresesi'nden Şam müftülüğüne yükselmiş bir Osmanlı âlimidir.
Manisalı Şeyh Seyyid Abdülkerim Efendi
Manisalı Seyyid Abdülkerim Efendi (ö. 1100/1688-89), Tekirdağlı Şeyh Muslî Efendi'nin yanında on iki yıl hizmet ettikten sonra Bursa'ya halife gönderilen Halvetî şeyhidir.
Mehmed Çelebi (Emir Şah'ın Biraderi)
Mehmed Çelebi (ö. 977/1569), Hamid yöresinden yetişmiş; Manastır, Edirne ve İstanbul medreselerinde ders vermiş, Arap dili ve güçlü muhakemesiyle anılmış Osmanlı âlimidir.
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ Süleymân Çelebi, peygamberlerin övünç kaynağı olan Hz. Muhammed (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’i medh eden kişidir. Bursa’da, zînet-sâz-ı âlem-i şuhûd olmuştur. Yıldırım Bâyezîd Hân devri ricâlindendir. Bu mübârek zât, mazhar-ı feyz-i Muhammedî olup, yüzlerce seneden beri, eyâdî-i ihtirâm-ı ümmette bulunan manzûme-i…
Muhammed b. Abdülkerîm es-Semmân
Muhammed b. Abdülkerîm es-Semmân, Medine'de Halvetiyye-Bekriyye irşadını Kādirî, Şâzelî ve Nakşibendî icazetleriyle birleştiren; Semmâniyye'yi Afrika'dan Güneydoğu Asya'ya taşıyan halifeleriyle tanınan mutasavvıftır.
Mustafa Şerîf Efendi
Mustafa Şerîf Efendi (yaklaşık 1842–1910), İbrâhim Abdülkerîm Efendi'den hilâfet alan; İbnü'l-Arabî ve Kādirî metinleri üzerinde çalışan İstanbul Kādirîsidir.
Pîrâbî Sultan
Pîrâbî Sultan, Bektaşî velâyet geleneğinde Hacı Bektâş'ın halifeleri arasında anılan; hayatına ilişkin bilgileri menâkıbnâme katmanında korunmuş şahsiyettir.
Seyyid Mustafa Yıldız Efendi
Şeyh Seyyid Mustafa Yıldız Efendi Köstendilli Ali Efendi hulefâsındandır. Gerezelidir, orada dergâhı var imiş. Sultan Mahmûd-ı evvelin devrinde İstanbul’a gelerek Sarây-ı Humâyûn’da müsâfir olmuş idi. Bu sırada Şeyh Nasrullah Efendi isminde bir zâtı rü’yâsında görür ve devr-i Fâtih’ten beri medfûn olduğu mahallin mürûr-ı zamân ile ma’rûz-ı tecâvüz olarak elyevm mezbele-gâh bulunduğundan, bundan tahlîsı teklîf eder. O da Bahçekapısı’nda…
erîme
Kur’ân-ı Kerîm’in o ayetlerinin her birisi: “Kerîme-i keşt tnnâ fetahnâ leke fethan y mubînâ” 2. Kız, kız çocuğu. l § tam. kerîme-i târîh (j^jt r kjS) mec. Yurt. t Kız, kız çocuğu. l § tam. kerîme-i târîh (j^jt r kjS) mec. Yurt. t
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
Sayfalar 85–93
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar
Sayfalar 120–125
Muzaffer Ozak Külliyatı · Iyi Ahlâk Derneği; ayrıca «Fukaraya Yardım Cemiyeti» adı altında bir cemiyet kurarak, buraya verilecek olan, hayırperver zatların yardım ve sadakalarını başka maksat veya menfaatle
Sayfalar 126–134
Muzaffer Ozak Külliyatı · kapıda görününce kadınların hepsi bıçakları ile meyvaların jerine parmaklarını kesmeğe başladılar ve bunun farkına dahi varmadılar. Bunu gören Züleyha, Yusuf Aleyhisselâmı dışarıya
Sayfalar 265–271
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALLÛ ALÂ RESÜLÜNÂ MUHAMMED Sallû alâ seyyidina Muhammed Sallû alâ mürşidina Muhammed Sallû alâ şemsiddüha Muhammed Sallû alâ Bedriddûca Muhammed Sallû alâ nurül hûda Muhammed Sall