ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
28 sonuç · “bdâ”
01Anadolu Abdalları Çevresi
Bektaşiyye'nin teşekkülünden önce ve sırasında Hacı Bektâş hafızasına bağlanan gezgin derviş, zâviye ve ocak çevreleri.
Bektaşiyye
Hacı Bektâş-ı Velî'nin tarihî ve menkıbevî hafızası çevresinde Anadolu abdalları, Rumeli gazi-dervişleri ve XVI. yüzyılda Balım Sultan'ın düzenlediği erkânla teşekkül eden; Babagân ve Çelebiler otorite hatları bulunan tasavvuf geleneği.
Dâvûdiyye (Kādiriyye)
Ebû Bekir b. Dâvûd'a nispet edilen Suriye kökenli Kādirî kol.
Kuruluş ve İlk Zâviyeler
Mekke, Cebelülahdar ve Câğbûb'da eğitim, üretim ve irşad merkezlerinin kuruluş dönemi.
Abdal Mûsâ
Abdal Mûsâ; menkıbeleri Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla ilgili rivayetlere karışan ve Bektaşî an'anesinde önemli bir yeri olan Anadolu abdallarından biri . Kaynak, gerçek şahsiyetinin “çok müphem” olduğunu belirtir.
Ebû Bekir b. Dâvûd el-Kādirî
Ebû Bekir b. Dâvûd (ö. 806/1403), Şam’da Kādirî Dâvûdiyye koluna adını veren, Kāsiyûn eteğindeki zâviyeyi kuran ve toplumsal arabuluculuğuyla tanınan sûfî şeyhidir.
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî
Ebû İshak Şâmî el-Çiştî (ö. 329/940-41), Bağdat’ta Mumşâd ed-Dîneverî’nin yanında yetişip Çişt’e gönderilen, Ebû Ahmed Abdal’ı yetiştirerek Çiştiyye nispetinin erken çevresini kalıcılaştıran sûfîdir.
Ebü’l-Hasan el-Harakānî
Ebü’l-Hasan Ali b. Ahmed el-Harakānî (352/963-425/1033), Bistâm yakınındaki Harakan’da yaşayan; Bâyezîd-i Bistâmî’ye mânevî nispeti, Ebü’l-Abbas el-Kassâb’dan terbiyesi, halka hizmet ve merhamet merkezli sözleriyle Horasan tasavvufunun etkili sûfîlerinden biridir.
Hâce Ebû Ahmed Abdâl-ı Çiştî
Hâce Ebû Ahmed Abdâl-ı Çiştî (260-355/874-966), Çişt’te Ebû İshak Şâmî’ye intisap edip onun halifesi olan ve irşad görevini oğlu Ebû Muhammed Çiştî’ye devreden erken Çiştiyye şeyhidir.
Hacı Bektâş-ı Velî
Hacı Bektâş-ı Velî (ö. muhtemelen 669/1271), Bektaşîliğin pîri sayılan Türkmen şeyhi. Kaynaklar onu Baba İlyâs-ı Horasânî'nin halifesi bir Haydarî-Vefâî dervişi olarak gösterir; adını taşıyan tarikat ise iki buçuk asır sonra kurulmuştur .
I. İdrîs es-Senûsî
Muhammed İdrîs es-Senûsî (1890–1983), Cağbûb'daki Senûsî zâviyesinde yetişen, 1917'de tarikat liderliğini üstlenen ve 1951'de bağımsız Libya'nın ilk kralı olan dinî-siyasî şahsiyettir.
Karaca Ahmed
Abdalân-ı Rûm zümresine mensup Türkmen dervişi ve halk hekimi.
Kaygusuz Abdal
Kaygusuz Abdal (ö. 848/1444 [rivayet]), Abdal Mûsâ'nın müridi; menâkıbnâmesi, Kahire'de kurduğu Kasrü'l-ayn Dergâhı ve manzum-mensur eserleriyle Alevî-Bektaşî edebiyatının kurucusu sayılan mutasavvıf şair.
Muhammed b. Ali es-Senûsî
Muhammed b. Ali es-Senûsî (12 Rebîülevvel 1202/22 Aralık 1787, Cezayir – 9 Safer 1276/7 Eylül 1859, Cağbûb); Senûsiyye'nin kurucusu . Hac ve ticaret yolları üzerine yirmi iki zâviye kurmuş, Cağbûb'da 8000 ciltlik bir kütüphane tesis etmiş, ictihad kapısının kapanmadığını savunmuştur.
Otman Baba
Otman Baba (780/1378-79 – 883/1478), erenlerin “Hüsam Şah” dediği Kalenderî şeyhi; yüzlerce abdalıyla Balkanları dolaşarak XV. yüzyıl Rumeli Kalenderîliğine damgasını vurmuş, kendini zamanın kutbu sayarak Fâtih Sultan Mehmed'in karşısında dahi bu iddiadan vazgeçmemiştir.
Seyyid Ahmed Şerîf es-Senûsî
Seyyid Ahmed Şerîf es-Senûsî (1873–1933), Cağbûb'da yetişen Senûsiyye'nin üçüncü şeyhi; Fransız ve İtalyan sömürgeciliğine karşı Sahra ve Trablusgarp direnişini yöneten, 1918'den sonra Anadolu'da Millî Mücadele'yi destekleyen âlim ve teşkilâtçıdır.
bdâ
QJjJ) [Ar.] Yepyeni ve örneği bulunmayan bir şeyi yeniden yapmak, yeni bir şey yaratmak anlamında kelâm terimi.
bdâl
Hadis biliminde, hadislerin senetlerinin veya metinlerinin yerlerini değiştirme işlemi.
rikâbdâr
(jhISJ [< Ar. rikâb + F. dâr] Bazı Türk-İslâm devletler rinde saray ve çevresindeki ahırlarda, özellikle de OsmanlIlarda padişahm maiyetinde görev yapan kimseler.
abdâlân a ^hi) [Ar. abdâl’ın
abdâlân a ^hi) [Ar. abdâl’ın F. ç. b.] Abdallar; bk. abdâl
Abdalân
Abdallar. Farsça çoğul biçimindeki kelime, tasavvuf literatüründe abdâl adı verilen velîler topluluğunu ifade eder. Abdalân-ı Rûm Anadolu’nun İslâmlaşması ve Osmanlı kuruluş çevresiyle ilişkilendirilen gezgin derviş ve eren zümreleri için kullanılan tarihî ad. Abdâl ve Rum erenleri maddelerine de bakınız.
abdâl-ı seb'a
Yedi erenler olup bunlardan dördü “evtâd” (bk. bu madde), ikisi imam ve biri “kutub” (bk. bu madde) dur
Abdâl Ya’kûb Zaviyesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Abdâl Ya’kûb Zaviyesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 2 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Sadede rucû' edelim, İbrâhim Nakşî-i Sünbülî.
SÛFİLERİN AHLÂK ANLAYIŞI
Avârifü’l-Maârif · 29. bölüm · Sûfiler, Rasûlullah (a.s) Efendimize uyma konusunda insanların en ileride bulunanları ve O’nun sünnetini ihyaya en fazla lâyık olanlarıdır. Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) ahlâkı ile ahl
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 178–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ
Sayfalar 702–708
Muzaffer Ozak Külliyatı · nenin yorumlanmasında ve uygulanmasında bile hâlâ bir anlaş.. maya varamadık. Oysa: Durur ahkâm-ı nusret ittihad-ı kalb-i milletten, Çıkar âsar-ı rahmet ihtilâf-ı re'yi ümmetten...