Ara
Menü

Otman Baba

Otman Baba (780/1378-79 – 883/1478), erenlerin “Hüsam Şah” dediği Kalenderî şeyhi; yüzlerce abdalıyla Balkanları dolaşarak XV. yüzyıl Rumeli Kalenderîliğine damgasını vurmuş, kendini zamanın kutbu sayarak Fâtih Sultan Mehmed'in karşısında dahi bu iddiadan vazgeçmemiştir.

Vefat
1478
Unvan
XV. yüzyıl Balkan Kalenderîliğinin büyük dervişi

Tek kaynak: Küçük Abdal'ın Vilâyetnâmesi

780/1378-79'da doğdu. Hayatına dair bilinenlerin tamamı, halifelerinden Küçük Abdal'ın onun ölümünden beş yıl sonra yazdığı Vilâyetnâme-i Otman Baba'ya dayanır. Küçük Abdal, eseri yazma görevini bizzat Otman Baba'nın kendisine verdiğini söyler.

Bu eser, birbirine benzeyen keramet hikâyelerini tekrarlayan menâkıbnâmelerden ayrılır: dönemin dinî ve sosyal hayatına ışık tutan birinci elden bir kaynak olarak değerlendirilir. Yine de tek kaynak olması, anlatılanların Otman Baba'nın kendi çevresinin bakışını taşıdığı anlamına gelir.

Kimliği ve adları

Küçük Abdal'a göre Anadolu'ya Timur ile birlikte gelmiş, halk arasında Otman Baba diye tanınmış, erenler ona Hüsam Şah demiştir. Oğuz dili konuşurdu; cüssesi heybetli, nazarı himmetliydi ve sırrına kimsenin vâkıf olamayacağını söylerdi. Ağrı dağı eteklerinde, Bursa, İznik, Germiyan ve Saruhan yöresinde dolaştı; Fâtih Sultan Mehmed'le, o daha şehzadeyken Manisa'da görüştü.

Balkanlar ve abdalân-ı Rûm

Küçük Abdal'ın “abdalân-ı Rûm” diye tanımladığı yüzlerce dervişiyle İstanbul'a geldi; Göztepe ve Terkos civarında bir süre kaldıktan sonra uzun yıllar faaliyet göstereceği Balkanlara geçti. Babaeski, Aydos, Dobruca, Tırnova, Zağra, Filibe, Edirne, Vize, Siroz, Belgrad, Semendire, Ağaç denizi ve Balkan dağı dolaştığı yerler arasındadır.

Yazları Ahmed Baba (Vize), Mü'min Derviş (Zağra), Bayezid Baba (Vardar), Mecnun Derviş (Serez) ve Nasuh Baba (Karasu Yenicesi) gibi dönemin ünlü Kalenderî zâviyelerini dolaşır, kışları Varna ve Edirne'deki zâviyesinde geçirirdi. Halkın sıkıntılarını gidermeye çalışır, zorda kalan çiftçilere destek olur, abdalları için kurban toplardı. Köprü yaptırdığı, abdallarından ıssız alanlara çeşmeler kurup sular akıtmalarını istediği ve Balkanları yerleşim yeri hâline getirmeye çalıştığı kaydedilir.

Yörüklük ve sosyal taban

Balkanlarda özellikle yörükler, bilhassa Tanrıdağı yörükleri arasında faaliyet gösterdi; kendisinin de yörük olması faaliyet sahasını belirlemiştir. Halil İnalcık'a göre bunun temelinde merkezî yönetimce dışlanmış zümrelere mensubiyeti yatar: abdallarının çoğu Doğu Balkan dağları veya Dobruca yörüklerinden fakir çobanlardı.

Şehirde yaşayanları “koca karınlı” diye eleştirmesi ve sürekli dağlarda dolaşması, kendisini ve mensup olduğu çevreyi açıkça ortaya koyar. Abdallarıyla Balkanlardaki fetih hareketlerine katılıp gazilerle birlikte savaştı, onlarla yakın dostluk kurdu; buna karşılık devlet adamlarının ihsanlarını kesinlikle kabul etmedi. Yakınlık kurduğu akıncı gazilerin başında Mihaloğlu Ali Bey gelir.

Kutbiyyet iddiası

Vilâyetnâme'de Yıldırım Bayezid devrinde kutbiyyet makamının Şücâüddin Dede'de bulunduğu, sonra Otman Baba'ya geçtiği belirtilir. Küçük Abdal onu “kutbü'l-aktâb, kutbü'l-âlem, kutbü'z-zamân, kân-ı velâyet, server-i şâh-ı cihân, nokta-i hakîkat, şâh-ı merdân, şâh-ı Kerbelâ” gibi unvanlarla anar — bu unvanlardaki Ehl-i beyt vurgusu açıktır.

Bu telakki, onun devlet karşısındaki tavrının anahtarıdır: Fâtih'i sultan olarak tanımakla birlikte kâinatı yöneten kutbun kendisi olduğunu, tasarrufu olmaksızın hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğini vurgular. Kendini padişahın yaptığı işlerden sorumlu görürdü.

Fâtih Sultan Mehmed ile ilişkisi

Vilâyetnâme'nin en çok üzerinde durduğu konu budur. Rivayete göre Fâtih daha şehzadeyken rüyasına girmiş, kendini tanıtmış ve Rum diyarına onu padişah yapmak için geldiğini söylemiştir. Belgrad seferi öncesinde sefere çıkmamasını, çıkarsa başarısız olacağını söylemiş; Fâtih bunu sert bir tepkiyle karşılamışsa da sefer başarısız olunca üstünlüğünü tanımak zorunda kalmış ve bu tarihten sonra ona son derece hürmetkâr davranmıştır. Eserde Mahmud Paşa başta olmak üzere Fâtih'in yanındaki devlet adamlarının da onun “sırr-ı velâyet” olduğunu bildikleri vurgulanır.

Bu anlatıların, olayların kaydı değil Otman Baba çevresinin devletle ilişkiyi nasıl kurguladığının kaydı olduğu göz önünde tutulmalıdır.

Muhalefeti ve karşı çıkışlar

Hz. Peygamber'le nübüvvet devrinin sona erdiğini, Hz. Ali ile velâyet devrinin başladığını söyler; velîleri divane ve meşrû (şeriata riayetkâr) diye ikiye ayırır ve divaneleri üstün sayardı. Bu gayr-i Sünnî görüşleri sebebiyle medrese çevrelerince Fâtih'e şikâyet edildi, hatta mahkemede sorgulandı; fakat ölünceye kadar fikirlerini savunmayı sürdürdü.

Dönemin bazı tarikat şeyhleriyle de anlaşamadı. Onları dünya malı biriktirmek, şan ve şöhret peşinde koşmak, iktidara yakın çevrelerle iş birliği yapmak, halka yalan yanlış mârifet satmak ve kurdukları vakıfları evlâdiyeliğe dönüştürmekle suçluyordu.

Bektaşî ileri gelenleriyle ilişkileri de iyi değildi: Vardar Yenicesi'nde bir sohbette Bayezid Baba'yı azarladı, onun Rumeli'deki bütün Hacı Bektâş dervişlerini davet ettiği toplantıya katılmayıp koyun postuna bürünerek “insilâh” hâlini tercih etti; ziyaretine gelen Bektaşî şeyhi Mahmud Çelebi'yi de azarladı. Küçük Abdal'a göre Şücâüddin Baba, Arık Çoban (Koyun Baba) ve Hacı Bektâş-ı Velî dışında geçmişte ve kendi döneminde yaşayan hiçbir velîyi kabul etmezdi.

Sarı Saltuk vurgusu

Vilâyetnâme'de Balkanların efsanevî kahramanı Sarı Saltuk'a atıfta bulunduğu ve Balkanlarda iman çerağını yakan Sarı Saltuk'un aslında kendisi olduğunu vurguladığı görülür. Bu, kutbiyyet iddiasının tarihe doğru genişletilmiş hâlidir: aynı velâyetin farklı zamanlardaki zuhuru olarak kendini konumlandırır.

Vefatı

Küçük Abdal, 8 Receb 883'te (5 Ekim 1478) vefat ettiğini kaydeder. Ölmeden önce abdallarını yanına toplayıp yetmiş iki buçuk milleti birbirinden ayırt etmemeleri gerektiğini hatırlatmış; ölümden korkmadığını, bir atı olduğunu ve ona binip göğe çıkacağını, arkasından ağlamamalarını, artık üşümeyeceğini, yorulmayacağını, acıkmayacağını, aslının zaten orada olduğunu söylemiştir. Cenazesine, içlerinde dânişmendlerin de bulunduğu iki bin kişi katıldı. Varna'daki zâviyesinde bulunan türbesi 1506'da yapılmıştır.

Tesiri

Osmanlı Kalenderîlik tarihinde önemli bir yeri vardır; Balkanlarda XV. yüzyıl Kalenderîliğine damgasını vurmuş, etkisi sonraki dönemlerde sürmüştür. XVI. yüzyılda Kalenderî-Bektaşî-Hurûfî bağlamında şiirler söyleyen Muhyiddin Abdal onu “ululardan ulu, yedi iklim dört köşeye, arşa kürse tolu” bir şahsiyet olarak tanıtır.

Halifesi Akyazılı Sultan'dan sonra kutbiyyet makamına geçtiğine inanılan Demir Baba'nın abdalları ona saygı duymuş, türbesini sık sık ziyaret etmiş ve bu ziyaretin en büyük kerem olduğunu söylemişlerdir. II. Bayezid'e Arnavutluk'ta yapılan suikast girişiminden (1492) Otman Baba dervişleri sorumlu tutulmuştur. Anadolu ve Balkanlarda pek çok köye onun adına nispetle Hüsam Dede adı verilmiştir.

COĞRAFÎ HAFIZA9 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi9 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 6 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Fâtih'in rüyasına girmesi

Şehzade Mehmed'in rüyasına girip onu padişah yapmak için geldiğini söylemesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Rivayete göre Otman Baba, Fâtih daha şehzadeyken rüyasına girmiş, kendini tanıtmış ve Rum diyarına onu padişah yapmak için geldiğini söylemiştir.

Çerçeve. Anlatı, Otman Baba'nın kutbiyyet iddiasının siyasî düzleme taşınmış hâlidir: saltanatın kaynağını velînin tasarrufuna bağlar. Fâtih'in şehzadeliğinde Manisa'da görüştükleri kaydı ayrıca vardır; rüya anlatısı bu görüşmenin gelenek içinde yeniden kurulmuş biçimi olarak okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Belgrad seferi uyarısı

Sefere çıkmamasını söylemesi, Fâtih'in sert tepkisi ve seferin başarısızlığı.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Fâtih Belgrad seferine çıkmayı planladığında Otman Baba ona sefere çıkmamasını tavsiye etmiş, çıktığı takdirde başarısız olacağını söylemiştir. Fâtih bu tavsiyeyi sert bir tepkiyle karşılamış, ancak sefer başarısızlıkla sonuçlanınca onun üstünlüğünü tanımak zorunda kalmış ve bu dönemden sonra ona hürmetkâr, lutufkâr ve itaatkâr davranmıştır.

Çerçeve. Belgrad kuşatmasının başarısızlığı tarihî bir olaydır; uyarı ve sonrasındaki tutum değişikliği ise Vilâyetnâme'nin anlatısıdır. Menkıbenin işlevi, velînin tasarrufunun sultanın kararından üstün olduğunu göstermektir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Sarı Saltuk'un kendisi olduğu iddiası

Balkanlarda iman çerağını yakan Sarı Saltuk'un aslında kendisi olduğunu vurgulaması.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Vilâyetnâme'de Otman Baba'nın, bölgenin efsanevî kahramanı Sarı Saltuk'a atıfta bulunduğu ve Balkanlarda iman çerağını yakan Sarı Saltuk'un aslında kendisi olduğunu vurguladığı görülür.

Çerçeve. Bu bir kimlik iddiası değil, velâyet anlayışının ifadesidir: aynı velâyetin farklı zamanlarda zuhur ettiği düşüncesi. Kutbiyyet telakkisinin tarihe doğru genişletilmiş hâli olarak okunmalıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Buluta binmesi ve yıldırımı kamçı yapması

Tabiata hükmetmeye dair keramet anlatıları.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Vilâyetnâme'de Azerbaycan taraflarından İstanbul'a bir buluta binerek geldiği, yıldırımı kendisine kamçı yaptığı, fırtına çıkarıp yağmur yağdırdığı, tabiata hükmetme gücüne sahip olduğu anlatılır.

Çerçeve. Bu anlatılar büyük olasılıkla onun zamanın kutbu ve yegâne hâkimi olduğunu vurgulamak amacıyla üretilmiştir. Bazılarında şamanist motifler bulunduğu değerlendirilir: abdallarıyla kuru ağaç yığıp büyük ateşler yakarak etrafında semâ etmeleri, Fâtih'in hastalığı için ateş yakıp başında dua etmesi, Rumeli köylerinde halkı ejderhadan kurtarması gibi.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Bayezid Baba'yı azarlaması ve insilâh

Bektaşî toplantısına katılmayıp koyun postuna bürünmesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Vardar Yenicesi'nde bir sohbet sırasında Bayezid Baba'yı azarlamış; onun Rumeli'deki bütün Hacı Bektâş-ı Velî dervişlerini davet ettiği toplantıya katılmamış, koyun postuna bürünüp “insilâh” hâlini tercih etmiştir. Ziyaretine gelen Bektaşî şeyhi Mahmud Çelebi'yi de azarlamış, bu zat yakınlardaki bir Edhemî tekkesine saklanarak kurtulabilmiştir.

Çerçeve. Anlatılar Otman Baba'nın kerametini değil, Kalenderî çevrelerle örgütlü Bektaşîlik arasındaki gerilimi kaydeder. Küçük Abdal'a göre Şücâüddin Baba, Arık Çoban ve Hacı Bektâş dışında hiçbir velîyi kabul etmezdi.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Vefat vasiyeti: yetmiş iki buçuk millet

Ölmeden önce abdallarına milletleri birbirinden ayırt etmemelerini söylemesi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Ölmeden önce abdallarını yanına toplayıp yetmiş iki buçuk milleti birbirinden ayırt etmemeleri gerektiğini hatırlatmış; ölümden korkmadığını, bir atı olduğunu ve ona binerek göğe çıkacağını, arkasından ağlamamalarını, artık üşümeyeceğini, yorulmayacağını, acıkmayacağını, yerden göğe gideceğini, aslının zaten orada olduğunu söylemiştir.

Çerçeve. Vasiyetin ilk kısmı Kalenderî çevrelerin ayırt etmeyen tavrının en açık ifadelerinden biridir. İkinci kısım, ölümü bir yolculuk olarak anlatan geleneksel bir veda dilidir.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Vilâyetnâme-i Otman Baba

Halifesi Küçük Abdal'ın, onun ölümünden beş yıl sonra yazdığı menâkıbnâme; hayatına dair tek kaynak.

Metni gösterMetni daralt

Otman Baba'nın kendisine ait bir eseri yoktur; hakkında bilinen her şey halifesi Küçük Abdal'ın ölümünden beş yıl sonra kaleme aldığı bu menâkıbnâmeye dayanır. Küçük Abdal, eseri yazma görevini bizzat Otman Baba'nın verdiğini söyler.

Eser, birbirine benzeyen keramet hikâyelerini tekrarlayan menâkıbnâmelerden ayrı tutulur: dönemin dinî ve sosyal hayatına ışık tutan önemli bir kaynak olarak değerlendirilir. XV. yüzyıl Rumeli'sinin yörük çevreleri, Kalenderî zâviyeleri, akıncı gazileriyle ilişkiler ve derviş-devlet gerilimi hakkında birinci elden bilgi taşır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba; değerlendirme için Halil İnalcık, s. 129.

Kavram dünyası

İlk 4 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Abdalân-ı Rûm

Küçük Abdal'ın Otman Baba'nın dervişleri için kullandığı ad; XV. yüzyıl Rumeli abdal zümresi.

Metni gösterMetni daralt

Küçük Abdal, Otman Baba'nın yüzlerce dervişini “abdalân-ı Rûm” diye tanımlar. Bu zümrenin sosyal tabanı belirgindir: çoğu Doğu Balkan dağları veya Dobruca yörüklerinden fakir çobanlardı. Otman Baba'nın şehirlileri “koca karınlı” diye eleştirmesi ve sürekli dağlarda dolaşması bu tabanın ifadesidir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba; Ahmet Yaşar Ocak, Kalenderîler, s. 101.
TARİHÎ KAYIT

Kutbiyyet

Kâinatı yöneten kutup makamı; Otman Baba'nın devletle ilişkisini belirleyen telakki.

Metni gösterMetni daralt

Vilâyetnâme'ye göre Yıldırım Bayezid devrinde kutbiyyet makamı Şücâüddin Dede'de bulunuyordu, sonra Otman Baba'ya geçti. Küçük Abdal onu kutbü'l-aktâb, kutbü'l-âlem, kutbü'z-zamân gibi unvanlarla anar. Otman Baba Fâtih'i sultan olarak tanır, fakat kâinatı yönetenin kutup olduğunu ve onun tasarrufu olmaksızın hiçbir şeyin gerçekleşmeyeceğini vurgular — devlet adamlarının ihsanlarını reddetmesi de bu telakkinin sonucudur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.
TARİHÎ KAYIT

Divane velî ve meşrû velî

Otman Baba'nın velîleri ikiye ayırıp divaneleri üstün sayması.

Metni gösterMetni daralt

Otman Baba velîleri divane ve meşrû (şeriata riayetkâr) diye ikiye ayırır, divaneleri diğerlerinden üstün sayardı. Hz. Peygamber'le nübüvvet devrinin sona erdiğini, Hz. Ali ile velâyet devrinin başladığını söylemesiyle birlikte bu görüşler medrese çevrelerince Fâtih'e şikâyet edilmesine ve mahkemede sorgulanmasına yol açtı; ölünceye kadar fikirlerini savunmayı sürdürdü.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba.
TARİHÎ KAYIT

Hüsam Şah / Hüsam Dede

Erenlerin ona verdiği ad; Anadolu ve Balkanlarda pek çok köye verilen isim.

Metni gösterMetni daralt

Halk arasında Otman Baba diye tanınırken erenler ona Hüsam Şah derdi. Etkisinin coğrafî yayılımının işareti olarak Anadolu ve Balkanlarda pek çok köye onun adına nispetle Hüsam Dede adı verilmiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Otman Baba”, c. 34, s. 6-8.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Varna · BulgaristanOtman Baba Türbesi ve ZâviyesiKışlarını geçirdiği zâviyesi buradaydı; türbesi 1506'da yapıldı. Demir Baba'nın abdalları burayı sık sık ziyaret etmiş, ziyaretin en büyük kerem olduğunu söylemişlerdir. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Edirne · TürkiyeEdirne ZâviyesiVarna ile birlikte kışları geçirdiği iki zâviyeden biri. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Manisa · TürkiyeManisa (Fâtih ile görüşme)Fâtih Sultan Mehmed ile o daha şehzadeyken burada görüştü. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Plovdiv · BulgaristanFilibeBalkanlarda dolaştığı şehirlerden. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Stara Zagora · BulgaristanZağraYazları dolaştığı Kalenderî zâviyelerinden Mü'min Derviş zâviyesi buradaydı. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Kırklareli · TürkiyeVizeAhmed Baba zâviyesinin bulunduğu, yaz dolaşmalarında uğradığı yer. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Dobruca · RomanyaDobrucaAbdallarının önemli bir kısmının geldiği yörük bölgesi. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Smederevo · SırbistanSemendireBalkanlarda dolaştığı en batı uçlardan biri. İlişkili kişi dosyası Otman Baba : Otman Baba, Hüsam Şah (780/1378-79–8 Receb 883/5 Ekim 1478), Anadolu’dan Rumeli’ye uzanan hareketli irşadı, yörük-abdal çevresi ve Küçük Abdal’ın Vilâyetnâme’sinde korunan hatırasıyla Balkan tasavvuf tarihinin başlıca Kalenderî şahsiyetidir.Bulgaristan · BulgaristanOtman Baba Türbesi ve TekkesiTarihî ve geleneksel işlev Otman Baba Velayetnâmesi'ndeki Rumeli abdal ağının merkez mekânlarından biridir. İlişki katmanları Mekânın kuruluş tarihi, daha sonraki Bektaşî aidiyeti, türbe/ziyaret hafızası ve güncel kullanım durumu aynı şey değildir; farklı dönemler tek başlangıç hikâyesine indirgenmez.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba
  2. [2]Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba; Ahmet Yaşar Ocak, Kalenderîler, s. 101
  3. [3]Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba; TDV İslâm Ansiklopedisi, “Otman Baba”, c. 34, s. 6-8
  4. [4]Küçük Abdal, Vilâyetnâme-i Otman Baba; değerlendirme için Halil İnalcık, s. 129
  5. [5]Kişi kartı kaynak paketi — Otman Baba
  6. [6]TDV İslâm Ansiklopedisi: Bektaşîlik, Hacı Bektâş-ı Velî, Hacı Bektâş-ı Velî Külliyesi, Balım Sultan maddeleri; Vilâyetnâme geleneği; genel Bektaşîlik tarihi araştırmaları
Ortak kaynak kataloğunu aç →