Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

34 sonuç · “Vadi

01
Kol

Ervâdî–Gümüşhânevî Hattı

Hâlid el-Bağdâdî’den Ahmed el-Ervâdî’ye, ondan Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’ye uzanan; hadis tedrisi, ilmî icâzet ve irşad hilâfetini birlikte taşıyan Nakşibendî-Hâlidî aktarım hattı.

02
Şahsiyet

Ahmed el-Ervâdî

Ervâd, Trablusşam, Dımaşk, Kahire ve İstanbul arasında tahsil ve irşad faaliyetinde bulunan Ahmed el-Ervâdî, Hâlid el-Bağdâdî’nin halifesi ve Ahmed Ziyâeddin Gümüşhânevî’nin mürşididir. Hadis isnadı, ilmî icâzet ve tarikat hilâfetini aynı şahsiyette birleştirmiştir.

03
Şahsiyet

Ammâr Bû Sennâ

Ammâr Bû Sennâ (ö. 1193/1779), doğu Cezayir’in Vâdî Zenâtî–Guelma çevresinde yaşamış; adına nispet edilen Ammâriyye’nin Cezayir ve Tunus’ta yayıldığı Kādirî şeyhidir.

04
Şahsiyet

Çeşm-i Siyah Mustafa Efendi

Pravadi’den İstanbul’a gelerek saray hizmetinden ilmiye mesleğine geçen Çeşm-i Siyah Mustafa Efendi (ö. 1730), Sahn ve Süleymaniye derecelerindeki medreselerin ardından Medine, Şam ve Edirne kadılıklarında bulunmuş âlimdir.

05
Şahsiyet

Ebü’l-Hüdâ es-Sayyâdî

Ebü’l-Hüdâ Muhammed b. Hasan Vâdî es-Sayyâdî (1850–1909), Rifâî-Sayyâdî şeyhi ve iki yüzü aşkın Arapça eserle anılan müelliftir. II. Abdülhamid devrinde İstanbul ile Arap vilâyetleri arasında dinî, toplumsal ve siyasî aracılık yapmış; nüfuzunun gerçek sınırları ise hem çağdaşları hem modern araştırmacılar arasında tartışılmıştır.

06
Şahsiyet

Küçük Nûreddin Efendi

Küçük Nûreddin Efendi (ö. Safer 979/Haziran-Temmuz 1571), Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa'nın terbiyesinde Halvetî sülûkunu tamamlamış; belâgat alanında Mesâlik ve Hevâdî adlı eserleri yazmıştır.

07
Şahsiyet

Muhammed b. Nâsır ed-Der‘î

Muhammed b. Nâsır ed-Der‘î (1603-1674), Fas’ın Der‘a vadisindeki Tamgrût’u eğitim, irşad, kitap ve hac yolculuğu merkezi haline getiren Nâsıriyye pîridir.

08
Şahsiyet

Şeyh Muhammed el-Fectüli el-Ezheri

Muhammed b. Abdurrahman el-Fectûlî ez-Zevâdî el-Mağribî el-Ezherî, Muhammed b. Sâlim el-Hifnî'nin tanınmış halifelerinden ve Ezheriyye şubesinin nispet şahsiyetidir.

09
Sözlük

Vadi

Nebilerin, velilerin, âlimlerin kalpleri. Tür Dağı'ndan, yani feyz menbaından fışkıran marifet suları ve nefis mükâşefe halleri bu vadilerde akar (cim 69). Bkz. Tür. Vadi-i eymün (y+ ig’ $y) I. İlahi tecelliyi kabul edecek şekilde kalbi tasfiye etmek. 2. Mutlak vahdet ki, ondan “Ben Allah'ım” sesi gelir.

10
Sözlük

vadî'a

Bir malm ulan maliyetinin altında bir fiyatla satışı anlamında bir fıkıh terimi. amı,

11
Sözlük

nevâdir

Çok ender kullanılan söz n varlıkları ve bunları derleyen sözlükler. fık. İmam Muhammed’e nispet edüen ve “Zâhirü’r-Rivâye” olarak tanman kitaplarda yer almayan mezhebe ilişkin görüşler. n nevâ'ib ç.a. [Ar.] fık. İslâm devletlerinde olağan üstü durumlarda konulan düzensiz n vergiler.

12
Mekân

Kâsân

Fergana vadisi · Özbekistan · Fergānî'nin doğduğu, Mâverâünnehir'in Fergana vadisindeki şehir; Kâsânî nisbesi buradan gelir. Hayatı ve ailesi hakkında yeterli bilgi yoktur; Zehebî'nin “öldüğünde yetmiş yaşlarındaydı” kaydından hareketle 620 (1223) yılı civarında doğduğu söylenebilir. Tarihî şehrin bugünkü karşılığı kesinleştirilmediğinden koordinat verilmemiştir.

13
Mekân

Simlâl köyü

Sûs vadisi · Fas · Cezûlî, Fas'ın güneyindeki Sûs vadisinin Cezûle (Cüzûle) bölgesinde bulunan Simlâl köyünde doğdu; nisbesi mensup olduğu Berberî Cezûle kabilesinden gelir. Köyün bugünkü konumu kaynakta belirtilmediğinden koordinat verilmemiştir.

14
Mekân

Kasımpaşa Mevlevîhânesi

İstanbul · Türkiye · Babası Abdî Dede'nin, Kasımpaşa deresinin oluşturduğu vadinin orta kesiminde, Beyoğlu'na doğru yükselen sırttaki bostanı içinde tesis ettiği mevlevîhâne. Postnişin listesinde dördüncü sırada yer alır ve vefatından sonra buranın haziresine defnedilmiştir.

15
Mekân

Mukattam Dağı ve Karâfe'deki kabri

Kahire · Mısır · Genç yaşta tasavvufa yönelen İbnü'l-Fârız, babasından izin alarak Müsta‘zafîn vadisindeki Mukattam dağında harap hâldeki bir mescidde ibadet ve tefekküre çekildi. 2 Cemâziyelevvel 632'de (23 Ocak 1235) vefat edince aynı dağın eteğindeki Karâfe'de, Ârız diye bilinen mescidin yanında toprağa verildi. Ölüm yıl dönümünde ve cuma günleri kabrinin ziyaret edilip şiirlerinin ilâhi şeklinde okunması gelenek hâline gelmiştir.

16
Mekân

Mukattam dağı

Kahire · Mısır · Müsta'zafîn vadisindeki harap bir mescidde ibadet ve tefekküre çekildiği dağ; münzevi hayatının ilk mekânı. İlişkili kişi dosyası İbnü’l-Fârız : İbnü’l-Fârız (1181–1235), ilâhî aşkı ve seyrüsülûk tecrübesini Arap şiirinin en güçlü örnekleri arasında yer alan el-Kasîdetü’t-tâiyye ve el-Hamriyye ile anlatan Mısırlı sûfî şairdir.

17
Mekân

Vâdilkurâ

el-Ulâ civarı · Suudi Arabistan · 120 kadar sahâbî ile görüştükten sonra gidip kendini ilme verdiği yer. Konum vadinin genel hattına göre yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Basrî : Hasan-ı Basrî (21/642–Receb 110/Ekim 728), Medine’de sahâbe çevresinde yetişip Basra’da tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, vaaz ve zühd geleneğini şekillendiren tâbiî âlimidir; sonraki tasavvuf silsilelerinin ortak erken halkalarındandır.

18
Mekân

Mekke ve çevresindeki vadiler

Mekke · Suudi Arabistan · Şeyh Bakkāl'ın “fetih sana Mısır'da değil Mekke'de gelecek” işareti üzerine geldiği şehir. Muhtemelen 613-628 (1216-1231) yılları arasında Mekke çevresindeki dağ ve vadilerde çile çıkardı; kaynak bu çetin dönemin ruhî hayatında derin izler bıraktığını söyler. 628'de burada Avârifü'l-maârif müellifi Şehâbeddin es-Sühreverdî ile görüştü.

19
Mekân

Ya‘kūb-i Çerhî Türbesi

Hisar · Tacikistan · Gissar (Hisar) vadisinde bulunan türbe; Tacikistan'da müslümanların sıkça ziyaret ettiği türbeler arasında sayılır. Tacikler arasında en yaygın tarikatın Nakşibendiyye olması bu ziyaret geleneğini besler.

20
Mekân

Vâdilkurâ

el-Ulâ çevresi · Suudi Arabistan · Kervanın ulaştığı yer; kendisini çölden geçirmesi için her şeyini verdiği tüccar onu burada köle olarak sattı. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.

21
Mekân

Demir Baba Tekkesi

Razgrad · Bulgaristan · Deliorman’daki Bektaşî merkezi Demir Baba Tekkesi, Razgrad yakınındaki İsperih çevresinde, Deliorman’ın ormanlık vadilerinden birinde kurulmuştur. Demir Baba’nın hayatı büyük ölçüde menkıbevîdir; Akyazılı Sultan çevresiyle ilişkisi ve XVI. yüzyıldaki gazi derviş geleneği öne çıkar. Kuruluş tarihini ayırmak XIX. yüzyıl seyyahları Demir Baba’yı Rusçuklu Pehlivan İbrâhim Paşa ile karıştırmıştır. Türbenin mimarisi ve gelenek kayıtları tekkenin II. Mahmud döneminde değil XVI. yüzyılın ikinci çeyreğinde tesis edildiğini düşündürür. 1826 sonrası Yeniçeriliğin ve Bektaşîliğin 1826’da kaldırılmasıyla tekke kapatıldı; Abdülaziz döneminde yeniden canlandı. Deliorman topluluklarının adak, ziyaret ve pehlivanlık hafızası dergâhın bölgesel önemini sürdürdü. Mimari düzen ve türbe Avluda hazîre, derviş ve şeyh odaları, mihman evi, aşevi ve meydan evi bulunuyordu. Sekizgen türbe ile giriş bölümü yapının en nitelikli kısmıdır; sanduka çevresindeki on iki çerağ, Hüseynî taç ve gazi derviş eşyaları Bektaşî sembolizmini görünür kılar.

22
Mekân

Ervâd Adası — doğum ve ilk tahsil çevresi

Ervâd · Suriye · Doğum ve ilk tahsil çevresi Ahmed el-Ervâdî, Trablusşam sahilindeki Ervâd adasında doğdu ve ilk öğrenimini burada gördü. Ervâd nisbesi bu ada ile bağını korur. İlim yolculuğunun başlangıcı Ervâd’dan Trablusşam, Dımaşk ve Kahire’ye uzanan tahsil güzergâhı; ardından İstanbul’daki hadis ve irşad faaliyetiyle genişledi.

23
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

24
Eser

BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD

Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas

25
Eser

RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ

Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl

26
Eser

GECE İBÂDETİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 45. bölüm · Bir âyet-i kerimede Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Hani o zaman Allah, kendi tarafından gelen bir emniyet işâreti olarak, sizi hafif bir uykuya daldırmıştı. Sizi maddi ve mânevi

27
Eser

GECE NAMAZI VE UYKU ÂDABI

Avârifü’l-Maârif · 47. bölüm · Müezzin akşam ezanını bitirdiği zaman, ezanla ikâmet arasında iki rek’at namaz kılınır. Ülemâ, halk müekked bir sünnet zannedip de kendilerine uymaya kalkmasınlar diye, bu namazı,

28
Eser

Sayfalar 40–47

Muzaffer Ozak Külliyatı · mur etmiştir. Hâlet-i-ihtizardaki mü'mine, sağ tarafında cennetteki makamına nazar ettirir. Cennetteki makamını ve ona verilecek hurileri, sarayları, derecatı, hizmet ehli olan cen

29
Eser

Sayfalar 77–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Yunus Isa Uzeyir incil Lokman Zülkarneyn » Muhammed Mustafa aleyhissalâtü ves-selâm (Kur'an-1kerimde ismi geçmemekle beraber Şit aleyhisselâma da 50 suhuf nâzil olmuştur.) Lâm Bunl

30
Eser

Sayfalar 169–175

Muzaffer Ozak Külliyatı · le ya erham-er-râhimiyn.. Ehl-i-beyt-i Mustafa hürmetine, rahmet ve bereketinle bizleri islâh eyle ey ulu Allah! Ey Ehl-i-beyt! Allahu teâlâ, sizden bütün kirlilikleri (Günalları)

31
Eser

Sayfalar 210–215

Muzaffer Ozak Külliyatı · RAHMAN VE RAHIM OLAN ALLAHU TALÂ'NIN ISMIYLE Allahu teâlânın yarattığı taneler sayısınca LÂ ILÂHE ILLALLAH derim. Allahu teâlânın hayatı sayısınca LÂ İLÂHE İLLALLAH derim. Allahu t

32
Eser

Sayfalar 232–246

Muzaffer Ozak Külliyatı · BOCT 90 0004 mu'azzamü sübhaneke yâ kayyûm-ül mükerremü sübhaneke yâ bâ'isü sübhaneke yâ vârisü sübhaneke yâ muktedirü sübhaneke yâ âlim-es-sırrı vel-hafiyyat sübhaneke yâ bâ'ise m

33
Eser

Sayfalar 204–209

Muzaffer Ozak Külliyatı · ğimiz mallarımız sevmediklerimize kalır. Hergün bir melek söyle hitap ediyor, şöyle nida ediyor: «Doğun, ölmek için. Binalar yapın, harab olmak için» Harab olacaktır, sonu ölüm ve

34
Eser

Sayfalar 456–460

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bi-hürmeti-tâha ve Yasin ve âli-yasin ve selâmün-alel mürselin. Bir vâdiye geldim, o vâdiden çirkin kokular duyulnıakta, korkunç bir ses yükselmekte idi. O ses, Allaha şöyle münaca