ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
25 sonuç · “Melih”
01Hasan-ı Zarîfî
Hasan-ı Zarîfî (ö. 977/1569-70), Siroz'da yetişen; İbrâhim Gülşenî'nin yanında irşad izni alan, Rumelihisarı'ndaki Ali Baba/Durmuş Dede Zâviyesi'nde görev yapan şair ve Mesnevî şârihidir.
İbrâhim Nakşî-i Sünbülî
İbrâhim Nakşî-i Sünbülî (ö. 1702), Seyyid Alâeddin Efendi’den yetişen; Rumelihisarı, Valide-i Atik ve Şehzade camilerinde vaaz veren, Nakşî mahlasıyla şiirler söyleyen İstanbul Sünbülîlerindendir.
İşretî Mustafa Çelebi
İşretî Mustafa Çelebi (ö. Muharrem 974/Temmuz-Ağustos 1566), Rumelihisarı doğumlu; Şehzade Bayezid çevresinde kadılık yapmış, Battal Gazi Zâviyesi'ni medreseye dönüştürmüş şairdir.
Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi
Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (1687–1759), Nûreddin Cerrâhî’nin üçüncü halifesi; Kumrulu, Otlukçu, Pazar ve Rumelihisarı çevrelerinde eğitim, irşad ve âyin hizmeti yürüten âsitâne postnişinidir.
Melih
(مليحه) Güzel, hoş, şirin. Arifler sema yaparken üç şeye muhtaç olurlar: Riha-i tayyibe, suret-sabih, savt-ı melih (CN 2 299). Ol perives kim melâhat mülkünün sultanıdır Hükm onun hükmüdür, ferman onun Jermanıdır Fuzüli
Rumelihisarı Kabristanı
Sarıyer, İstanbul · Türkiye · 21 Ekim 1929'da Arnavutköy'deki evinde vefat ettikten sonra vasiyeti üzerine defnedildiği kabristan. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Osmânzâde Hüseyin Vassâf : Osmânzâde Hüseyin Vassâf, beş ciltlik Sefîne-i Evliyâ’sıyla geç Osmanlı tasavvuf, tekke, kişi ve edebiyat tarihinin en geniş biyografi kaynaklarından birini bırakan müelliftir.
Kayalar Camii Hazîresi
İstanbul · Türkiye · Rumelihisarı sahilinde, bugünkü Bebek semti yakınlarında Kayalar denilen yer. İdamının ardından naaşının buraya defnedilmesinden sonra burası bir mezarlık haline gelmiş ve bir cami yapılmıştır; kabri bu caminin hazîresindedir ve hazîrede bir makam kabri şâhidesi bulunmaktadır. Mezar taşında "tarîkat-ı aliyye-i Bayrâmiyye" ibaresinin yer aldığı kaydedilir.
Durmuş Dede Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Eline geçerek Cerrâhiyye'ye bağlanan tekke. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Mehmed Sâdık Efendi : Mehmed Sâdık Efendi (1738–1800), Sertarîkzâde ve Eğrikapılı Mehmed Sa‘deddin çevresinde yetişen, Pazar Tekkesi’nde yirmi altı yıl hizmetten sonra Cerrâhî Âsitânesi postuna geçen şeyhtir.
Sertarikzâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · XVIII. yüzyılın ilk yarısında kurduğu iki tekkeden biri; 1925'te hâlâ faaldi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi : Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (1687–1759), Nûreddin Cerrâhî’nin üçüncü halifesi; Kumrulu, Otlukçu, Pazar ve Rumelihisarı çevrelerinde eğitim, irşad ve âyin hizmeti yürüten âsitâne postnişinidir.
Kayalar Camii
İstanbul · Türkiye · On iki müridiyle birlikte Atmeydanı'nda boynu vurularak idam edilen İsmâil Ma‘şûkî'nin denize atılan başı ve bedeni Rumelihisarı sahilinde, bugünkü Bebek semti yakınlarında Kayalar denilen yerde kıyıya vurmuş; gördüğü bir rüya üzerine oraya giden bir müridi tarafından bulunarak defnedilmiştir. Burası daha sonra bir mezarlık hâline gelmiş ve bir cami yapılmıştır. Kabri, Kayalar adı verilen bu caminin hazîresindedir.
Sertarikzâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Eyüp Nişancılar'da kurduğu ikinci tekke; 1925'te hâlâ faaldi. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi : Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (1687–1759), Nûreddin Cerrâhî’nin üçüncü halifesi; Kumrulu, Otlukçu, Pazar ve Rumelihisarı çevrelerinde eğitim, irşad ve âyin hizmeti yürüten âsitâne postnişinidir.
Nûreddin Cerrâhî Âsitânesi
Karagümrük, İstanbul · Türkiye · Cerrâhiyye'nin merkez tekkesi; 6 Receb 1115'te (15 Kasım 1703) açılmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi : Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (1687–1759), Nûreddin Cerrâhî’nin üçüncü halifesi; Kumrulu, Otlukçu, Pazar ve Rumelihisarı çevrelerinde eğitim, irşad ve âyin hizmeti yürüten âsitâne postnişinidir.
Durmuş Dede Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Halifesi Şeyh Mehmed Sâdık'ın (ö. 1176/1762-63) eline geçen tekke. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi : Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (1687–1759), Nûreddin Cerrâhî’nin üçüncü halifesi; Kumrulu, Otlukçu, Pazar ve Rumelihisarı çevrelerinde eğitim, irşad ve âyin hizmeti yürüten âsitâne postnişinidir.
Tamışvar Tekkesi
Eyüpsultan, İstanbul · Türkiye · Halifesi Şeyh İbrâhim Efendi'nin (ö. 1194/1780) postnişini olduğu tekke. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi : Sertarîkzâde Mehmed Emin Efendi (1687–1759), Nûreddin Cerrâhî’nin üçüncü halifesi; Kumrulu, Otlukçu, Pazar ve Rumelihisarı çevrelerinde eğitim, irşad ve âyin hizmeti yürüten âsitâne postnişinidir.
Rumelihisarı Kabristanı — Hüseyin Vassâf’ın Kabri
İstanbul · Türkiye · Vassâf’ın vasiyeti ve kabri Sefîne-i Evliyâ müellifi Osmânzâde Hüseyin Vassâf, vasiyeti üzerine Rumelihisarı Kabristanı’na defnedildi. Bu dosya genel kabristan envanteri değil, müellifin hayat haritasındaki vefat ve defin durağıdır. Harita güveni Kabristanın semt ölçeğindeki yeri bilinse de mezarın kesin koordinatı bu kaynak kaydıyla doğrulanmadığından parsel veya mezar noktası verilmemiştir.
Rumeli Hisarı'nda Bektaşi Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Rumeli Hisarı'nda Bektaşi Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Hasan-ı Zarîfî.
Baba Zaviyesi
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Baba Zaviyesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Hasan-ı Zarîfî.
İstanbul Bektaşîliği: Tekkeler, Yeniçeri Çevresi ve 1826
İstanbul Bektaşî tekkelerini kuruluş türleri, Yeniçeri ilişkisi, 1826 kırılması ve sonraki dönüşümleriyle ele alır.
Sayfalar 112–123
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım
Sayfalar 125–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · -erara000-o006-00.00 s000 Ve âlâ melâ'iketik-el mukarrebiyn Ve âlâ ibâdillah-is sâlihiyn Min ehl-is semâvat-i ve ehl-il-ardıyne Küllemâ zekerek-ez-zâkirûn Ve gafele an zikrik-el ga
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,
Sayfalar 373–378
Muzaffer Ozak Külliyatı · Taberiye gölünün ise suları taşmıştı. Kâbe'de bulunan putların hepsi yüz üstüne kapanmış; Lât, Uzzâ, Menât denilen üç büyük put, parça parça olmuş, Kâbe'nin duvarlarından sesler ge
Sayfalar 392–399
Muzaffer Ozak Külliyatı · HIKAYE Mecnun, Leylâ'nın köyüne gitti. Köydeki köpeklerin gözlerinden ve ayakları altından öptü. Mecnun'un bu halini görüp: — Ne yapıyorsun? Köpeğin gözü ve ayağı öpülür mü? diyenl
Sayfalar 469–476
Muzaffer Ozak Külliyatı · ALEM-ÜL-İYMANİ (Sallallahu aleyhi ve sellem) Resûl-ü müctebâ, iyman alâmeti olduklarından, kendilerine Alem-ül-iyman ism-i şerifi verilmiştir. ALEM-ÜL-YAKİN (Sallallahu aleyhi ve s
Sayfalar 470–476
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Zikret o günü ki, Allahu teâlâ'nın düşmanları olan müşriklerle münafiklar toplanıp hepsi birden ateşe sevkolunacallardır. Nihayet, oraya geldikleri zaman kulakları işittiklerine,