Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

15 sonuç · “Mahfuz

01
Sözlük

Mahfuz

(محفوظ) 7, Korunmuş. 2. tas. Sözü, davranışı ve iradesiyle Hakk'a muhalefet etmekten korunmuş veli. Mahfuz yalnızca Hakk'ın razı olduğu sözü Söyler, işi yapar, emrettiğini irade eder (kı). Peygamber masum, veli mahfuzdur. O günah işleyebilir, ama günahta ısrar etmez. Zira Hakk'ın muhafazası altındadır. Bkz. Hıfz.

02
Sözlük

mahfuz (II)

mahfuz (II) a. [< Ar.hifz] tas. Tasavvuf inancında, “korunmuş, esirgenmiş.” anlamında olan bu terim, “velî” (bk. bu madde)nin içine düştüğü günahma tan korunması anlamını taşımaktadır. Buna göre, “velî” insan olarak günah işleyebilir, ancak bu günahta ısrar etmez ve tövbe eder, günahtan annmış olur.

03
Sözlük

mahfuz (I)

mahfuz (I) a. (lyk.) [< Ar.hifz] Hadis biliminde, rivayetleri birbirine zıt iki ravîden daha güvenilir olanmm rivayet ettiği hadis için kullanılan söz ve terim. 2. Sözlük anlamı, “Korunmuş, saklanmış.” olan bu terim, hadis biliminde, “sahih hadis” (bk. bu madde) anlamındadır. Bu söz, ayrıca, “ceyyid, müstakim, ma nebîl, sâbit, sâlih” (bk. bu maddeler) terimleriyle eşanlamh olarak kullanılmıştır. Sözlük anlamı, “Korunmuş, saklanmış.” olan bu terim, hadis biliminde, “sahih hadis” (bk. bu madde) anlamındadır. Bu söz, ayrıca, “ceyyid, müstakim, ma nebîl, sâbit, sâlih” (bk. bu maddeler) terimleriyle eşanlamh olarak kullanılmıştır.

04
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

05
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

06
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g

07
Eser

Sayfalar 18–25

Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl

08
Eser

Sayfalar 64–70

Muzaffer Ozak Külliyatı · ni ateşle doldururlar. Allah bizi ondan dünyada ve âhirette ayırmasın. Onu sev, unun sünnetine riayet et. Zira, seven meyus mükedder ve mahzun olmaz. Severim diyen ona çok salâvat

09
Eser

Sayfalar 73–80

Muzaffer Ozak Külliyatı · ENVÂR-ÜL-KULÛB (Kalblerin Nurları) DERS: 21 MUNDERECAT! El-Bakara sûre-i celilesinin 186. âyet-i kerimesinin tefsiri- Kur'an-ı aziyı, Levh-i mahfuzda olduğu gibi tertip ve tanzim e

10
Eser

Sayfalar 85–93

Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıssas-ı Ali Radiyallahu anh: HİKÂYE Ibni Mülcem namındaki nâmerd, beyt-i Huda olan damadı Paygamberi bir sabah huzuru Hakta iken zehirli kılıç ile vurdu. O beyti Huda melcei fukar

11
Eser

Sayfalar 103–109

Muzaffer Ozak Külliyatı · Muhammediyye ile nurlandırırsa, cemal-i Muhammediyyeyi ve makam-ı Ahmediyyeyi müşahede eyler ve bunun neticesi olarak da aşkı günden güne artarak mir'atı hak yolunda pervane gibi k

12
Eser

Sayfalar 117–124

Muzaffer Ozak Külliyatı · lahu tealâ cûd ve kereminden dilediği kadar verir. O'nun fazl-u kereminin sonu yoktur, diye keyfiyyeti bütün halka duyurdu. Akıl isen ne beye, ne şaha bak; Nükte-i ER-RIZKU ALLAH'a

13
Eser

Sayfalar 112–123

Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım

14
Eser

Sayfalar 122–128

Muzaffer Ozak Külliyatı · kötü ve çirkin fiil ve amellerinle, suçların ve kabahatlerinle, irili ufaklı günahlarınla başbaşa kalacaksın. Acaba, o korkunç ânı, ölüm acılarını, pişmanlık sancılarını, o karanlı

15
Eser

Sayfalar 129–135

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu ve bunun gibi bir çok sırlar ve hakikatler, mâ-verayı hicapta ve ilmullah'ın hudutları içindedir. Kulların bilmeleri, bulmaları ve almaları için, Resûl-ü zişâna âyet âyet nâzil