ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
19 sonuç · “Mücâhede”
01Kübreviyye
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hârizm'deki irşad halkasında şekillenen; zikir, mücâhede, müşâhede ve renk-nur tecrübesini sistemli biçimde yorumlayan, halifeleriyle geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.
Şeyh Abdullah Odabaşı Rifâî
Hulefâ-i müşârünileyhimden Abdullâh Efendi berber imiş. Ziyâret-i Haremeyn’e muvaffak olmuş ve azîzinin emr ü işâretiyle Odabaşı’ndaki tekkeyi vücûda getirmişti. Pek âşık, o mertebe sâdık bir zât imiş. Mücâhedesi pek şedîd imiş. Lâtîfeye de meyilleri varmış. Hattâ Haremeyn-i muhteremeyni ziyâret esnâsında dâimâ başında tâc-ı Rufâî’yi bulundurup avdette
Şeyh Hasan Ünsi Efendi
Şeyh Hasan Ünsi Efendi b. Recep b. Şehid Muhammed, ilm-i zahir ü batında kemal sahibi idi. Zühd ü takva ile daima halayıktan münkat ı' ve münzevi olup, elli seneden mütecav iz dışarı çıkmamışt ır. Ahir ömrüne değin mücahede ve inz iva üzere id i . Kiiimü'l-leyl ve müstecabü'd-da've olup, Alay Köşkü kurbunda Aydınoğlu Tek kesi'nde şeyh id i . "A'rec Hasan…
Mücâhede
Savaşmak, mücadele etmek. tas, a Şeriatça istenen fakat nefse zor gelen şeyleri nefs-i emmareye yükleyerek onunla savaşmak. Nefse karşı açılan savaş cihad-ı ekber'dir. b Nefsi ezmek, etkisiz hale getirmek, hatta ölmeden evvel öldürmek. e Çile çekmek. Mücâhedenin üç gayesi var- Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM; GT kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. dır. İlki, takva sahibi olmaktır. Bu mücâhede şeriatın emirlerine tam olarak riayet etmek ve kalbi temiz tutmak için nefsi disiplin altına alma, esasına dayanır. Buna vera adı da verilir. Ikincisi, istikamet üzere olmak ve itidal yolunda yürümektir. Fatiha'daki “sırat-ı müstakime ilet bizi,” ifadesi bu hususu ifade eder. Üçüncüsü keşf ve ilham sahibi olmaktır. İslam bu maksatla nefsi mücâhede yap- maya teşvik etmez (iş 34-51: Gİ IV: 395). Bkz. Ebrar yolu, Ehl-i riyazet.
Van
Van · Türkiye · Zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra tasavvufa yönelen Sıbgatullah Arvâsî, Van'a giderek Seyyid Muhyiddîn Efendi'nin hizmetine girdi. Uzun yıllar süren riyâzet ve mücâhede devresini burada geçirdi; hocasının “vefat etmiş velîlerden istifade edecek makama geldin” sözü de bu dönemin sonuna aittir. Koordinat şehir düzeyindedir; kaynak Van'da hangi medrese veya tekkede bulunduğunu belirtmez.
Hacıbayram Camii (çile hücresi)
Ankara · Türkiye · Hacı Bayrâm-ı Velî'ye intisap edip riyâzet ve mücâhededen sonra hilâfet aldığı yer; içinde çileye girdiği hücre bugün de caminin bodrumunda mevcut olup şeyhin adıyla anılmaktadır. İlişkili kişi dosyası Akşemseddin : Şemseddin Muhammed b. Hamza, Akşemseddin (1390-1459), Hacı Bayrâm-ı Velî’nin halifesi, Şemsiyye-i Bayramiyye’nin pîri; âlim, hekim, şair ve İstanbul’un fethinin manevî rehberlerindendir.
Hacı Bayrâm-ı Velî Dergâhı, Ankara
Ankara · Türkiye · On bir yıl riyâzet ve mücâhede ile en ağır hizmetlerde çalıştığı, sonra imam ve damat olduğu dergâh; Bayramiyye icâzetini burada aldı. İlişkili kişi dosyası Eşrefoğlu Rûmî : Eşrefoğlu Rûmî (ö. 874/1469-70), Hacı Bayrâm-ı Velî ve Hüseyin Hamevî’den yetişen, Kādiriyye’nin Anadolu’daki Eşrefiyye kolunu kuran mutasavvıf şairdir. 1887: görevlerin mevcut mutasarrıf üzerinde sürdürülmesi 6 Mart 1887 tarihli kayıtta, Ankara’daki Hacı Bayrâm-ı Velî Dergâhı’nın meşihat, tevliyet, zaviyedarlık ve türbedarlık görevlerinin Abdülhamid Baba üzerinde bulunduğu; bu görevlere yönelik yeni bir tayin başvurusunun uygun görülmediği belirtilir. Kayıt, dergâhtaki idarî görevlerin aynı mutasarrıf üzerinde sürdüğünü gösterir.
Vâlide Atik Dergâhı
İstanbul, Üsküdar · Türkiye · Şeyh Karabaş Ali Efendi'nin Üsküdar'daki dergâhı. Ünsî Hasan Efendi buraya bir ziyaret için gelmiş, şeyhin “Hasan Efendi, çoktan beri senin yolunu gözlerdik” sözüyle karşılanınca aynı gün İstanbul yakasına dönmemeye karar vermiş ve mücâhede ile şeyhinin hizmetinde kalmıştır.
Güştâsfî
Kura-Aras havzası · Azerbaycan · Yirmi yıllık mücâhededen sonra irşada başladığı bölge; Şirvanşah Ahsitân burada kendisi için zâviye yaptırmıştır. 700/1301'de burada hastalanmıştır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Zâhid Geylânî : İbrâhim Zâhid Geylânî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin halvetî öncesi halkalarındandır. Kayıtları Lâhîcân çevresiyle ilişkilendirilir. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Nurlar, Renkler ve Müşâhede Öğretisi
Kübrevî tecrübe dilinde görüntü, hâtır, latife ve ahlâkî dönüşüm. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
El-Uṣûlü'l-aşere: On Esas
Necmeddîn-i Kübrâ'nın kısa fakat yoğun seyrüsülûk rehberi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Kübreviyye'nin Anadolu'ya Taşınması
Moğol istilası, Necmeddîn-i Dâye ve XIII. yüzyıl Anadolu irfan çevresi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Kübreviyye–Mevleviyye Temasları
Kurumsal soy bağı iddiasından tarihî ve mânevî temas alanına. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
SÛFİLERİN HALLERİ VE TARİKATLARI
Avârifü’l-Maârif · 4. bölüm · Bize, şeyh, âlim Ziyâuddin Ebu Ahmed Abdulvahhab b. Ali, Enes b. Mâlik’in (r.a) şöyle dediğini haber verdi. Rasûlullah (a.s) bana buyurdu ki: “Yavrucuğum! Eğer kalbinde hiçbir kims
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
SÛFÎ OLMADIKLARI HALDE SÛFÎLERE NİSBET EDİLENLER
Avârifü’l-Maârif · 9. bölüm · Kendilerini bazen “Kalenderi” bazen de “Melâmetî” diye isimlendiren bir grup, sûfiler arasında zikredilmektedir. Az önceki bölümde melâmetînin hâlini zikrettik. Onların hâlinin şer
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
MAKAMLARIN İZAHI
Avârifü’l-Maârif · 59. bölüm · l-TEVBE MAKAMI Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, Enes b. Mâlik in (r.a) şunları anlattığını haber verdi: Rasûlullah (s.a.v)’a bir adam gelerek: 435- Ebû Nuaym, Hilye, VIII,
HALLERİN AÇIKLANMASI
Avârifü’l-Maârif · 61. bölüm · 1- MUHABBET Allah için muhabbet konusunda Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: “Üç şey var ki, onlar kimde bulunursa o kimse imanın tadını bulur: Allah ve Rasûlünün kendilerinin dışı