Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

32 sonuç · “Cila

01
İlişkili kol

Nasûhiyye

Üsküdarlı Mehmed Nasûhî ve Doğancılar Dergâhı çevresinde gelişen, İstanbul'dan Anadolu ve Balkanlara uzanan Şâbânî kolu.

02
Şahsiyet

Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî

Bahâeddin Zekeriyyâ Multânî (ö. 661/1262 [?]), Şihâbüddin Ömer es-Sühreverdî’den hilâfet alarak Mültan’da güçlü bir hankah kuran; Sühreverdiyye’yi Pencap ve Sind coğrafyasında kalıcılaştıran âlim, sûfî ve şehir önderidir.

03
Şahsiyet

Bıçakçılar İmamı Abdullah Efendi

Bıçakçılar İmamı Abdullah Efendi (yaklaşık 1661/62–1748), mahalle imamlığından Fâtih Camii cuma vâizliğine yükselen; Mekke’de Abdullah b. Sâlim el-Basrî’den hadis icazeti alıp altmış yılı aşkın süre ders veren İstanbul muhaddisi ve âlimidir.

04
Şahsiyet

Ders-i Âm Beñli Mustafa Efendi

Ders-i Âm Beñli Mustafa Efendi (1628/29–1697), Unkapanı kayıkçılarından Hüseyin Çelebi’nin oğlu; İsmetî Mehmed Efendi’den mülâzemet alan, Vişnezâde İzzetî çevresinde hadis ve halka açık dersleriyle tanınan Osmanlı âlimidir.

05
Şahsiyet

Dûlâb İmamı İbrâhim Efendi

Dûlâb İmamı İbrâhim Efendi (ö. 22 Nisan 1729), saray dolabcılar ocağında imamlık ve Bâbüssaâde Ağası hocalığı yapan, ardından Mihalıç ve İstanbul medreselerinde görev alan Osmanlı âlimidir.

06
Şahsiyet

Ebû İshak Şâmî el-Çiştî

Ebû İshak Şâmî el-Çiştî (ö. 329/940-41), Bağdat’ta Mumşâd ed-Dîneverî’nin yanında yetişip Çişt’e gönderilen, Ebû Ahmed Abdal’ı yetiştirerek Çiştiyye nispetinin erken çevresini kalıcılaştıran sûfîdir.

07
Şahsiyet

Ebü’l-Hüdâ es-Sayyâdî

Ebü’l-Hüdâ Muhammed b. Hasan Vâdî es-Sayyâdî (1850–1909), Rifâî-Sayyâdî şeyhi ve iki yüzü aşkın Arapça eserle anılan müelliftir. II. Abdülhamid devrinde İstanbul ile Arap vilâyetleri arasında dinî, toplumsal ve siyasî aracılık yapmış; nüfuzunun gerçek sınırları ise hem çağdaşları hem modern araştırmacılar arasında tartışılmıştır.

08
Şahsiyet

Edirneli Hatibzâde Mustafa Efendi

Edirneli Hatibzâde Mustafa Efendi (ö. Rebîülâhir 1140/Kasım-Aralık 1727), 1707’de yeni açılan Mesûdiyye Medresesi’nin ilk müderrisi olan ve Edirne’nin çok sayıdaki medresesinde görev yaparak Halebiyye pâyesine kadar ilerleyen Osmanlı âlimidir.

09
Şahsiyet

Hacı Feyzullah Efendi

Hacı Feyzullah Efendi (1805–1876), Hazergrad’dan Osmanlı hizmetine giren; Muhammed Kudsî’den Hâlidî hilâfeti aldıktan sonra Malatya, Rumeli ve İstanbul’da irşad faaliyetinde bulunan Halıcılar Dergâhı kurucusudur.

10
Şahsiyet

Hacı Hâfız Mustafa Efendi

Makarnacı veya Şeyh Makarna diye tanınan Hacı Hâfız Mustafa Efendi (ö. 1219/1804), Halil Nizâmeddin Efendi'den hilâfet alan ve Cerrâhiyye Âsitânesi'nde üç yıl postnişinlik yapan şeyhtir.

11
Şahsiyet

Meczûb Cafer Dede

Meczûb Cafer Dede (ö. Safer 1129/1717), Halıcılar Köşkü çevresinde yaşayan, halkın ziyaret ve sadakalarına konu olan İstanbul meczubudur.

12
Şahsiyet

Prizrenli Abdürrahîm Fedâî

Prizrenli Abdürrahîm Fedâî (ö. 1303/1885), Ezher tahsilli bir müderris; Muhammed Nûru'l-Arabî'nin damadı ve başhalifesi, Üsküp Melâmî tekkesinin kurucusu, şiir ve risâleleriyle üçüncü devre Melâmîliğinin başlıca açıklayıcılarındandır.

13
Şahsiyet

Şeyh Edhem Baba

Edhem Baba, İstanbul'un fethine katıldığı ve Eyüp Nişancılar'daki Arpacı Hayreddin Camii bitişiğinde bulunan türbeye defnedildiği kaydedilen tarihî sûfîdir.

14
Sözlük

tabî'atçılar

Tabiat bilimlerine dayah bir metafizik kurma eğilimi ve gayreti içinde olan İslâm feylezoflannm oluşturduğu ekol. t

15
Sözlük

Cila

Arapça, mukaddes zatın; zatında, zatı için ortaya çıkması. Aynı kelimeden türemiş isticlâ’nın manası da şudur: Zat-ı Mukaddesin, zatı için te’ayyünlerinde ortaya çıkmasıdır. Mükemmel isticlâ: Hakk’ın, kendisini, kendisiyle, kendisinden temaşa etmesi. Âlem, Allah’ın tecelli ettiği bir ayna olup, bu aynanın cilası insandır.

16
Sözlük

Cilâle

Kadiriyye’nin Fas’daki kolu.

17
Mekân

Ali Fakih (Balcılar) köyü

Gerede, Bolu · Türkiye · Kaynak, Halil Efendi'nin Bolu'nun Gerede ilçesine bağlı Ali Fakih köyünde doğduğunu ve köyün bugün Balcılar adıyla anıldığını bildirir. Doğum tarihi, ailesi ve köydeki ilk yılları hakkında bilgi vermez; halk arasındaki “Geredeli Aziz” adı da bu memleket nispetinden gelir. Köyün güncel yerleşim sınırı kaynak metinden doğrulanamadığı için koordinat verilmemiş, konum Gerede ilçesi ölçeğinde bırakılmıştır.

18
Mekân

Emîr Buhârî Dergâhı, Otakçılar

İstanbul · Türkiye · 1690'da babasının yerine şeyh olduğu ve yaklaşık kırk yıl ders verip postnişinlik yaptığı dergâh; mezarı da bu tekke ile Kemalpaşazâde'nin türbesi arasında, babasının kabri civarındaydı. Hem tekke hem mezarlar çevre yolu yapımı sırasında ortadan kalkmıştır.

19
Mekân

Şeyh Murad Türbesi, Nişancılar (Eyüp)

İstanbul · Türkiye · 1 Nisan 1755'te vefat edip defnedildiği yer; mensup olduğu bu Nakşibendî türbesine bazı kira gelirlerini vakfetmiş ve vakıflarıyla ilgili bir defter düzenlemiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası İzzî Süleyman Efendi : İzzî Süleyman Efendi (ö. 1755), 1744-1752 olaylarını yazan Osmanlı vak‘anüvisi; Şeyh Ali Efendi’den Nakşibendî hilâfeti alan ve Şeyh Murad Tekkesi için 1748’de kapsamlı bir vakıf kuran bürokrat, şair ve hattattır.

20
Mekân

Peştamalcılar Hanı (Kırkçeşme)

İstanbul · Türkiye · Bayramî-Melâmî esnafının faaliyet gösterdiği han; ilk tarikat telkinini burada, bir “kalbe bakıcı”dan aldı. İlişkili kişi dosyası Sarı Abdullah Efendi : Sarı Abdullah Efendi (1584–1660), İdrîs-i Muhtefî çevresinde yetişen; reisülküttaplık yapan, Mesnevî şerhi ve tasavvufî eserleriyle tanınan Bayramî-Melâmî müelliftir.

21
Mekân

Peştamalcılar Hanı (Kırkçeşme)

İstanbul, Fatih · Türkiye · Dokumacı esnafının Hamzavî olduğu han; Hamzaviyye'nin İstanbul'da esnaf arasında yayılmasının merkezi. Sarı Abdullah Efendi yola burada intisap etti. İlişkili kişi dosyası İdrîs-i Muhtefî : İdrîs-i Muhtefî (1534–1615), asıl adı Hacı Ali Bey olan; Hüsâmeddin Ankaravî ve Seyyid Osman Hâşimî’nin terbiyesinde yetişerek İstanbul Bayramî-Melâmîliğinin gizlilik dönemine yön veren şeyhtir.

22
Mekân

Halıcılar Dergâhı

İstanbul · Türkiye · 1264/1847'de İstanbul'a gelen Feyzullah Efendi, şeyhi Muhammed Kudsî'nin “İstanbul'un bir köşesinde yerleşip nice zaman tanınmazsın” işareti gereği sekiz yıl talebeleri ve çocuklarıyla sade bir evde kaldı; sonra adı duyulunca âlimler, tasavvuf ehli, devlet ricâli ve halk sohbetlerinde toplandı. 1293/1876'da vefat etti, cenaze namazı Fatih Camii'nde kalabalık bir cemaatle kılındı ve Halıcılar semtindeki dergâhına defnedildi. Kaynak dergâhın sokak ölçeğinde yerini vermediği için koordinat üretilmemiştir.

23
Mekân

Karanohut

İstanbul · Türkiye · Rifâî mukabele merkezi Karanohut Tekkesi, Fatih-Halıcılar Köşkü çevresindeki Rifâî merkezleri arasında kayıtlıdır. İstanbul tarikat faaliyetleri cetveli burada Çarşamba günü Rifâî mukabelesi yapıldığını gösterir. Bilginin sınırı Mukabele günü ikinci kaynakla doğrulanmıştır; fakat postnişin adı ve kesin adres henüz açık bir tekke siciliyle eşleşmediğinden kişi ve koordinat alanları tahminle doldurulmamıştır.

24
Mekân

Sultan Osman

İstanbul · Türkiye · 1924-25'teki kayıt Sultan Osman Tekkesi , Hüseyin Vassâf'ın tekkelerin kapanmasından hemen önce verdiği cetvelde Rifâiyye'ye bağlı görünür. Kayıt yeri Eyüp-Otakçılar , âyin günü ise Cuma olarak verilmiştir. Postnişin Cetvelde tekkenin şeyhi Şeyh Tal‘at Efendi olarak kayıtlıdır. Bu bağlantı, yalnızca ad benzerliğine değil tekke adı, semt, tarikat aidiyeti ve tarih kesitinin birlikte örtüşmesine dayanır. Kaynakların birlikte okunması Risâle-i Rifâiyye mekânı 56 İstanbul merkezi arasında sayarken Sefîne aynı yapının 1924-25'teki şeyh ve âyin gününü verir. Böylece liste maddesi, kişi ve icra takvimi bulunan tarihî bir tekke kaydına dönüşür.

25
Mekân

Arpacılar Camii — Şeyh Muhammed-i Geylânî’nin Kabri

İstanbul · Türkiye · Fetih çevresindeki şahsiyet Sefîne-i Evliyâ, Şeyh Muhammed-i Geylânî’yi Şeyh Nasrullah Efendi ile birlikte İstanbul’un fethi sırasında kapı ve çevresine gelen mücahitlerden sayar. Kabrinin Arpacılar Camii’nin altında bulunduğunu kaydeder. Belgeleme sınırı Bu anlatı geç dönem tarihî kaynak kaydıdır; kişi için ayrıca doğrulanmış biyografi bulunmadan yeni şahıs veya silsile bağı kurulmamıştır. Caminin kesin kimliği ve parseli teyit edilmediğinden harita noktası verilmemiştir.

26
Mekân

Halil Numan Dede el-Mevlevi Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH HALİL NUMAN DEDE EL-MEVLEVİ” adıyla, MEVLEVİYYE çevresinde, ÜSKÜDAR/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi DOĞANCILAR CD.NO:82/3, ÜSKÜDAR MEVLEVİHANESİ İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 26 RECEP 1213 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

27
Mekân

Balcı Baba el-Himmeti Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH BALCI BABA EL-HİMMETİ” adıyla, HİMMETİYYE çevresinde, ÜSKÜDAR/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi BALCILAR YOKUŞU SK. NO:31, APARTMANIN ÖNÜNDE KABRİ BULUNMAKTA. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1140 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

28
Mekân

Hasib Efendi el-Celveti Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH HASİB EFENDİ EL-CELVETİ” adıyla, CELVETİYYE çevresinde, ÜSKÜDAR/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi BALCILAR YOKUŞU SK. İLE DEVRAN SK. BİRLEŞİMİNDE KABRİ BULUNMAKTA.

29
Eser

Sayfalar 233–240

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Ey iyman edenler!.. Sizi elim bir azaptan kurtaracak bir ticaret salık vereyim mi? Allahu tealâ'ya ve Resûl-ü müctebâ'ya iyman edersiniz, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla

30
Eser

Sayfalar 251–256

Muzaffer Ozak Külliyatı · bın, islâm şeriatine göre kestiği hayvan yenilir. Dinsizlerin ve putperestlerin ise ne kızları alınır, ne de kestikleri yenilir. Müslüman - Türk erkeklerinden, gayr-i müslim veya e

31
Eser

Sayfalar 352–357

Muzaffer Ozak Külliyatı · sağ tarafında oturan Isa, Allah oğlu Allah imiş. Hem de, kendi etini ve kanını kullarına ni'met olarak terketmiş imiş. Dünyadaki ekmek onun eti ve şaraplar da Isa'nın kanı imiş. Ki

32
Eser

Sayfalar 670–679

Muzaffer Ozak Külliyatı · .— 670 — Allah'a ve Resûlüllah'a rücû ettiğin gün aziz olacaksın. Bugünkü zilletimizin sebebi, güneşe arkasını dönenin karanlıkta kalması gibidir. Biz, islâm dinine ve ahlâk-1 Muha