Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

29 sonuç · “Canan

01
İlişkili kol

Mazhariyye

Mazhar Cân-ı Cânân’ın Delhi merkezli Müceddidî irşad kolu.

02
Şahsiyet

Bâyezîd-i Rûmî

Bâyezîd-i Rûmî, Gelibolu’da doğup Tire’de tahsil gören; Cemâl-i Halvetî’nin işaretiyle Edirne Kıyık’ta zâviye kuran ve Sırr-ı Cânân ile Secencelü’l-ervâh’ı yazan Halvetî şeyhi ve mutasavvıf şairdir.

03
Şahsiyet

Evhadüddin-i Kirmânî

Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.

04
Şahsiyet

Mazhar Cân-ı Cânân

Mirza Mazhar Cân-ı Cânân (1110/1699 – 1195/1781), Nakşibendiyye-Müceddidiyye'nin dört ana kolunu şahsında birleştiren Delhili mutasavvıf; tarikatın merkezini Sirhind'den Delhi'ye taşımış, Hinduizm hakkındaki alışılmadık değerlendirmeleriyle ve bir suikast sonucu vefatıyla tanınmıştır.

05
Şahsiyet

Seyyid Muhammed Nûr Bedeûnî

Seyyid Muhammed Nûr Bedeûnî (ö. 1723), Muhammed Seyfüddin Sirhindî’nin halifesi; helâl kazanç, kul hakkı ve sünnete bağlılık vurgusuyla tanınan, Mazhar Cân-ı Cânân’ı yetiştiren Müceddidî şeyhidir.

06
Şahsiyet

Şah Abdullah ed-Dihlevî

Şah Abdullah ed-Dihlevî, diğer adıyla Gulâm Ali (1156/1743–1240/1824), Mazhar Cân-ı Cânân’dan sonra Delhi’de Hânkāh-ı Mazhariyye’yi yöneten; hadis ve tefsir dersleriyle tasavvuf terbiyesini birleştiren ve Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’yi yetiştiren Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir.

07
Sözlük

Canan

Farsça sevgili demektir. Rab, Allah, Allah’ın Kayyumiyet sıfatı.

08
Sözlük

Can Elden Gitmeyince Canan Ele Girmez

Allah’a kavuşmak için kişinin, daha doğrusu, sufînin, canını hiçe sayması, ondan geçmesi gerekir. Bu konuda Yunus Emre şunları söyler:Sen canından geçmedin, Canan arzu kılursun Belden zünnâr kesmedin, İmân arzu kılursun.Yine, aynı mânâyı ihtiva eden bir atasözü daha vardır: “Can cömertliği lâkırdıyla olmaz”.CÂN-FEZÂ,

09
Mekân

Delhi (dergâhı ve türbesi)

Delhi · Hindistan · 1747'den sonra dergâhını kurduğu, Müceddidîliğin merkezini Sirhind'den buraya taşıdığı şehir. Halifesi Abdullah ed-Dihlevî türbesinin yanına dergâhı inşa etti; bugün Dergâh-ı Şâh Ebü'l-Hayr adıyla faaliyetini sürdürür.

10
Mekân

Kâlâbâğ (doğum yeri)

— · Hindistan · Ailesi Dekken'den Ekberâbâd'a göç ederken 3 Mart 1699'da burada doğdu. Kasabanın bugünkü yeri kesin olarak tespit edilememektedir ; harita üzerindeki nokta, göç güzergâhının varış şehri olan Agra çevresini gösterir, kasabanın kendisini değil.

11
Mekân

Ekberâbâd (Agra)

Agra · Hindistan · Ailesinin göç ettiği ve gençliğinin geçtiği şehir; babasının 1718'deki vefatından sonra buradan Delhi'ye gitti. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

12
Mekân

Sirhind

Sirhind · Hindistan · İmâm-ı Rabbânî'nin şehri ve Müceddidîliğin ilk merkezi; Pencap'taki istikrarsızlık sebebiyle merkez Mazhar'ın dergâhıyla Delhi'ye kaydı. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

13
Mekân

Rohilhand (Bareilly çevresi)

Bareilly · Hindistan · 1769'da gittiği, Rohilla Afganlılarının geleneksel kalesi olan bölge; umduğu karşılamayı bulamayınca Delhi'ye döndü. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

14
Mekân

Pânîpet

Panipat · Hindistan · Halifesi Gāzî Senâullah Pânîpetî'nin şehri; Tefsîru Mazharî buradan doğdu. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

15
Mekân

Behrâiç

Bahraich · Hindistan · Halifesi Naîmullah Behrâiçî'nin şehri; hakkındaki iki menâkıb kitabı burada yazıldı. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

16
Mekân

Dekken

Dekken yaylası · Hindistan · Ailesinin göç öncesi bulunduğu bölge; sonraları halifelerini gönderdiği başlıca sahalardan biri. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

17
Mekân

Gucerât

Gujarat · Hindistan · Halifelerini gönderdiği başlıca bölgelerden. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

18
Eser

Sayfalar 17–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul

19
Eser

Sayfalar 42–50

Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle celâluhu; bu âyet-i celillerle, kâfirlerin cehennemde görecekleri şiddetli âzabı beyan buyurmakta ve diğer bir âyet-i kerimede de: «innâ a'tednâ lil-kâfiriyne selasile

20
Eser

Sayfalar 57–62

Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık

21
Eser

Sayfalar 78–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay

22
Eser

Sayfalar 123–129

Muzaffer Ozak Külliyatı · oğlu Ebu Katade'den emanet aldığım elbiseyi giyerek huzuru Resûlüllah'a dahil olmak üzere giderken ashap bölük bölük gelerek Affı ilâhî ve lûtf-u Nebeviyye mazhar olduğumu tebliğ v

23
Eser

Sayfalar 248–254

Muzaffer Ozak Külliyatı · saç bırakırlardı. Zira, düşmanın âdetini bilirler ve şehitlik rütbesini ihraz ettikleri zaman, zâlimler kulak ve burunlarını keserlerken, kirli ellerini vücutlarına sürmemeleri içi

24
Eser

Sayfalar 279–287

Muzaffer Ozak Külliyatı · olur?.. Zirâ, zerre miktarı amelimiz dahi, ister kötü, ister iyi, mutlaka önünüze getirilecekdir. Bizlere gösterilecektir. Yazıklar olsun o kimseye ki; yetim malını bigayri - hakkı

25
Eser

Sayfalar 362–369

Muzaffer Ozak Külliyatı · «TEVHIDE GEL!» Âkılim diyen kişi, revhide gel tevhide.. Ucmadan bu can kuşu Tevhide gel tevhide.. Arifler tevhid eder, Yönelir hakka gider, Bir kez Allah de, yeter; Tevhide gel tev

26
Eser

Sayfalar 370–377

Muzaffer Ozak Külliyatı · Dört kitabın özüdür, Âriflerin sözüdür, Muhammed'in yüzüdür, Lâ ilâhe illallah.. Aşkî'nin muradıdır, Lâ ilâhe illallah.. «BİR ALLAH» Kün emriyle yaratan, Bir Allah'tır, bir Allah..

27
Eser

Sayfalar 378–385

Muzaffer Ozak Külliyatı · Zikrimiz illallah olsun, Kalplerimiz safa bulsun, Gönlümüze nurlar dolsun, Gelin illallah diyelim.. Allah ile olur her iş, Kalpten ihraç olur teşviş, Edelim yar ile cünbüş, Gelin i

28
Eser

Sayfalar 426–433

Muzaffer Ozak Külliyatı · Mazhar-1 sırrı Hudâ, Mesher-i feyz-i atâ, Meş'ar-i pûş-i hata, Pir sultan Abdülkadir.. İns-ü cin oldu hayran, Melekler kıldı devran, Arsı eyledi seyran, Pir sultan Abdülkadir.. Ber

29
Eser

Sayfalar 466–474

Muzaffer Ozak Külliyatı · Cennet-ül-adn'e girem, Hak cemaline irem, Ne gide Bis etre... Cennet-ül-huld'ü seçer, Ezel şarabın içer, Nurdan hulleler biçer, Ne güzeldir cennetler.. Cennet-ül-vesile'dir, Kul, H