ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
12 sonuç · “İbn”
01İbn Atâullah el-İskenderî
İbn Atâullah el-İskenderî (İskenderiye – 13 Cemâziyelevvel 709 / 19 Ekim 1309, Kahire); el-Hikemü'l-Atâiyye 'nin müellifi. Şâzeliyye'nin, Ebü'l-Hasan eş-Şâzelî ve Ebü'l-Abbas el-Mürsî'den sonra üçüncü büyük şahsiyetidir.
İbnü'l-Emin Seyyid Mahmüd Kemâl Bey
İbnülemin Mahmud Kemal İnal, son devir Osmanlı devlet adamları, şairleri, hattatları ve mûsikişinasları üzerine hazırladığı büyük biyografi külliyatıyla kültür tarihinin temel kaynaklarını meydana getirdi.
İbnü’l-Fârız
İbnü'l-Fârız (576/1181 – 632/1235), “sultânü'l-âşıkīn” diye anılan Mısırlı mutasavvıf şair; Mukattam dağında ve Mekke çöllerinde çile çıkarmış, ilâhî aşkı şarap ve sevgili diliyle anlatan Tâiyye ile Hamriyye kasideleri asırlarca hem şerhedilmiş hem tekfir edilmiştir.
İbnü’l-Fârız
İbnü’l-Fârız, ilâhî aşkı yüksek şiir diliyle işleyen Tâiyye ve Hamriyye kasideleri sayesinde Arap tasavvuf edebiyatının en etkili şairlerinden biri kabul edilir.
İbnü’n-Nakīb el-Halebî (Garsüddin Halil)
İbnü’n-Nakīb el-Halebî, Garsüddin Halil b. Şihâbeddin Ahmed (1494-1563), Memlük ve Osmanlı ilim çevrelerinde yetişen; uygulamalı matematik, astronomi, mîkāt ve tıp alanlarında eser veren Halepli âlimdir.
İbnülemin Seyyid Ahmed Tevfik Bey
Ahmed Tevfik Bey, dinî ilimler ve edebiyat tahsili görmüş, devlet hizmetinde bulunmuş, Nakşibendî-Hâlidî terbiyeyi Abdülmennân Osman Efendi’den almış bir müelliftir.
Abdullah Bosnevî
Abdullah Bosnevî (1584–1644), Bayramî-Melâmî terbiyesini Hasan Kabadûz’dan alan; İbnü’l-Arabî’nin Fusûsu’l-hikem’ine yazdığı Türkçe ve Arapça şerhlerle tanınan sûfî müelliftir.
Abdullah Salâhî Uşşâkî
Abdullah Salâhî Uşşâkī (1117/1705, Kesriye – 29 Muharrem 1197 / 4 Ocak 1783, İstanbul); Halvetî-Uşşâkī şeyhi, şair ve şârih. Uşşâkıyye'nin Salâhiyye kolunun pîri ; on iki tarikattan nasip aldığı için “câmiu't-turuk” denmiştir. İbnü'l-Arabî'yi metinden değil ruhaniyetinden istimdadla anladığını söyler.
Abdurrahman Câmî
Abdurrahman-ı Câmî / Molla Câmî (23 Şâban 817 / 7 Kasım 1414, Harcird – 18 Muharrem 898 / 9 Kasım 1492, Herat); Fars şiirinin son büyük üstadı sayılan Nakşibendî şair ve âlim. Nefehâtü'l-üns müellifi; İbnü'l-Arabî'nin vahdet-i vücûdunu Nakşibendiyye ile kaynaştırmıştır .
Abdülazîz b. Ebû Bekir el-Mehdevî
Abdülazîz el-Mehdevî (yaklaşık 1150–1224), Ebû Medyen çevresinde yetişen, Tunus’ta bir tedris ve sohbet merkezi yöneten; İbnü’l-Arabî’nin Rûhu’l-kuds ve el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye’de özel bir muhatap olarak andığı, Ahmed el-Bûnî’nin de ‘şeyhimiz’ dediği İfrîkiyeli sûfîdir.
Abdülganî en-Nablusî
Abdülganî en-Nablusî (1641-1731), Dımaşk’ta yetişen Hanefî âlimi ve sûfîdir. Kādirî ve Nakşibendî irtibatlarını İbnü’l-Arabî düşüncesi, tefsir-hadis tedrisi, seyahatnâmeler ve yaklaşık üç yüz eserlik külliyatla birleştirmiştir.
Abdülkerîm el-Cîlî
Abdülkerîm el-Cîlî (1365/66-1428), Yemen’de Şerefüddin el-Cebertî’nin terbiyesinde yetişen; Kādirî aidiyetini İbnü’l-Arabî’nin metafizik mirasıyla buluşturan ve insan-ı kâmil öğretisini kapsamlı bir sistem halinde açıklayan âlim, şair ve mutasavvıftır.