ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
187 sonuç · toplam 187 · “ümmet” · 1/8
01ümmet
Bir peygamberin tebliğ ettiği dine inanan ve o din ile bütünleşen kimselerin oluşturduğu cemaat veya topluluk.
Ümmet-İ İcâbet
Kendilerine gönderilen peygamberin dâvetini kabûl edip, ona inanan ve tâbi olan kimseler. Muhammed aleyhisselâmın ümmeti, son sınıf talebesi gibi olduğundan, insanları dünyâda ve âhirette kurtuluşa götüren sırların toplandığı Kur'ân-ı kerîm…
Ümmet-İ Dâvet
Kendilerine gönderilen peygambere inanmaya dâvet edilip de îmân etmeyen kimseler. Şimdi yeryüzünde müslümanlardan başka bütün insanlar ümmet-i dâvettirler. (Kâdızâde Ahmed Efendi)
icmâ-i ümmet
346 § tam. icmâ-i ümmet a. i Büyük fakihlerin, dinle ilgili bir konuda aynı görüş etrafında birleşmeleri. mec. Bütün halk
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ
MEVLİDÎ SÜLEYMÂN ÇELEBİ HAZRETLERİ Süleymân Çelebi, peygamberlerin övünç kaynağı olan Hz. Muhammed (salla’llâhu aleyhi ve sellem)’i medh eden kişidir. Bursa’da, zînet-sâz-ı âlem-i şuhûd olmuştur. Yıldırım Bâyezîd Hân devri ricâlindendir. Bu…
Vedâ‘nâme
Hacı Ahmed Muhtâr Efendi · Medine hizmetinden ayrılış hüznünü anlatan manzum metindir.
Mesh
Bir şeklin veya sûretin bozulup başka bir şekle dönüşmesi. Tasavvufî kullanımı Kalbin mânevî biçiminin değişmesi; insanın Hakk’a yönelişten uzaklaşıp nefsin haz ve arzularına bağlanması sebebiyle iç dünyasının bozulması anlamında kullanılır…
Miraç
Hz. Peygamber'in Allah'la görüşmesi olayı. 2. tas. Bâyezid Bistâmi'den itibaren süfiler de miraç yaşadıklarını söylemişlerdir. Attâr, Tezkiretu'-evliya'da Bâyezid Bistâmi'nin miracını anlatır (ATE 202). İbn Arabi de benzeri bir miraçtan bah…
Selamet
>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selame…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
ganimet
Sözlük anlamı, “Bir şeyi kolayca elde etmek.” olan bu söz, “Müslümanların kazanılan savaş sonrasında gayrimüslimlerden ele geçirdikleri esirler ve her türlü mal.” olarak fıkıh alanmda kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de türevleriyle birlikte…
muktesıd
İslâmî inançta, ifrat ve tefritten yani aşırılıklardan sakman, orta yolda hareket eden, metevazi ve mutedil kimseler. Bu söz Kur’ân-ı Kerîm’de “Lokman suresi” nin otuz ikinci ayet ile “Fâtır suresi” nin yine otuz ikinci ayetinde, “Doğru ve…
îslâmcılık
İslâm’ı inanç, düşünr. ce sistemi, ahlâk kuralları, siyae sî, İdarî ve hukuk düzeni bakık mından hayata geçirmek; Batı a dünyasma karşı Müslüman ülm, İslâm dini 370 keleri birlik, beraberlik ve da İs yanışma içinde olmaya özendirmek amacıyl…
oruç, -cu
oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, v…
icri takvîm
icri takvîm a. Hicrî-kamerî veya hicret-ay takvimi olarak da adlandırılan İslâm dünyasının dinî takvimine verüen ad. Bu takvim, Kur’ân-ı Kerîm’in “Tevbe suresi” ne ve Hz. Peygamber’in hadislerine dayanılarak oluşturulmuş; Rasul-i Ekrem’in h…
avf
İnsanm Allah nezdindeki durumu ve o noktada hissettiği korku ve endişeleri ifade etmek için kullanılan terim. “havf’ sözü, Allah’ın suç işleyenleri cezalandırma yöntemlerinden biri olarak “Nisâ suresi” nde ifade edilmekte, özellikle de “All…
havkale
Arapça “L havle ve lâ kuvvete illâ bill hi’l-aliyyi’l-azîm” (Her türlü d ğişim ve gücün kaynağı sade yüce ve ulu Allah’tır.) cümlesin ilk sözleri olan “havi” ve “ku vet” kelimelerinin kısaltılmış çimine verilen bir ad. havz-ı kevser a. ^ ^j…
Âl-i Nebî
Hz. Peygamber’in ailesi ve soyu. Kapsamı, metinlerde Ehl-i beyt, Hâşimoğulları veya ona imanla bağlanan ümmet anlamlarında farklı yorumlanabilir.
livâ'ü’l-hamd
Muhammed ümmetinin mahşer günü altmda topla nacakları bayrak anlamında bir terim, “makam- Ahmedî”
cem'ü’s-salâteyn
(j^ıui ^i İki namazı birleştirmek anlamında bir fıkıh terimi olan bu söz, öğle ile ikindi namazmı bu iki vakitten birinde birleştirilerek kılmması ve yine akşam ile yatsı anamazmı aynı uygulama ile bu iki vakitten birinde birleştirilerek kı…
edille-i erba'a
edille-i erba'a ç.a. ya fık. Dört temel unsura dayalı, ve yani Kur’an, sünnet, icmâ-ı mümmet (bk. bu madde), kıyâs-ı fükahâ (bk. bu madde) gibi dört unsura bağlı deliller
Ulemâ-İ Râsihîn
Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin derin ve ince mânâlarını, işâretlerini anlayan yüksek din âlimlerine verilen isim. Bunlar; Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn, Tebe-i tâbiîn ve her bakımdan onlara tâbi olan müctehidler, tefsîr ve hadîs âlimleri ve…
Husûsü’l-Husûs
2.2.4. Husûs ve Husûsü’l-Husûs Tasavvufta genel olarak müminler ve özel olarak da sûfîler içinde bulundukları manevî makam ve mevkilerine göre bazı derecelere ayrılmışlardır. Bunlar arasında iki önemli dereceyi ifade eden husûs ( صوصخلا) ve…
Safâ
1.2.8. Safâ ve Istıfâ Safâ ( ءافصلا) ve ıstıfâ ( ءافطصإ لا) kavramları, tasavvuf kaynaklarının özellikle ıstılâhlar ile ilgili bölümlerinde ele alınmış kavramlardır. Söz gelimi sûfî müelliflerden Serrâc her iki kavramı, Hücvîrî ise yalnızca…