ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
23 sonuç · “âzık”
01Merâzikıyye
Merâzikıyye, Mısır Bedeviyye çevresinin tarihî kol listelerinde yer alır; günümüzdeki kurumsal devamı yerel ve güncel kayıtla ayrıca doğrulanmalıdır.
Şirvânî–Kafkasya Hattı
İsmâil Sirâceddin Şirvânî'den Has Muhammed, Muhammed Yeragī ve Cemâleddin Gazi-Kumûkī üzerinden Kafkasya'ya yayılan Hâlidî silsile.
Abdurrahman en-Niyâzî
Abdurrahman en-Niyâzî (ö. 1311/1894), Kādiriyye'nin Mısır'da teşekkül eden Niyâziyye koluna adını veren pîr ve İskenderiye'deki bir Kādirî tekkenin şeyhidir. Tarihî yeri, Osmanlı derviş dolaşımı ile Mısır'ın resmî tekke idaresinin kesişiminde belirginleşir.
Beypazarlı Hacı Ali Efendi
Beypazarlı Hacı Ali Efendi (ö. 1819), Çerkeşli Mustafa Efendi’den hilâfet alan; Beşikçizâde Tekkesi’ni Halvetî-Şâbânî irşad merkezine dönüştüren ve Kuşadalı İbrâhim ile Ahmed Nâzikî’yi yetiştiren Çerkeşî şeyhidir.
Cemâleddîn Gazi-Kumukî
Cemâleddîn Gazi-Kumukî (ö. 1286/1869), Muhammed Yeragî’nin halifesi olarak Nakşibendiyye-Hâlidiyye’yi Dağıstan’da yayan; Gazi Muhammed ile Şeyh Şâmil’in mânevî çevresinde yer alan; 1859’dan sonra Kars üzerinden Üsküdar’a hicret eden âlim, mürşid ve müelliftir.
Ebû Muhammed Abdürrezzâk el-Cezûlî
Ebû Muhammed Abdürrezzâk el-Cezûlî (ö. 592/1196), Ebû Medyen'in önde gelen Mağribî halifesi; Medyenî irşadı İskenderiye ve Yukarı Mısır'a taşıyan, Ebü'l-Haccâc el-Uksurî'yi yetiştiren sûfîdir.
Ehlî Mehmed Çelebi
Ehlî Mehmed Çelebi (ö. 1009/1600), Edirneli Tayyibzâde ailesinden yetişen müderris, kadı ve şairdir. Kınalızâde onun ilmî kabiliyetini ve tasavvufa ilgisini; Atâyî ise Vardar Yenicesi, Siroz ve Rodos kadılıklarıyla tayin düzenine yönelttiği şiirli itirazı kaydeder.
Hacı Kabâyî
Asıl adı Keyvân olan Hacı Kabâyî, Hacı Efendi ve bazı kayıtlarda Hacı Bayram adlarıyla da anılan, İdrîs-i Muhtefî’nin halifelerinden bir Melâmî-Hamzavî sûfîdir.
Hacı Mehmed Emin Efendi
Yazıköylü Hacı Mehmed Emin Efendi (ö. 1283/1866-67), Çerkeşî Mustafa ve Geredeli Hacı Halil hattında yetişen; Safranbolu–Nevrekop irşad ağını kurup iki seyrüsülûk risalesi yazan Şâbânî şeyhidir.
Kuşadalı İbrâhim Efendi
Kuşadalı İbrâhim Efendi (1188/1774 – 1262/1846), Halvetî-Şâbânî geleneğinden gelip tekkeyi, hilâfeti ve zorunlu esmâ zikrini bırakan; yanan dergâhının yerine yenisini yaptırmayı reddedip “artık tekkelerde eski feyiz kalmamıştır” diyen mürşid. Hiç eser yazmadı; geriye 143 mektup kaldı.
Mahmûd Encîrfağnevî
Mahmûd Encîrfağnevî, Ârif Rîvegerî'nin ardından Hâcegân çevresinin taşıyıcı halkasıdır. Kaynaklarda zikir usulü ve mürid eğitimi etrafındaki uygulamalarıyla anılır; hayatına ilişkin tarihler ihtiyatla ele alınmalıdır.
Muhammed Kādî-i Semerkandî
Muhammed Kādî-i Semerkandî (ö. 921/1515; bazı kaynaklarda 922/1516), Ubeydullah Ahrâr’ın on yılı aşkın süre hizmetinde bulunan halifesi, Silsiletü’l-ârifîn müellifi ve Kâsâniyye koluna uzanan irşad hattının başlıca halkasıdır.
Ömer Halvetî
Ömer el-Halvetî (Lâhîcân – 800/1397, Tebriz); Halvetiyye tarikatının pîri . Halveti sevdiği için “Halvetî” denmiş; esmâ-i seb'a zikri ve dört terkli dâl tâcı ona nisbet edilir. Kırk erbaîn çıkardığı rivayet edilir.
Seyyid Muhammed Yeragī
Muhammed Yeragī (ö. 1838), Has Muhammed Şirvânî’den Hâlidî hilâfeti alan; Gazi Muhammed, Şeyh Şâmil ve Cemâleddin Gazi-Kumûkī üzerinde etkili olan Dağıstanlı âlim ve sûfîdir.
Râzık
Rızık veren. Allah hakkında kullanılan bir isim ve sıfat olup canlıların maddî ihtiyaçlarını, ayrıca ilim, iman ve mânevî nimetleri ihsan eden anlamına gelir. Aynı kökten gelen Rezzâk , rızkı çokça ve sürekli veren anlamını daha güçlü biçimde ifade eder.
âzık
rRızık veren.” anlamında Allah’ın sıfatı olan bu terim, canlı varlıkların yaşaması için gerekli olan nimetleri, ilim, şeref, makam gibi manevî değerleri de kapsamaktadır. Bu terimin “ism-i tafdil”i “Rezzâk” (bk. bu madde) olup Allah’ın isimleri olan “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)da yerini almıştır.
tih hayrü'r-râzıkîn
Rızık ve nimet verenlerin hayız 310 en hayırlısı anlamında Al ha lah’m vasıflarından biri
Tabîb-İ Müslim-İ Hâzık
Mütehassıs (uzman) ve açıkça günâh işlemeyen müslüman doktor. Hasta, hastalığının artmasından veya iyi olmasının gecikmesinden yâhut şiddetli ağrı gelmesinden veya hasta bakıcı hastalanarak, onlara bakamayıp helâk olmalarından korkar ise, oruç tutmayıp sonra kazâ eder. Sağlam kimse, hasta olacağını çok zan ederse ve nehir temizlemek gibi iş yaparken veya devletin emri ile çalışırken, çok sıcak veya soğuk te'siri ile helâk olacağını ve kimsesiz olup hiçbir yerden yardım görmeyen kadın nafakasını kazanmak için çamaşır yıkamak ve yemek pişirmek ile helâk olacağını çok zannederek anlarsa, oruç tutmaması ve niyetli, oruçlu kimsenin orucunu bozması câiz olur, başka zaman kazâ eder. Çok zannetmek, ölüm alâmetlerini görmekle veya kendi tecrübesi ile yâhut tabîb-i müslim-i hâzıkın haber vermesi ile anlaşılır. Kâfir ve fâsık, yâni büyük günâh işlediği bilinen tabîbe muâyene ve tedâvî câizdir, tedâvî olunabilir. Fakat bunların sözleri ile ibâdet bozulmaz. Orucunu bozarsa, keffâret lâzım olur. (İbn-i Âbidîn)
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 178–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ
Sayfalar 196–203
Muzaffer Ozak Külliyatı · Şeriatte edebin saklamayan, Tarikatte pişip büryân olamaz.. Mâ'rifet âbından içip kanmayan, Hakikat bâbında ummân olamaz. Müslüman ve mü'min olana lâyık olan, ilm-ü hilm, lûtf-ü ke
Sayfalar 325–332
Muzaffer Ozak Külliyatı · ETSANSSE Ve urldo al& Rabblke satt& lekad ci'tümüna kemâ halâknaküm evvele merreh bel ze'amtüm ellen nec'ale leküm mev'idâ ve vudi'al-kitâbû fe-terel-mûcrimly~y müşflklyne mlmma fl
Sayfalar 490–495
Muzaffer Ozak Külliyatı · Şeyh Adli efendi, kahvesinden bir yudum çekerek gülümser ve: — Öyledir oğul öyledir, buyurur. Beni yakan, benden oldu!.. Gülçiçek hanımla, Derviş Mehmed'i evlendirirler ve onlar da