ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
27 sonuç · “âcid”
01Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
Ebû Muhammed İzzüddîn Abdülazîz ed-Dîrînî
Abdülazîz ed-Dîrînî (612 veya 613/1215-1216–694/1295), İzzeddin b. Abdüsselâm’dan ilim tahsil eden, Rifâî hırkasını Ebü’l-Feth el-Baltacî’den giyen; fıkıh, kelâm, tefsir ve tasavvufu birleştirerek Azîziyye-Dîrîniyye kolunu meydana getiren Mısırlı âlim ve sûfîdir.
Hacı Hüseyin Dede
Hacı Hüseyin Dede (ö. 1759), Üsküdar'daki Hacı Dede Tekkesi'nin ilk şeyhi; çok sayıda halife yetiştiren Nakşibendî postnişinidir.
Muarrifzâde Mehmed Efendi
Muarrifzâde Mehmed Efendi (ö. 1003/1595), Ankaralı müderris; Sahn-ı Semân'a kadar yükseldikten sonra görevden çekilerek Koğacı Dede Mescidi civarına defnedilmiştir.
Sâcidî Ali Efendi
Sâcidî Ali Efendi (ö. 1723), medrese ve kadılık görevlerinden fetva eminliğine yükselen; şiir ve inşadaki maharetiyle tanınan Osmanlı âlim ve şairidir.
Şeyh Ahmed İzzet Efendi
Ahmed İzzet Efendi (ö. 1292/1875), Lokmacı Dede adıyla tanınan; Kuşadalı İbrâhim Efendi'ye intisap ederek İstanbul'daki Lokmacı Dergâhı'nda irşad hizmeti yürüten Halvetî-Şâbânî şeyhidir.
Şeyh Bahrî Dede
Şeyh Bahrî Dede (ö. 974/1566), Edirne’deki Koğacı Dede Zâviyesi’nden Bursa Muradiye’deki kendi zâviyesine uzanan irşad hayatı; melâmet tavrı, şiiri ve Sigetvar seferi anlatılarıyla tanınan XVI. yüzyıl sûfîsidir.
Şeyh Tulûî Muhammed Efendi
Tulûî Muhammed Efendi, Nasuhi Mehmed Efendi’den feyiz alan, Pîrzâde Seyyid Alâeddin’den hilâfet alarak Nalçacı Dergâhı’nda irşad eden Halvetî-Nasûhî şeyhidir.
Mevâcid
Vecd kelimesinin çoğulu; gönülde ortaya çıkan yoğun mânevî buluş ve coşku hâlleri. Keşif, ilham ve mânevî tecrübeyle sûfîye açılan hâller için kullanılır. Mevâcid geçici tecrübeleri ifade eder; kalıcı makam ve doğrulanmış bilgiyle aynı sayılmaz.
âcid
Sözlük anlamı “Şan ve şeref sahibi, hayrı ve ihsanı bol, lütfü ve keremi sonsuz.” olan bu söz, “esmâ’ü’lhüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır.
Mâcid
Mâcid a. (j^L) [< Ar. mecd] Sözlük anlamı “Şan ve şeref sahibi, hayrı ve ihsanı bol, lütfü ve keremi sonsuz.” olan bu söz, “esmâ’ü’lhüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın sıfatı olarak Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemekle beraber Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki listede de yer almıştır (Tirmizî, “Da'avât”, 82; İbn Mâce, “Du’â”, 10).
vâcid
Hadis bilimin bir müellifin, bir ravînin yazması kitabını araştırıp bu kimse
Abdu’l-Vâcid
el-Vâcid, dilediğini dilediği zaman bulan bir müstağni demektir. Allah’ın kendisine ayn-ı ehadiyyetü’l cem’de vücûd bahşettiği kuldur. Vacibü’l-Vücûdi’l-Ehadî ile vâcid (bulan) mevcudu buldu. Onunla, her şeyden müstağni oldu. (Yani, onu bulunca hiç bir şeye ihtiyâcı kalmadı). Çünkü, bunu kazanan, her şeyi kazanmıştır. Bu kulun, ne kaybı vardır, ne de talebi…
Vâcid (el-Vâcid)
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Ma'bûd, Rab, ilâh olan, zâtında bulunması lâzım ve lâyık olan bütün sıfatları kendisinde bulunan, hiçbir şeye muhtaç olmayan, kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan. El-Vâcid ism-i şerîfini okuyanın kalbi kuvvet bulur. (Yûsuf Nebhânî)
Mescid-i Selmân-ı Fârisî
Medine · Suudi Arabistan · Medine'nin kuzeyindeki Mesâcid-i Seb'a'dan biri; Ömer b. Abdülazîz'in valiliğinde yaptırıldığı sanılır, 577/1181'de yeniden inşa edilmiştir. Hendek kazısının yapıldığı bölgededir. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
SEFERDEN DÖNME ÂDABI.
Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d
KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI
Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 18–25
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl
Sayfalar 84–89
Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle
Sayfalar 135–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle, bir nûr-u Muhammediyyeyi (aleyhisselâm) dört kısma taksim edip, birinci kısmından Levhi ve Kalemi hâlk etti; kalem, emr olunanı yazdı. Nûrun ikinci kısmından Arş ve Kü
Sayfalar 147–161
Muzaffer Ozak Külliyatı · el-lâtifü, eş-şekûrü, el-aliyyü, el-kebirü, el-hafizü, el-mukiytü, el-hasiybü, el-celilü, el-cemilü, el-kerimü, er-rakıybü, el-müciybü, el-vâsi'ü, el-hakimü, el-vedûdü, el-mecidü,
Sayfalar 178–192
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillah-ir-Rahman-ir-Rahiym Lâ ilâhe illâllahü adede habbâtihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hayatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede hasatihi.. Lâ ilâhe illâllahü adede kelimatihi.. Lâ
Sayfalar 248–262
Muzaffer Ozak Külliyatı · illâ hüver-Rahman-ür-Rahiym.. Hüvallahüllezi lâ ilâhe illâ hüvel-melik-ül kuddüs-üs selâm-ül mü'min-ül müheymin-ül aziz-ül cebbâr-ül mütekebbirü hüvallahül-hâlik-ül bâri-ül musavvi
Sayfalar 275–287
Muzaffer Ozak Külliyatı · hayret ve durgunluk verecek şekilde halk ve icat eden Aliahim... Ey daima diri, mahlükatının korunup kollanmasına kaim, ey celâl, azamet ve ikram sahibi Allahim... Ulûhiyyetinin az
Sayfalar 233–240
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Ey iyman edenler!.. Sizi elim bir azaptan kurtaracak bir ticaret salık vereyim mi? Allahu tealâ'ya ve Resûl-ü müctebâ'ya iyman edersiniz, Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla