ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
4980 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 58/208
01Bidâri
! 44) Uyanık olmak, yakaza. tas. Kendinde olma hali, kulluk mertebesi.. Buna bi-hodi ve huşyâri de denir.
Bigâne
(« (بيكا Yabancı, el, aşina olmayan. tas. a Tasavvufla tanışmayan, yola girmeyen, sülüka başlamayan. İnkârcı, kâfir. Bigâne (veya yegâne). Yabancılık, yabancı olma. b Vahdet makamı. Hiçbir şekilde hiçbir şeye benzemeyen ve muhtaç olmayan ul…
Bihüşi
Aklın baştan gitmesi ve insanın kendisinde olmaması hali, Beşeri sıfatların mahvolduğu ve silindiği hal, tams (siliklik) makamı. Sekr halinde olana bi-huş, bi-hod; sahv halinde olana bâ-huş, bâ-hod, huşyâr denir.
Bi-kâr
ر) Sa) İşsiz. tas. Işi gücü olmayan, tekke çevresinde vakit geçiren, derviş geçinen sünepe ve sürtük, tembel. “Bir merd-i bi-kâr yüz merd-i derkârı kârdan alıkor”. Bkz. Battal. Bila bâdi Badi terimiyle ariflerin kalplerinde zuhur eden halle…
Bi-reng-Bi-rengi
Renksiz, renksizlik. tas. Dinlerin birliği (vahdet-i edyan). Bütün renklerin aslı renksizlik olduğu gibi bütün dinlerin aslı da bir ve aynıdır. Bu da bütün insanların Elest Bezmi'nde kendilerinin kul, Allah'ın Rab olmasını kabul etmelerinde…
Bu'd
Uzaklık, ırak olma, tas, Kulun Allah'ın emir ve yasaklarına uymaması hali. Tevfik ve tahkikten uzak kalması, nefsin sıfatları ve bedenin hazları ile bağlı olması. Insan Hak'tan uzak kaldığı ölçüde halka, halktan uzak kaldığı ölçüde Hakk'a y…
Baka
١ ar. / vefa edemeyişleri: Buk'a mübareke M eler (sav bitlere bekkâ (¢ Bulmak Bilmek ee ش) Bünâ-güş |. fars. 0 نيك Burak (5 ~ x tür 1 4 e li Y ek. tas, Aşk 0:14553). Sevgilini Burak'ı can 1 I ها ن) عن i aşk (sp ikat mutasavvıflar daha Bürha…
Burcu'l-evliya
= en-i evi i 3 evliya (برج الاوليا) Medfen-i evliya, evliyası ve yatırı çok olan yer. Bürhan-ı Hak (5> le») Hakk’ı ran gi Öpme, Öpücük. 2. as. a Baunda feyz ve cezbe. b Alınan müjde (Sr). Burhan halkın, cezbe ise nebi v ee bans meee e Bilgi…
Bit
لل لل لل ل ل ا ل haz. Dest-bas: Şeyhin elini öpme. Damen-bas: Şeyhin eteğini öpmek, Zemin-büs: Şeyhin önünde yer öpmek, yer öpen. Bkz. Secde.» Güzelsin bi-bedelsin ndz-perversin dilârâsın Değilsin bt-vefa amma ki gayet bt-mahabbasin Ne mânl…
Buy
Koku, nefha. tas. Gönlün ilgi ve bağlantıdan (alâka ve ittisalden) haberdar olması ki, esasen başlangıçta cem makamındayken vardır ve şimdi de tefrika makamında değişik bir halde mevcuttur (us).
Büdelâ
(Y (بد veya Budala. Bedel, karşılık, denk, bir şeyin halefi ve değişigi anlamına gelen bedelin çoğuludur (Aka ır, 1168). tas. Yediler. Bunlardan her biri gözden kaybolur, bir anda çok uzak mesafelere giderler. Gözden kayboldukları zaman, ye…
Bükâ
Ağlama, gözyaşı dökme, girye. tas. Zahitler ve süfiler yaptıkları kötü işlere, girdikleri günahlara, içinde bulundukları bela ve musibetlere, ahde vefa edemeyişlerine, firkat ve hicran haline, ahiret hesabına ağlar, bir damla göz yaşının pe…
Büt
Put, sanem. tas. a Nefs, nefs-i, emmare. Herkesin putu kendi nefsidir. Hakikati idrak etmek için Hz. İbrahim'in putu kırması Büt vahdet Ye me ———.. N gibi nefs putunu kırmak gerekir. Fütüvvet ehli fetâyı (yiğit), put kıncı (biit-siken) olar…
Büthane
+. Puthane, tapınak. 2. tas. a Vahdet-i kül, lâhüti âlem. b Zat-ı ahadiyet, mazhar olma hali. e Maddi âlem, unsurlar âlemi, Büt-perest Âşık, hakiki tevhit ehli, aşka ve vahdete mazhar olmak. Büt vahdet Zünnar hizmete, put vahdete işarettir.…
Cah
(e (جا Resmi makam, sosyal mevki, itibar, şan, şöhret. tas. a İnsanların kalplerine malik ve hâkim olmak, onların Saygısını ve itaatini beklemek, Insanlar katında saygın kişi olmak için çalışmak tasavvufta makbul bir şey değil- Süfiler hubb…
Cam
Çiy. Kadeh, kâse. 2. tas. a Haller. b İçi marifetle dolu olan sülûk ehli arifin gönlü. c Cam bedene, içindeki bade bedeni tasfiye etmeye işarettir. İlahi bade kadehinden içen kâmil arif tevhitle sermest olur. Bezm-i aşk içre sun bana bir ca…
Cam- nisti
Yokluk kadehi. tas, Esas niteliği yokluk olan a'yan-1 sâbite (sr), Can i fars. (9 (جا >. Can, ruh. nefs. tas. a İnsan ruhu, ilâhî (rahmani) nefes, Hakk'ın tecellileri. b Mevlevilikte derviş, mürit, Cant cânân dilemiş vermemek olmaz ey dil |…
Cefa
x, Iskence, azap. 2. tas. Sâlikin, gönlünü marifet ve temaşaya kapatması. Sevgilinin vefasızlığı. Bir dil-rübaya düştü gönül mubtelâsı çok Aşkın safası yok değil amma cefası çok Ş. Yahya Cefâ vu cevr ile mu'tadem onlarsız nolur halim Cefâsı…
Cehri zikir
& >>) Yüksek sesle yapılan zikir. Nakşbendiye gibi bazı tarikatler, müritlerin ancak kendilerinin işitebilecekleri kadar pes bir sesle zikre izin verir. Buna hafi zikir, diğerine cehri veya aleni zikir denir. Kadiriye ve Mevleviye gibi tari…
Cemiyet
Derli toplu, düzenli ve huzurlu olma. Toplantı, demek. Mâsivâdan yüz çevirme ve dikkati yüce Allah’a teveccüh noktasında toplama. Kalbin huzursuz ve perişan (tefrika) halde olmaması, insanın zihnen ve kalben kendisini Hakk’a vermesi. Ham aç…
Cevap
Sorulan bir meselenin anlam ve kapsamını açıklayan karşılık. Sûfîler, kendilerine yöneltilen sorulara verdikleri yazılı cevaplarda seyrüsülûk, hâl, makam ve irfan meselelerini açıklamış; bu metinler zaman zaman müstakil risaleler hâline gel…
Cezbe
بة) +>) 1, Celbetme, çekme, 2. tas. Allah'a koşmak. İlahi inayetin gereği | olarak Cenab-ı Hakk'ın, kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine çekmesi ve yaklaştırması (x1). C…
Cihan
( (جها Dünya, âlem. Cihan-ı emr İlahi emir âlemi. Cihan-ı halk Belirtiler (taayyünat) suretindeki tecelli mertebesi, Cihan-ı nefs Nefsani arzular (taallükat, bağlar) âlemi (sp).
Cilve
Kintma, nazlanma; güzellerin gönül fetheden ve hoşa giden hal ve hareketleri. 2. tas. Sülûk ehli arifin gönlünde parıldayan onu deli divane eden ilâhî nurlar, Insan da âlem de Hakk'ın nurlarının cilve mahallidir (sr). İlahi cilve: Sürpriz n…