Ara
Menü
ذ

Bükâ

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-190
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
91
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Ağlama, gözyaşı dökme, girye.</li><li>tas. Zahitler ve süfiler yaptıkları kötü işlere, girdikleri günahlara, içinde bulundukları bela ve musibetlere, ahde vefa edemeyişlerine, firkat ve hicran haline, ahiret hesabına ağlar, bir damla göz yaşının pek çok sorunu çözeceğine bu yüzden ibadetten daha hayırlı olduğuna inanırlar. “Az gülün, çok ağlayın,” sözü bunu ifade eder. Ağlamakla ünlü zahit ve âbitlere bekkâ denir. Zahitler üzüntüden, arifler sevinçten ağlarlar. Bkz. Ağlama.</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-5722
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
91
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<ol><li>Ağlama, gözyaşı dökme, girye.</li><li>tas. Zahitler ve süfiler yaptıkları kötü işlere, girdikleri günahlara, içinde bulundukları bela ve musibetlere, ahde vefa edemeyişlerine, firkat ve hicran haline, ahiret hesabına ağlar, bir damla göz yaşının pek çok sorunu çözeceğine bu yüzden ibadetten daha hayırlı olduğuna inanırlar. “Az gülün, çok ağlayın,” sözü bunu ifade eder. Ağlamakla ünlü zahit ve âbitlere bekkâ denir. Zahitler üzüntüden, arifler sevinçten ağlarlar. Bkz. Ağlama.</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-10979
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Sözlüğü
Kaynak sayfası
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Arapça ağlamak anlamına bir kelime. İlk dönem sûfileri Bekkâûn (ağlayanlar) diye anılmışlardır. Ağlama; günah, Allah korkusu, Allah’tan ayrı kalma veya sevgi sebebiyle olur. Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın âyetlerini duyan gerçek müminlerin hemen ağlayarak secdeye kapanmaları hususu sık sık zikrolunur. Konuyla ilgili olarak şu âyetler dikkat çekicidir: Meryem/58, Tevbe/ 82, Necm/60, isra/109.“Rahmanın ayetleri okununca onlar hemen ağlayarak secdeye kapanırlar.” Meryem/58.“Yapmakta olduklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.” Tevbe/82.Ağlayamayan Sahabe-i Kirama, Peygamber Efendimiz (s), “Ağlar gibi yapınız.” veya “Hüzünleniniz, zira gönlün hüzünlenmesi ağlamaktan sayılır.” demiştir. Bazıları tefekkürü de, bir tür ağlamak saymıştır. Yine, zahidlerin üzüntüden, ariflerin ise sevinçten ağladığı kaydedilir.</p>

Köken ve kullanım

i. ar.

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

  1. Ağlama, gözyaşı dökme, girye.
  2. tas. Zahitler ve süfiler yaptıkları kötü işlere, girdikleri günahlara, içinde bulundukları bela ve musibetlere, ahde vefa edemeyişlerine, firkat ve hicran haline, ahiret hesabına ağlar, bir damla göz yaşının pek çok sorunu çözeceğine bu yüzden ibadetten daha hayırlı olduğuna inanırlar. “Az gülün, çok ağlayın,” sözü bunu ifade eder. Ağlamakla ünlü zahit ve âbitlere bekkâ denir. Zahitler üzüntüden, arifler sevinçten ağlarlar. Bkz. Ağlama.

Tasavvuf Sözlüğü

Tasavvuf Sözlüğü

Arapça ağlamak anlamına bir kelime. İlk dönem sûfileri Bekkâûn (ağlayanlar) diye anılmışlardır. Ağlama; günah, Allah korkusu, Allah’tan ayrı kalma veya sevgi sebebiyle olur. Kur’an-ı Kerim’de Allah’ın âyetlerini duyan gerçek müminlerin hemen ağlayarak secdeye kapanmaları hususu sık sık zikrolunur. Konuyla ilgili olarak şu âyetler dikkat çekicidir: Meryem/58, Tevbe/ 82, Necm/60, isra/109.“Rahmanın ayetleri okununca onlar hemen ağlayarak secdeye kapanırlar.” Meryem/58.“Yapmakta olduklarının karşılığı olarak az gülsünler, çok ağlasınlar.” Tevbe/82.Ağlayamayan Sahabe-i Kirama, Peygamber Efendimiz (s), “Ağlar gibi yapınız.” veya “Hüzünleniniz, zira gönlün hüzünlenmesi ağlamaktan sayılır.” demiştir. Bazıları tefekkürü de, bir tür ağlamak saymıştır. Yine, zahidlerin üzüntüden, ariflerin ise sevinçten ağladığı kaydedilir.

İlgili maddeler

Sözlüğe dön ←