Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.

4980 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 56/208

01
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arâis-i Hak

Hakkın gelinleri. tas. Başkalarından kıskandığı için Hakk'ın, kimliklerini halka açıklamadığı ve gizli tuttuğu velileri. Hakk'ın harim-i ilâhî'deki has dostları, özel ilgisine mazhar olan kulları. Gerdek gecesi gelini damattan başkası görme…

↗
02
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arakıye

(4.51 عر Başa giyilen ve ter emmeye yarayan bir serpuş. Basta Mevleviler olmak üzere bazı tarikat şeyhlerinin, halifelerinin ve dervişlerinin başlangıçta tekbirle giydikleri, sonraları törenlerde de kullandıkları, bazen tören dışında da giy…

↗
03
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arbede

Savaşmak, kavga etmek. tas, Cezbeli sâliklerin ve galebe halindeki bazı süfilerin Hak'la tartışmaları, çekişmeleri ve kavga etmeleri (BM 181); müşacere ve muhaseme de denir. Bir naz ve samimiyet halidir (Bakli, age, s 180). Hz. Ibrahim Alla…

↗
04
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Anz

(عا رض) ç Avârız. Engel, gelip gecici sey. tas. a Nefs ve seytandan gelip ruh ve kalplere ârız olan ve kötüye kılavuzluk yapan arzular, düşman tarafından kurulan tuzaklar, yola konulan engeller. Düşman denilen Şeytan ve nefsten gelen her şe…

↗
05
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ars

Feleklerin felegi, en büyük felek, taht, mülk, hâkimiyet, ihata, zuhur, tecelli, tas a Azamet mazharı, tecelli mahalli, zatın hususiyeti, cism-i külli (cik 11:5). b Allah'ın mukayyet isimlerinin istikrar mahalli. c Külli cisim, mutlak varlı…

↗
06
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Arz

Yer, yeryüzü. tas. a İnsan bedeni ve rızkın zuhur mahalli olan yeryüzü. b Arz halk (yaratık), ondaki zinet ise Hak'tır. c Hakk'ın sıfatlarına sema, halkın sıfatlarına arz denir. d Arz, süfli âlem, fesat âlemi; sema, salah âlemi, ulvi âlemdi…

↗
07
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Asâkir-i Hak

Asâkir-i Rahmânî de denir. Hakk'ın askerleri, Cündü'llah (Allah'ın ordusu) deyimi de bu anlamda kullanılır. 2. Rüzgâr, kuş, yağmur ve zelzele gibi doğal güçler ve varlıklar da Hakk'ın askerleridir (sm), Leşker-i gama iltikâ etmem Asker-i ga…

↗
08
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ashab-ı suffe

1. Medine'de Hz. Peygamber'in mescidinin sofasında Oturan ve tasavvufta süfilerin ilk temsilcileri kabul edilen fakir sahabeler. tbn Mesud, Bilâl Habeşi, Selman Fârisi, Ebu Hureyre, Ebu Zer suffa ehlindendir. Ashab-ı şekavet Cehennemlikler,…

↗
09
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ashap

Bir ismin başına gelirse, genellikle o isme “-cilar” ve “-cular” NN Aşina anlamı kazandırır. Orn. ashab-ı yemin (sağcılar), ashab-ı şimal (solcular) gibi. Âsitân — Âsitâne i. Jar 1 - (آمعاان >. Atabe, eşik, dergâh. 2. tas, a Tekke, dergâh.…

↗
10
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Asuman-ı gayb

سيان غيب) 1) Gayb seması. tas. İlâhî tecelli ve nurlar (SP). Âşık i. ves. ar. (5 e) ¢. Uşşak, Âşıkin. r. Tutkun, düşkün, vurgun; haddinden çok fazla ve aşırı derecede seven. 2. tas. Allah Teala'yı son derece ve azami mertebede seven. Hak âş…

↗
11
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aşk

Sevginin insanın bütün varlığını kuşatan en ileri derecesi. Tasavvuf dilinde aşk, sâliki benlik iddiasından çıkarıp sevgilinin iradesine yönelten güçlü muhabbeti; varlığın yaratılışındaki sevgi sırrını ve Hakk’a kavuşma arzusunu anlatır. Se…

↗
12
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aşk u niyaz

عشق و نيا ن) Mevleviler arasında selam yerine kullanılır; örn. “Nasılsın,” diyene hal hatır sorana veya yazılan mektubun sonunda “Aşk u niyaz ederiz,” denir. Ata (1تا) x. Peder, eb, baba. 2. tas. Şeyh, mürşit, özellikle Yesevilikte ve Nakşb…

↗
13
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Atas

1, Susuzluk, teşne olma. 2. tas, a Umulana düşkün ve onun tesiri altında bulunma. b Şevk ve hasret halinin galebe çalması. c Şiddetli bir arzuyla muradın hararetli bir biçimde aranması,, Tasavvufta içmeye şürb, kanmaya reyy, kendinden geçme…

↗
14
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Etvâr-ı dil

Kalbin tavırları ve mertebeleri. 2. tas. Kalbin cilveleri ve mazharları. Kalbin tavırlarından her biri diğer tavrın cevheri ve madenidir. “Altın ve gümüş gibi, insanlar da maden ocakları halindedirler,” hadisiyle bu hususa işaret edilmiştir…

↗
15
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Avâlim-i seba

عو! لم سبعه) Yedi âlem. tas. Halvetilikteki yedi âlem: âlem-i şehadet, âlem-i misal, âlem-i ervah, âlem-i ceberüt, âlem-i lâhüt, âlem-i nâsüt, âlem-i hakikat. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SME 35 kısaltmalarıyla kaynak…

↗
16
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Avam

#) Halk, ahali. tas. a Safi olmayan. b Mevlevilikte tarikat ehli olmayan. Bektaşiler avam yerine zahir, Aleviler ise zahit derler. Bkz. Havas.

↗
17
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ayıp

Kusur. tas. Başkasınınkini değil, kendi kusurunu görme hali.

↗
18
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ayin

Merasim, tören, âdet, usül, nizam; şekil, kanun, kaide. tas a Tarikat ehlinin kendi aralarında belli bir usül ve düzene göre topluca icra ettikleri zikir, dini merasim, semâ. b Bütün din mensuplarının, Mecusilerin, Yahudilerin ve özellikle…

↗
19
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Âyin-i cem

İ) Cem veya Cemşid ayini. Efsaneye göre şarabın mucidi olan eski Iran hükümdarlarından Cem veya Cemşid adına yapılan tören. tas. Bektaşiler'in ve Alevi zümrelerin çeşitli vesilelerle düzenledikleri müzikli ve içki- Ayin-i serif li toplantı.…

↗
20
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Ayn

Göz, öz, kaynak, çeşme, halis, mal, zihnin dışındaki varlık. tas, Bir şeyin Allah'ın ilmindeki sureti.

↗
21
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aynu’l-cem

عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “…

↗
22
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aynu'l-mahabbet

عين | لمحبه) Salt sevgi, öz muhabbet. tas “Allah Teala'nın kulları için sevdiğini, (istediğini, arzu ettiğini) istemek, onlar için istemediğini istememektir”. Bu haldeki sâlikte şahsi bir sevgi, tercih ve irade yoktur. Allah neyi seviyorsa…

↗
23
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aynu’s-sey Cİ

عين Bir şeyin özü; kendisi tas. Hak Teala. Ibn Arabi Futuhat'ta, “Tenzih ederim o zatı ki eşyayı icat etti, kendisi bu eşyanın aynısı olduğu halde,” demiştir, “Hak, zahir olanın aynısı olup halk ismini almıştır” (iv 187; kı 34). Bir vücuddu…

↗
24
Sözlük · Bağlam eşleşmesi

Aynu't-tahakküm

Tahakkümün kaynağı. tas. Bir velinin, mertebesini göstermek istediği kimseye, “Ben dilediğimi yaparım,” diye meydan okuması, Allah’a nazının geçmesi, dileğinin kabul edilmesi, Hakk'ın yardımıyla bazı harikulade haller göstermesi. Bkz. Arbed…

↗