ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
336 sonuç · toplam 336 · “mutasavvıf” · 4/14
01Evliyaiye
!) Allah'ın velisi ve dostu olma seviyesine yükselenlerden mükellefiyetin ve ibadetlerin düşeceğine inanan mutasavvıflar zümresi. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SL 535; İM 430 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
Eyyâm-ı gam
!) Üzüntülü günler. tas. Seyr ile'l-lâh'tan geri kalma zamani. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için SE kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Eza—Cefa Bkz. İncinmek-İncitmek. Ezel-Ebed Allah'ın başlangıcı olmamasına ezel, sonu…
Fal
Ugur, kadem, meymenet, ilerde yapılması düşünülen bir işin hayırlı ve faydalı sonuçlar vereceğine dair bazı ip uçlarının ve işaretlerin bulundu- Buna inanmak. 2. Kurân د Kerim açılarak bazı hususlarda fala bakıldığı gibi diger dini bir kita…
Habibiye
“Bir kimse yaratılmışlardan ilgisini keserek Allah'ı kendine sevgili ve dost edinirse ondan dini yükümlülükler düşer,” diyen mutasavvıflar zümresi.
Haliye
ليه) +) Mutasavvıflardan bir zümre. Bunlar semâı, musikiyi ve raksı helal sayar. Bu gibi hususlar birtakım halleri celbetmek için aracı olarak kullanıhr; bu haller içinde coşar, kendilerinden geçerler (TK 1:400; im 430). Halk i ar. (55) x,…
Hangâh
veya Hankah Hanegâh, toplantı ve sohbet yeri. tas. Âsitâne, zaviye, dergâh, tekke. Tarikat ehlinin, dervişlerin ve mutasavvıfların toplanıp sohbet ettikleri ve birlikte zikir ve semâ yaptıkları özel yer. Sorarsan hânkâh-ı aşkı Zâhid Makam-ı…
Hatve
(e (خطو Adım. tas. Sâlikin tasavvuf yolunda attığı adım (sr). Havas i ar. س) ١ (خو Mutasavvıflar insanları önce ikiye ayırır: Avam yani halk, havas yani nitelikli kişiler. Genellikle süfi olmayanlar, âlim bile olsalar avam sayılr, Havas ise…
Hayal
ل) >) Masiva, Allah'tan maada. tas. Mutasavvıflar, Hak hariç diğer tüm varlıkların gerçek bir varlığı bulunmadığı, bunların birer hayal, akis ve gölge varlıklar olduğunu söylerler. Özellikle vahdet-i vücut anlayışına bağlı olanlar bu görüşt…
Hayat
Yaşama, zindegi. 2. tas. Sâliki dünya bağlarından ve nefsani arzulardan koparan kutsal ve ilâhî nurun tecelli etmesi, “Hayat, ölümdedir” (sr 489), yani kalbin hayatta olması için nefsin ölmesi gerekir. Cüneyd, tasavvufu “Hakk'ın seni senden…
Hayret
Şaşmak, şaşırmak. 2. tas. Kalbe gelen bir tecelli (vârit) sebebiyle sâlikin düşünemez ve muhakeme edemez hale gelmesi. Hayret ya delilde olur veya medlulde. Allah'ın varlığını ispatlayan delilde hayrete düşmek zindikhk ve mülhitliktir. Medl…
Huluk
ç. Ahlak Huy, tabiat. 2. tas. Fazla düşünüp taşınmaya ihtiyaç göstermeden iyi davranışların kolaylıkla sergilenmesini sağlayan bir meleke (Tk 1:426; CT; ). Huluk-i azim Fevkalade mükemmel huy. Sâlikin iki cihanı terk edip bütün varlıgıyla A…
Hulüliye
ليه) s&) Güzel kadınlara ve oğlanlara (tüysüzlere) bakmamanın helal olduğunu, Allah'ın bazı sıfatlarının insana hulul ettiğine, bu hal içindeyken öpüşüp sarmaş dolaş olmanın caiz olduğunu savunan mutasavvıflar zümresi.
İbâhiye
با حيه) ( “Biz günahtan kaçınma gücüne sahip değiliz,” deyip Müslümanların mal ve namuslarını mübah sayan süfi zümresi (TK 1:126; SL 538; CN 19). Ibahiyeci mutasavvıflar yalnızca kendi keyiflerine bakarlar ve “başkasına za- Tar verme de, ne…
İsm-i azam
سم ا عظم) ( En büyük isim, ulu ad. tas. a Allah'ın bütün isimleri içine alan ismi. b İçinde bulunduğu zamanda kula hâkim bulunan isim. Kul kabz halinde ise ism-i azam el-Kâbız, bast halinde ise ism-i azam el-Bâsıt'ır (ifm). Genellikle mutas…
İstifa
I) Seçme, süzme. tas. a Hak Teala'nın kulunun kalbini boşaltıp içine ilâhî marifet doldurması ve bu suretle marifetin kendi saflığını burada yayması. b Hakk'ın ezeli ilminde yapmış olduğu seçme. Hak Teala Peygamber'i ezelde kendisi için seç…
İstihsan
Taliplerin yararını ve müritlerin iyiliğini düşünen muta- | savvıfların, bu maksadı gerçekleştirmek için kendi içtihat ve kanaatlariyle ortaya | koydukları, güzel gördükleri için savundukları hususlar. Hırka giydirmek, çile çıkarmak, tekke…
Kavim
veya Kavm Cemaat, topluluk. tas. Safiler cemaatı, mutasav- | viflar topluluğu, arifler zümresi,
Kurban
( هر با Allah'a yakınlık peyda etmek niyetiyle belli özelliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi. 2. tas. Fena mertebesi, fedakârlık, kulun kendisini (nefsini) Allah yolunda feda etmesi. En büyük kurban kulun nefsini feda etmesid…
Lâşe
Y) Leş. tas. Mutasavvıf ve zahitlere göre dünya lâşe-i lâ-şeydir; hiçbir değeri olmayan murdar bir leştir. “Dünya bir lestir, talipleri köpektir” (ax 409). Hırlaşır bir lâşeye üşüşmiş nice yüzbin kilâb Biz de pay almak için geldik bu gavga…
Mustasvife
1. Süfi olmadığı halde süfi görünen ve geçinen; süfiliği | çıkarı için alet olarak kullanan. Süfi nefsinden fani, Hak ile baki olan kişidir. Mu- | tasavvıf, mücâhede ile süfinin derecesine ulaşmaya çalışan sâliktir. Mustasvife ise sırf mal…
Müteellih
(متأله) Müteal hikmet okuluna mensub mutasavvıf, teozof. in Mütefakkihe i ar. Süfilerin, gerçek fıkıhcı (fakih) olmadığı halde fıkıhcı geçinen zahir ehline verdikleri isim. Mutasavvıflarla mutefakkihe (ehl-i bâtın ile ehl-i a zahir) arasınd…
Müteşebbih
. Benzeyen, özenen. 2. tas. Mutasavvıf olmadığı halde ya samimi olarak veya riyakâr olarak öyle görünmeye çalışan, onlara özenen. Fuka. ranın, melamet ehlinin, hizmet ehlinin ve kalenderlerin de samimi ve sahte olanları vardır. Müteşebbih-i…
Rahim
Özel anlamda rahmet ve merhamet sahibi, Rahip i ar. هب) ç Ruhban. Halktan ayrılan ve mâsivâdan kopup Hakk’a yönelen çileci Hıristiyan din adamı (cr). Evlenmeyen, bekar Yaşayan. Ilk zahitlerden başlayarak pek çok rahibin sözü, öğüdü, hali ve…
Renk
(رنك) >. Boya. 2. tas, Beşeri bağlar, ilişkiler ve âdetler (kuyut, taallukat, rüsum). Tasavvufta renk ve renksizlik deyimleri çok kullanılır. Hatem Asam ölümün türlerini renklerle ifade etmişti (sr 93). Halvetilerde nefsin emmare, levvame,…