ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
102 sonuç · toplam 102 · “tabaka” · 2/5
01Lemehât min nefehâti’l-kuds
Muhammed Âlim Sıddîkī (Âlim Şeyh) · 1624’te tamamlanan Farsça eser, Ahmed Yesevî’den XVII. yüzyıl başına kadar Yesevî şeyhleri için temel tabakat ve menâkıb kaynaklarından biridir.
Nazmî Mehmed Efendi'nin beş eser halkası
Nazmî Mehmed Efendi · Halvetî tabakatı, seyrüsülûk, Mesnevî tercümesi ve iki divan.
Şeyhî ve Sicill-i Osmânî tanıklığı
Çeşm-i Siyah Mustafa Efendi · Uzun çağdaş tabakat kaydı daha kısa Sicill-i Osmânî maddesiyle karşılaştırılmıştır.
Felek
ع Eflak Gök, gökyüzü, sema. 2. Talih, baht, kader. 3. Her gezegenin bulunduğu gök tabakası. Batlamyus'un kozmolojik sisteminden kaynaklanan bu tasavvura göre, dünya evrenin merkezidir ve çevresinde iç içe geçmiş bir şekilde dokuz felek bulu…
Kemal
(J (كما Erginlik, olgunluk. tas. Nefsani vasif ve sifatlardan ve bunların eserlerinden münezzeh olmak (irM). Bir türe ya zatı ya da sıfatları yönünden mukemmeliyet kazandiran sey, İlahi kemal: Allah’a özgü mutlak kemaldir. Insanlar ilâhî ke…
Melamet
Su) Kınama, ayıplama, kötüleme, karalama, tas. Melamet selameti terk etmektir (Hamdun Kassar). Kınayanların kınamasından çekinmeden doğru yolda yürümektir. Allah'ın kanunu öyledir ki, kim halkı hak yola davet et- se herkes onu kınar. Peygam…
Müsâmere
Sözlük anlamı: Gece sohbeti. Tasavvufî kullanımları Hakk'ın kul ile onun sırrında, yani gönlünün derinliğinde konuşması. Hakk'ın esrar ve gayb âleminde âriflere hitabı. Hatırlanmanın unutulmaya yüz tuttuğu sırada ruha gelen mânevî serzeniş.…
Sâlik
Lr, Yolcu. 2. tas. a Ehl-i sülûk, Allah’a giden yolu tutana seyr halinde bulunduğu sürece müritle müntehi arasındaki mutavassite sâlik denir. Imi ve tasavvuruyla değil, haliyle makamlarda seyreden sâlik bu haldeyken ayne'l-yakin türünden bi…
Tig-bend
(45 (تيغ Kılıç bağı, tas. Bektaşilikte kurbanın yününden örülen ve bele bağlanan kuşak. Talip, babanın huzuruna götürülürken rehber tiğbendi talibin boynuna takar. Baba tiğ-bende üç ilmik attıktan sonra talibin beline kuşatır. Üç ilmik Bekt…
İnfirâd
Tek kalma ve yalnızlaşma. Hadis ilminde bir rivayetin senedinin herhangi bir tabakasında râvi sayısının bire düşmesi yahut benzeri bulunmaması durumudur. Tasavvuf dilinde infirâd ayrıca sâlikin kalabalıktan çekilip ibadet ve murakabeye yöne…
ahad sünnet
ahad sünnet a. İster Hz. Peygamber’den rivayet eden ravîlerinin, isterse sonraki tabakalardaki ravîlerinin sayısı tevatür sayısınm altında bulunan sünnet.
harp
cihât Hârût ve Mârût a. “Bakara suresi” nin 102. ayetinde geçen ve kimlikleri hakkında pek bilgi verilmeyen iki melek.
vecih, -chi (II)
vecih, -chi (II) a. [Ar.] Hadis biliminde, çoklukla bir sahabeye, tâbiîne veya bir kaynağa ulaşan senedin sonraki tabakalarda ayrıldığı kollardan her biri.
Cehennem
Âhirette inkârcıların ve günahkârların azap göreceği yer. Kur’ân’da cehennemin tabakaları, kapıları, bekçileri ve farklı azap tasvirleri çeşitli âyetlerde anlatılır. Tasavvufî metinler cehennem korkusunu kulluğun başlangıç saiklerinden biri…
cahîm
t^) [Ar.] Cehennem, özellikle de azabm en şiddetli uygulandığı yer veya onun tabakalarmdan birinin adı. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de yirmi altı ayette yer almaktadır. Özellikle de cehennem için kullanılan yedi isim olan “cehennem, cahîm, sâ'…
harfûş
(j. ^^ [Ar. ] Memlûk devleti döneminde büyük şehir lerin etrafmda yerleşik aşağı ta bakadan olan halk. 1 Hâricîler öz. a. Hz. Ali döneminde “SıfBn Savaşı” (Temmuz 657) nda Ali b. Ebu Tâlib’in Komutanı ) Eşter Muaviye ordusuna son darbeyi vu…
Eshâb-I Kirâm
Mü'min olarak Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellemi gören ve mü'min olarak öldüğü bilinen mübârek insanlar ve cinler. (Bkz. Eshâb) Eshâb-ı kirâm aleyhimürrıdvân, peygamberlerden aleyhimüssalevâtü vetteslîmât ve dört büyük melekten sonra y…
Lazy
Hiçbir dîne inanmıyanlar ile müşriklerin (Allahü teâlâya ortak koşanların) azâb görecekleri, Cehennem'in altıncı tabakası. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki: Şüphe yok ki hem âhiret, hem dünyâ bizimdir. İşte sizi alevlendikç…
Budizm
Hindistan'da M.Ö. altıncı yüzyılda yaşamış olan Buda'nın kurduğu, Uzakdoğu ülkelerinde yaygın bozuk bir inanış. Bu inanışta olanlara Budist denir. Bugün Hindistan'da yayılmış olan Brahma ve Buda dinlerinde oradaki eski peygamberlerin kitabl…
Esahh
En sahîh, en sıhhatli, en doğru olan. Bir mes'elenin hükmü hakkında müctehid âlimlerin kavillerinden (sözlerinden, ictihadlarından) en doğru olanı. "Esahh" sözü, "sahîh, doğru" sözünden daha kuvvetlidir. Bir müctehidden bir iş hakkında iki…
Eshâb-I Tahrîc
Hanefî mezhebinde, kısa bildirilmiş olup, iki türlü anlaşılabilen hükümleri açıklayarak bir mânâsını seçen dördüncü tabaka âlimleri. Ebû Bekr Ahmed Râzî ve Ebû Abdullah El-Cürcânî gibi âlimler, eshâb-ı tahrîcdendirler. (İbn-i Kemâl Paşa)
Eshâb-I Temyîz
Hanefî mezhebinde, fıkıh âlimlerinin altıncı tabakası. Bunlar kuvvetli hükümleri zayıf olanlardan, zâhir haberleri (İmâm-ı Muhammed'in Hanefî mezhebinin temeli olan meşhûr altı kitâbında bildirdiği haberleri), nâdir haberlerden (İmâm-ı Muha…
Eshâb-I Tercîh
Hanefî mezhebinde, fıkıh âlimlerinin beşinci tabakası. Bunlar, ictihâd gücüne sâhib olmayan, sâdece bağlı oldukları mezhebdeki müctehidlerin ictihadları (verdikleri hükümleri) arasından delili kuvvetli olan ictihâdı seçen âlimlerdir. Kudûrî…
Kütüb-İ Sâlife
Allahü teâlâ tarafından, Peygamber efendimizden önce gelmiş olan peygamberlere gönderilen fakat sonradan tahrif edilmiş, değiştirilmiş olan ilâhî kitablar. Bunlara semâvî kitablar da denir. Kütüb-i sâlifeden bildirilenler, Kur'ân-ı kerîm il…