ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
63 sonuç · toplam 63 · “Sıdk” · 2/3
01Eserleri ve metinleri
Hoca Hasan Hüsâmeddin Efendi · Böyle mühim bir zatın kabirtaşının yazısında irtikab olunan bu hataya doğrusu müteessif oldum. Asarı: Mesnevi-i şerifin ilk beyti üzerine Molla Cami tarzında bir risale-i mühimmele ri, Buhari-i şerifin onbeş…
Ashap
Bir ismin başına gelirse, genellikle o isme “-cilar” ve “-cular” NN Aşina anlamı kazandırır. Orn. ashab-ı yemin (sağcılar), ashab-ı şimal (solcular) gibi. Âsitân — Âsitâne i. Jar 1 - (آمعاان >. Atabe, eşik, dergâh. 2. tas, a Tekke, dergâh.…
Aynu’l-cem
عين | لجبع) Tam cem hali. Bu halde bulunan sûfî her şeyi fani, yalnızca Allah'ı baki olarak görür. Bütün varlıkları ya Allah veya Allah'tan gören sûfî, bu hal için de tam olarak fani (aynu'l-fena) olduğundan her işi Allah’a nispet eder ve “…
Çehar-yâr-i güzin
Ik dort halife, hulefa-i raşidin. Kasr-ı şer'inde Ebu Bekr u Ömer ol Şâhın Dahi Osmân u Ali oldular erkân-ı bina Biri sıdk ile, biri adl ile bihemtâdır Biri hilm ile, biri ilm ile ferdu yektâ Biri bahr-i atâdır, birisi kulzum-i dâd Birisi k…
Kademeyn
45) İki ayak. 2. tas. Birbirine zit iki zati hüküm ki, aslında ikisi de birdir. Hudus ve kıdem, halkiyyet ve hakikiyet, adem ve vücut, sonlu ve sonsuz, teşbih ve tenzih gibi zıt vasıflara ise na'leyn denir. Na'leyn kademeynin altındadır (ci…
Kur'ân-ı nâtık
Konuşan Kurün, 2. Insan-ı kâmil, | Kurb (51. Yakınlık, 2. tas. a Allah'ın ibadet ve tâatine yakın olmak. b Hakk'ın tevfikine ve inayetine yakın olmak. c Kulla Hakk'ın arasında araçların bulunmaması veya az olması, d Kulun, Hak ile arasındak…
Sadaka
(«8 (صد Sevap kazanmak ve karşılığını Allah'tan beklemek maksadıyla yapılan bağış, yardım (cr). Sadâkat (5 4-2) i. ar. Cefa ve safada, lütuf ve kâhirde kalbin aynı durumda bulunmasi. Her halükârda Hakk'a aynı derecede bağlı kalma; Hakk'a ve…
ezib
Bir konuda gerçeğe aykırı haber veya bilgi vermek, söz gerçeğe uymamak anlamında terim; sıdk karşıtı. kıble Bu söz türevleriyle birlikte F Kur’ân-ı Kerîm’de 280 ayette geçmektedir (M. F. Abdülbâkî, el- kıbl Mu'cem, “kzb” maddesi). Aynı + sı…
İlm-i Bâtın
1.1.6. İlm-i Bâtın Tasavvuf epistemolojisinin esasını teşkil eden ilm-i bâtın (ملعلا نطابلا) kaynaklarda bir ıstılâh olarak yer alan ve özellikle Serrâc’ın üzerinde önemle durduğu bir kavramdır.71 Gazâlî de ilimler tasnifinde mükâşefe ilmi…
Tuma’nîne
1.3.8. T uma’nîne Tuma’nîne ( ةنينأمطلا) tasavvuf kaynaklarında yer alan ve bazı sûfîlerin makam olarak değerlendirdiği bir kavramdır. T uma’nîne kavramına Serrâc haller, Herevî ise “Vadiler” bölümündeki makamlar arasında yer vermiştir.591…
İstikamet
1.5.9. İstikamet İstikamet ( ةماقتسإ لا), Kuşeyrî’nin sûfîlerin halleri ve makamları arasında, Herevî’nin ise muâmelât kısmındaki makamlar arasında yer vermiş olduğu bir kavramdır.840 Sözlükte, “doğruluk, dürüstlük, adalet, itidal, itaat, s…
Bâde-Fürûş
Farsça, bileşik sıfat olup şarap satan demektir. Tasavvuf edebiyatında kullanılmış bir terimdir. Şeyh, mürşid karşılığında kullanılmıştır. Bektaşî geleneğinde, kıyamet günü kevserin sunucusunun Hz. Ali olacağını bildiren bir hadîse dayanıla…
Münâzea
Çekişme, anlaşmazlık. Mü'min beş güçlük arasındadır. Karşısındaki mü'min olur, kendisine hased eder (çekemez) ; münâfık (inanmadığı hâlde müslüman görünen) olur, buğz eder; kâfir olursa kendisi ile savaşır; şeytan ise onu saptırmaya uğraşır…
Hükmî Temizlik
Kadının âdet bitiminden îtibâren on beş gün içinde kan gördüğü halde temiz kabûl edilmesi. Bu on beş gün içinde kan görülen bu kan fâsid kan yâni istihâza kanıdır. (Bkz. Tam Temizlik)
İstihâza
Kadınlarda âdet ve lohusalık dışında gelen ve oruç ile namaza mânî olmayan kan. Hanefî mezhebinde, üç günden (72 saattan) beş dakika bile az olan ve yeni başlayan için on günden çok sürünce, onuncu günden sonra ve yeni olmayanlarda âdetten…
Abdu’l-Hâdî
el-Hâdî, yol gösteren, murada erdiren demektir. el-Hâdî isminin tecellî ettiği kişi. Allah, sıdk ile Hak’dan konuşarak emrettiklerini halka onun vasıtası ile tebliğ edip, onlara hidâyet edici kılar. Ona, Nebi’ye asaletle, tabi olanlarına ve…
Ahiretlik
Arapça, ahiret sevabı ümidiyle alınıp büyütülmüş olan kız çocukları hakkında kullanılır, bir tabirdir. Manevî evlat demektir. Lügat-ı Ebuzziya’da konu ile ilgili olarak şu bilgi vardır : Hüccet-i şer’iyye ile alınan hizmetçi kızlara ıtlak o…
Dervişlik
Tarikata mensubiyet manasını ifade eder. Dervişlik, İslâm’a bağlanmakla olur. islâm’ın ihlâsla, sıdk ile takva, vera üzere yaşanmasına dervişlik denir. Dervişlikte fakirlik şartı koşan mutasavvıflar olduğu gibi, Hoca Ubeydullah Ahrâr Taşken…
Ebheriyye
Erdebiliyye’nin kollarından biridir. Kurucusu Ebû Reşid Kutbüddin Ebû Bekr b. Ahmed b. Muhammed el-Ebherî (ö. 573/1 177)’dir. Ebher’de doğan Kutbüddin, Merağa’da yetişti. Azerbaycan ve Semerkand’a seyahat etti. Şeyhi; Bağdad’da yaşayan, Sey…
Mekane
Yer, menzile, derece, makam gibi mânâları ihtiva eden Arapça bir kelime. Allah katındaki menzillerin en yücesi. Mekan da denilir. Buna, şu âyette işaret vardır: “Muktedir bir kralın katındaki sıdk makamında” (Kamer/55).
Han
Farsça, Mesnevî okuyan demektir. Kürsüde Mevlânâ’nın Mesnevîsi’ni açıp, onu okuyup şerhederek vaaz veren kimseye mesnevî-hân denir. Mevlânâ zamanında bu görev yoktu. Zâten müridlerinin çoğu Farsça bilmekteydi. Mevlânâ’nm yerine geçen Hüsame…
Şürûd
Arapça, ürküp kaçmayı ifade eden bir kelime. Hakikat menzillerinden uzaklaştıran sıfatlardan kaçmak, hukuka yapışmak. Tusî, Şürûd’u anlatırken şöyle der: Salik’in hayatı boyunca sığınma durumunda olması ve ayıklığını, sıdk üzere bulundurmas…
Bedreddin Dergahı
Edirne · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Bedreddin Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve…
Kadiri Dergahı
Edirne · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Kadiri Dergahı , Sefîne-i Evliyâ içinde 3 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve ge…