ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
47 sonuç · toplam 47 · “Münafık” · 2/2
01Özr (özür)
1.Abdesti bozan bir şeyin bir namaz vakti durdurulamayıp, devâm etmesi. İdrârını tutamama, iç sürmesi, yel kaçırmak, burun kanaması, yaradan kan, sarı su akması, ağrı ile göz yaşı akması birer özür olup, özürlü erkeğe mâzûr, kadına ma'zûre…
Hadîs-İ Müfterâ
Müseylemet-ül-Kezzâb'ın ve ondan sonra gelen münâfıkların (kalbiyle inanmayıp, sözleriyle inandık diyenlerin), zındıkların (kâfirlerin), müslüman görünen dinsizlerin uydurma sözleri. Ehl-i sünnet âlimleri (Resûlullah efendimiz, dört halîfes…
Hıyânet
Hâinlik. Birine kendini emîn tanıttıktan sonra, o emniyeti bozacak iş yapmak; vefâsızlık, îtimâdı kötüye kullanmak, sözünde durmamak. Kibirden, hıyânetten ve borçtan temiz olarak ölen kimsenin gideceği yer Cennet'tir. (Hadîs-i şerîf-Mişkât)…
Şehîd (eş-Şehîd)
1. Allah yolunda harb ederken, Allahü teâlânın ism-i şerîfini yüceltmeye (İslâmı yaymaya) çalışırken veya düşman saldırdığında vatan, din ve milletini, ırz ve nâmûsunu müdâfâ ederken ölen müslüman. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyur…
Haslet
İnsanın yaratılışındaki huy, mîzâc, tabîat, karakter. Şu dört haslet kimde varsa o hâlis münâfıktır. Bunlardan bir tânesi kendisinde bulunan kimse, onu terk etmedikçe, kendisinde münâfıklıktan bir haslet bulunur. Birincisi emânete hıyânet e…
Haşr Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin elli dokuzuncu sûresi. Yirmi dört âyet-i kerîme olan Haşr sûresi, Medîne-i münevverede nâzil oldu (indi). Bu sûrede yahûdîlerin ihânetleri ve münâfıkların (inanmadıkları hâlde müslüman görünenlerin) hâlleri, sonunda da Alla…
İstihzâ
Söz, yazı, işâret veya çeşitli davranışlarla bir kişinin ayıp ve eksikliklerini ortaya çıkarmak, onunla eğlenmek, alay etmek. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Münâfıklar ( hakka inanmadıkları hâlde inanmış görünenler ) mü'min…
Medîne-İ Münevvere
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem Mekke-i mükerremeden hicret ettikten sonra, yerleştiği, ilk İslâm devletini kurduğu ve kabr-i şerîfinin bulunduğu şehir. Hicretten önceki adı Yesrib olup, hicretten sonra Medînet-ür-Resûl (P…
Mescid
Müslümanların ibâdet yaptıkları yer. Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki: De ki: "Rabbim adâleti emr buyurdu. Her mescidde yüzünüzü kıble tarafına çevirin ve dinde samîmi olarak O'na ibâdet edin. İlkin sizi nasıl O yarattı ise…
Mescid-İ Dırâr
Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz zamânında münâfıkların (inanmadıkları hâlde, müslüman görünenlerin) fitne, fesâd yuvası ve silah deposu olarak Kubâ'da yaptırdıkları mescid. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki:…
Mevkî'
Yer, mahâl, makam. Suyun bakliyâtı yetiştirmesi gibi, mal ve mevkî sevgisi de, kalbde nifâkı münâfıklığı (yâni için dışa uymamasını) yetiştirir. (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn) İki aç kurdun saldırdıkları zaman, koyun sürüsüne verdikleri za…
Müceddîd-İ Elf-İ Sânî
Hicrî ikinci bin yılının yenileyicisi mânâsına İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin lakabı. İmâm-ı Rabbânî hazretlerine ilk defâ, Müceddîd-i elf-i sânî ismini veren, zamânının en büyük âlimlerinden Abdülhakîm-i Siyalkûtî'dir. (Muhammed Hâşim-i Keşm…
Sayfalar 29–35
Muzaffer Ozak Külliyatı · rulan cennet ve cemale ererler ve bu yüce mükâfata bir ân önce kavuşabilmek için de tabutlarının içinde cemaatlerine (KADDIMUNI... KADDIMÜNI...) diye seslenirler. Kâfirler, münafık
Sayfalar 470–476
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Zikret o günü ki, Allahu teâlâ'nın düşmanları olan müşriklerle münafiklar toplanıp hepsi birden ateşe sevkolunacallardır. Nihayet, oraya geldikleri zaman kulakları işittiklerine,
Sayfalar 660–667
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey kâfirler ve ey münafıklar; haydi durmayın, yiyin için, zevk ve safa edin, olmadık hayaller kurun ve avunun, ham emeller peşinde koşun, her emelinize ulaştıkça keyfinizden coşun,
Sayfalar 65–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Biz, yeryüzünün Allahıyız, demişler ve hallak-ı âlem olan Allahu zül-celâli inkâr etmemişlerdir. Belki: (0, GÖK- LERIN ALLAHI..) demişlerdir. Firavunun bile, gündüz yaptıklarına
Sayfalar 333–339
Muzaffer Ozak Külliyatı · caktır ama, kimsenin de yaptığı yanına kâr kalmayacaktır. Her kul yaptığının karşılığını muhakkak görecektir. Herkes, kaybettigini sandığı hakkını orada alacaktır. O, öyle bir günd
Sayfalar 388–394
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cami-i şerife gelen, müslümanı beğenmiyor; gelmeyenler de müslümanlara sövüyor. Müslümanlar birbirlerini sevmiyor, birlik ve beraberlik içinde bulunamıyor, birbirlerine rahatı, ref
Sayfalar 364–372
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey Hz. Ömer'in aleyhinde konuşan! Senin iyman ile göçecegin şüpheli iken, bu iltifatı nebiyye mazhar olan Hz. Omer kadıyallahu anh hakkında ne cesaretle ilerı gerı konuşabılırsin?
Sayfalar 441–448
Muzaffer Ozak Külliyatı · mümkündür. Bu cevabın mânası, bu nura burada yani âhirette malik olabilmek kabil değildir. Bu nura, dünyada iken sahip olmak lâzımdır, demektir. Dünyada iken, mü'minlerin nurlarınd
Sayfalar 569–578
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve parçalanmıştır. Halbuki, ehl-i beyt-i Mustafa, Aliyyel-Mürteza, Haseneyn-i pür cefa, hânedan-ı bâ-safa ile on iki imam ve on dört mâsum, bunlardan beri ve münezzehtir. Ancak, he
Sayfalar 594–600
Muzaffer Ozak Külliyatı · Imam-ı Hüseyin radıyallahu anh'ın şehadetine ağlayanların gözyaşları cehennem ateşini söndürmüştür. Ehl-i-beyt-i Mustafa'nın mâ'ruz kaldığı bu musibete gözyaşı dökenlere Imamül-Enb
Sayfalar 702–709
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bektaşi ve Alevi müslümanlar Sünnilere, Sünniler Bektaşi ve Alevilere ver yansın ediyorlar. Asırlardır bu SEN - BEN çekişmesinden neler kaybettiğimizi hiç düşündünüz mü? Merhum Meh