ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
40 sonuç · toplam 102 · “ulemâ” · 1/2
01Ulemâ-İ Sû
Kötü âlimler; insanları doğru yoldan saptıran, ilmini dünyâ kazancına, mala ve mevkîye kavuşmaya vâsıta eden din adamları. Din adamları içinde, mevki, maaş arzûsunda olmayan, yalnız şerîatin (İslâmiyet'in) yayılması ve yalnız onun kuvvetlen…
Ulemâ-İ Râsihîn
Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin derin ve ince mânâlarını, işâretlerini anlayan yüksek din âlimlerine verilen isim. Bunlar; Eshâb-ı kirâm, Tâbiîn, Tebe-i tâbiîn ve her bakımdan onlara tâbi olan müctehidler, tefsîr ve hadîs âlimleri ve…
Ulemâ-İ âmilîn
İlmi ile amel eden âlimler. (Bkz. Âlim) Ulemâ-i âmilînin bulunduğu mecliste olmanın sevâbı halka görünseydi, onun için dövüşürler, hattâ onun için hükümdârlar, hâkimiyetlerini, tüccârlar da ticâretlerini bırakırlardı. (Ka'bül Ahbâr)
re'îsü’l-ulemâ
U manm, yani bilim adamla nın başı. 2. Bosna-Hersek Diyanet İşleri Başkanlığı Bosna-Hersek Diyanet İşleri Başkanlığı
Sultân-Ül-Ulemâ
İzzeddîn bin Abdüsselâm ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin babası gibi birçok İslâm âlimine, derin ve geniş ilimleri ve İslâm'a hizmetleri sebebiyle verilen lakab (isim). Bir kimse, bir günâh işleyip, tövbe etmeden Sultân-ül-ulemâ Behâeddîn-i…
Dârü’l-emân
Güvenlik ve esenlik kapısı veya yurdu. Bektaşî ve tekke dilinde erenlerin himaye alanını anlatan sembolik bir adlandırma olarak kullanılabilir.
Âlim
¢. Ulema Bilgin; ilim ehli. tas. a Yüce Allah'ın, kendi zatını, sıfatlarını, fiillerini ve isimlerini, yani bunların tecellilerini yakin yolu (ilme1yakin) ile temaşa etme mertebesine çıkardığı kimseler. Söz konusu hususları müşahede yoluyla…
A‘mâl-i zâhire
Zahiri ameller, şer'i fiiller, şeriat ulemasının incelediği ve hükümlerini tespit ettiği insan fiilleri. Ahkâm-ı hakikat, ahkâm-ı şeriat.
Âmme
Halk, umum, ahali. tas. Yalnızca şeriatı bilen ve bunun dışın- EEE MMZ—ğ—ğ——... <,. F2şŞ—jX)yjYXY)v2 ا An-1 daim Sih Te yu MEAN da başka bir şey bilmeyen, ulema-i rusum, yalnızca şekle ve dış görünüşe ilişkin özellikleri bilen süfiler. Tasa…
Dildar
Gönüle malik ve hâkim olan gönül sultanı, sevgili. 2. tas. Bast sıfatı ve neşe hali ki, kalpteki sevinç ve sevgiden ibarettir (us), Bkz. Azra, Dilenmek/Dilenci Çeşitli sebeplerle dilenerek geçinen dilenci dervişlere rastlanmıştır. Özellikle…
Kendi bi-şübhe
رن إزط râz-ı derunun yo} a Ehl-i dil söyleyemez derdini Allah’a bi e Hızır Ağazade Said Ehl-i Hak y. Marifet sahipleri arifler, Allah adamı, hak er 2 Wi'nin | Tann nin Börünüşü olduğuna inanan bi'şer mezher Ehl-i hakâik Bkz Mutehakkik | Ehl…
Ehl-i tasfiye
Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfil…
Muizdver
254) 1. İşçi, ücretle çalışan. 2, tas. Muamele ehli, Allah'tan ecir ve sevap almak için çalışan, böylece cehennemden kurtulup cennete girmek için çabalayan kimse, abit. Halbuki arifler, Allah emrettiği ve O'nun hakkı olduğu için ibadet eder…
Şefaat
Aracılık, yardım etmek. Yüce bir makam sahibinin, dileğini kabul etmesini veya suçunu affetmesini sağlamak için bir kimsenin o yüce makam sahibine daha yakın olduğuna inandığı bir şahsı aracı (vasıta-vesile) yapması. Yüce makam sahibinin, a…
Ukelâ-yı mecânin
öz ) Akıllı deliler. tas. Meczuplar, behlüller, hakim ama saf derun ermişler. Ulema-ı zahir Zahiri amel ve hükümler hakkında bilgisi olanlar.
Veraset-Vâris
ثة - وارث) 155) a Miras yoluyla mal mülk sahibi olan, çalışma- 2 Vesm A m mein e. Çi i dan, kazanmadan buna sahip olur. Tasavvufta ele geçen bilgiler ve haller, Allah'ın sırf bir lütfu olduğu için bu bilgilere ve hallere miras gözüyle bakıl…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
ikâf
ikâf a [Ar.] Hadis biliminde, bir haberin bir sahabiye ait ola duğunu söyleme veya bir hadie sin senedini bir sahabeye ulaştırıp orada bırakma durumu veya işi. a m ikâmet a. [Ar.] İslâmî ibadeta lerin en önemlilerinden olan ı namazm farzı k…
cemâ'at
Hadis biliminde, “Kütüb-i sitte” başlığı altmda hadis kitabı yazan ulemâyı ifade eden bu terim, özellikle Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud, Nesâ'î, Tirmizî, İbn Mâce için kullanılmıştır.
re'îs
“Başkan, baş, amir, lider.” anlamındaki bu söz, başka kelime veya terkiplerle yeni terim oluşturmayı sağlar. § re'îs-i rûhânî a. (^L ^fi Azmlıklarm dinî re başrahip. re'îsü’l-kurrâ a. (J>il ^ İslâmî bilimler arasmda, raat ilminde icazeti ol…
ilmiyye
biçimi.} (ç. b. ilmiyyât) Din işleriyle uğraşan hocalar sınıfı veya din işleriyle uğraşanların mesleği. 2. Edebiyat bilimleri, fıkıh, ahkâm-ı Şer’iyye ile uğraşan meşihat dairesinde çalışan kimseler için kullanılan bir terim. 3. OsmanlI dev…
gaybet (II)
gaybet (II) a. (. c^ [Ar. ] Şiâ mezhebi çerçevesinde, “isnâaşeriyye” (bk. bu madde)nin on ikinci imamının ölmeden önce insanlar arasından kaybolup gizlenmesi inancı. Bu konuda ilk iddia, Hz. Ali’nin ilâh olduğu ve kıyamet öncesi dönerek dün…
ef âl
“İşler, eylemler.” anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur. § tam. efâl-i ibâd ç.a. (jU Jl*jl) İnsan için iradeye dayanan ve bireye sorumluluklar yükleyen iş ve eylemler. efâl-i mükellefin ç.a. (jjâL JLûl) “M…
mukaddes emanetler
mukaddes emanetler a. Başta Hz. Peygamber olmak üzere öteki peygamberler ile dört hailfe ve 485 mukarrep u sahabe veya İslâm büyüklerine ş ait olduğu bilinen eşyalar. Bu l emanetler, Yavuz Sultan Sem lim’in Mısır seferi ile toplanma ” ya ve…