Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-1758- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 195
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>“İşler, eylemler.” anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur. § tam. efâl-i ibâd ç.a. (jU Jl*jl) İnsan için iradeye dayanan ve bireye sorumluluklar yükleyen iş ve eylemler. efâl-i mükellefin ç.a. (jjâL JLûl) “Mükelleflerin yükümlülüklerini yerine getirme.” anlamındaki bu söz, insanların dini bakımdan yükümlülüklerini yerine getirme yolunda davranışları ve bunlarla ilgili hükümleri ifade etmektedir. Hanefî mezhebine bağh bilim adamlan bu yükümlülükleri şöyle sıralamışlardır: “farz, vacip, sünnet, mendûb, mubah, tenzihen mekrûh, tahrimen mekrûh, haram” (bk. bu maddeler). Erişkin bir Müslümanm kendisiyle ilgili yükümlülükleri, emir ve yasakları bilmesi dinin gereği olarak yorumlanmaktadır. efâl-i şer'iyye ç.a. («L^ Jl*îl) Namaz, oruç, ahş veriş, hibe gibi şerî hükümlere bağlı eylemler. efendi a.</p><ol><li>Sahip, malik, mevlâ: Evin efendisi. 2. Çelebi, seyyid:“jKqy/ü milletin efendisidir.” (M. Kemal). 3. Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li><li>Çelebi, seyyid:“jKqy/ü milletin efendisidir.” (M. Kemal). 3. Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li><li>Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li><li>Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li></ol>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-581- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 195
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>“İşler, eylemler.” anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur. § tam. efâl-i ibâd ç.a. (jU Jl*jl) İnsan için iradeye dayanan ve bireye sorumluluklar yükleyen iş ve eylemler. efâl-i mükellefin ç.a. (jjâL JLûl) “Mükelleflerin yükümlülüklerini yerine getirme.” anlamındaki bu söz, insanların dini bakımdan yükümlülüklerini yerine getirme yolunda davranışları ve bunlarla ilgili hükümleri ifade etmektedir. Hanefî mezhebine bağh bilim adamlan bu yükümlülükleri şöyle sıralamışlardır: “farz, vacip, sünnet, mendûb, mubah, tenzihen mekrûh, tahrimen mekrûh, haram” (bk. bu maddeler). Erişkin bir Müslümanm kendisiyle ilgili yükümlülükleri, emir ve yasakları bilmesi dinin gereği olarak yorumlanmaktadır. efâl-i şer'iyye ç.a. («L^ Jl*îl) Namaz, oruç, ahş veriş, hibe gibi şerî hükümlere bağlı eylemler. efendi a.</p><ol><li>Sahip, malik, mevlâ: Evin efendisi. 2. Çelebi, seyyid:“jKqy/ü milletin efendisidir.” (M. Kemal). 3. Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li><li>Çelebi, seyyid:“jKqy/ü milletin efendisidir.” (M. Kemal). 3. Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li><li>Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li><li>Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.</li></ol>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
“İşler, eylemler.” anlamındaki bu söz, başka kelime ve terkiplerle yeni terimler oluşturur. § tam. efâl-i ibâd ç.a. (jU Jl*jl) İnsan için iradeye dayanan ve bireye sorumluluklar yükleyen iş ve eylemler. efâl-i mükellefin ç.a. (jjâL JLûl) “Mükelleflerin yükümlülüklerini yerine getirme.” anlamındaki bu söz, insanların dini bakımdan yükümlülüklerini yerine getirme yolunda davranışları ve bunlarla ilgili hükümleri ifade etmektedir. Hanefî mezhebine bağh bilim adamlan bu yükümlülükleri şöyle sıralamışlardır: “farz, vacip, sünnet, mendûb, mubah, tenzihen mekrûh, tahrimen mekrûh, haram” (bk. bu maddeler). Erişkin bir Müslümanm kendisiyle ilgili yükümlülükleri, emir ve yasakları bilmesi dinin gereği olarak yorumlanmaktadır. efâl-i şer'iyye ç.a. («L^ Jl*îl) Namaz, oruç, ahş veriş, hibe gibi şerî hükümlere bağlı eylemler. efendi a.
- Sahip, malik, mevlâ: Evin efendisi. 2. Çelebi, seyyid:“jKqy/ü milletin efendisidir.” (M. Kemal). 3. Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.
- Çelebi, seyyid:“jKqy/ü milletin efendisidir.” (M. Kemal). 3. Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.
- Ululama sözü olup özellikle okumuşlara, ulema ile yazarlara ve kâtiplere özgü bir unvan, ağa karşıtı: Hoca efendi. 4. Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.
- Hâkim, kadı, molla: İstanbul efendisi.