ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
71 sonuç · toplam 89 · “abede” · 1/3
01abede
İbadet edenler, kullar, tapınanlar.
Ayin-i niyaz
uy 1) Niyaz ayini. Bektaşiler Babaya gelip hayır ve himmet istemek için onun huzurunda yüz ve gözlerini yerlere sürerek yalvarırlar, buna niyaz etme ve niyaz ayini adı verilir (AM 220). 2. Mevlevilikte mukabele ayini bittikten sonra istek ü…
Beddua
4) Inkisar, birinin aleyhinde yapilan dua. Velinin yaptığı beddua mut- | laka yerini bulur. Bkz. Atılan ok geri dönmez, Çarpma. | Bedel-kerden (O55 Jy) +. Değiştirmek, vazgeçmek. 2. tas. Bir şeyden vazgeçip esas maksat olan diğer bir Seyi g…
Büdelâ
(Y (بد veya Budala. Bedel, karşılık, denk, bir şeyin halefi ve değişigi anlamına gelen bedelin çoğuludur (Aka ır, 1168). tas. Yediler. Bunlardan her biri gözden kaybolur, bir anda çok uzak mesafelere giderler. Gözden kayboldukları zaman, ye…
Don
Giysi, kıyafet, tas. Bürünmek, donanmak. Menkıbelerde bazı erenlere atfedilen, kendini başka bir varlığın görünüşüyle gösterme kerameti; örn. güvercin donuna girmek. Dost i. ves. fars, وست) 3) Yar, sevgili, arkadaş, ahbap, muhabbet ve sevgi…
Ekmel
( En olgun ve yetkin, tas. Kendisinde ilâhî isim ve sıfatların daha fazla toplandığı, ilâhî isim ve sıfatlara en fazla mazhar olan zat. El almak—El vermek Tarikate girmeye, belli bir şeyhe intisap etmeye ve ondan evrat almaya el almak dendi…
El öpme
Takbilu'l-yed. tas. Şeyhin elini öpmek. İstiğfardan sonra şeyhin elini öpmek, ihvanla kucaklaşmak tarikat adabındandır (sav). Müritler bazen el etek de öperler. Hatta ayaklarını öptüren şeyhler bile vardır. Müritler şeyhlerin Hak-ı payını,…
Feth
Açmak, açılmak, açılış. 2. tas. a Sâlike zuhur eden kemal halleri. Bu haller onun çeşitli menzillere ulaşmasını ve üstün makamlara yükselmesini sağlar. Nefsteki feth tam bir ilim, ruhtaki feth marifet verir. Ber şeyin fetholmasına “kalp müş…
Hab u hayal
Uyku ve rüya. 2. tas. Dünya, mâsivâ. Haci. ar. (>) 1. Ziyaret. 2. Bir Müslümanın Belli kurallara uyarak zilhicce ayında Kâbe'yi ziyaret etmesi. 3. tas. Hakk’a ermek için yapılan manevi ve ruhsal yolculuk (11s). Allah'ın inayetine güvenen sâ…
Hareket
Yer değiştirme, salınma veya bedensel devinim. Tasavvuf bağlamında semâ ve devrân sırasında vecdle ortaya çıkan ritmik hareketi ifade edebilir. Her hareket vecd sayılmaz; âdâb literatürü iradeli gösteriyle kendiliğinden doğan hâli birbirind…
Kad-i rast
35) I. Uzun boy, fidan boylu. 2. tas. İlâhî sevginin beşeri sevgiden önce olması (us). Bkz. Kamet, Kadirihane (« (قا د ريخا Kadiri tarikatine mensup olanların tekkesi Kad u kâmet rt, Boy bos, 2. tas, Maşukun kad u kameti vücüp ve imkân berz…
Kurban
( هر با Allah'a yakınlık peyda etmek niyetiyle belli özelliklere sahip hayvanın ibadet maksadıyla kesilmesi. 2. tas. Fena mertebesi, fedakârlık, kulun kendisini (nefsini) Allah yolunda feda etmesi. En büyük kurban kulun nefsini feda etmesid…
Kay
ى) 45) Köy, mahalle, semt. tas. Kulluk makamı. Hasılım yok ser-i kayunda beladan gayri Garazım yok reh-i aşkında fenadân gayri Fuzüli Yarn ser-i küyunda rakibi tepelerdim Ama nideyim Kâ'be'de kan eylemek olmaz Lâedri Ka-yi ab u gil Maddi âl…
Kutbu'Lirşat
Rehber kutup. 2. tas. Her üç terim de halkı irşat etmek ve hidayete birlik (vahid erdirmek işiyle görevli veli anlamına gelir. Bu veli arştan ferşe kadar tasarrufta “İsim ve sıfa bulunur. Kül a MM al a la 2 RT cutup i, ar. (LS) veya Kutb 1.…
Ky
ى) 5) Köy, mahalle, semt. tas. Kulluk makamı. Hasılım yok ser-i kayunda beladan gayri Garazım yok reh-i aşkında fenadân gayri Fuzüli Yârın ser-i küyunda rakibi tepelerdim Ama nideyim Kâ'be'de kan eylemek olmaz Lâedri Kü-yi ab u gil Maddi âl…
Meydan
Açık alan, görünme ve karşılaşma yeri. Tasavvuf dilinde muhabbet, zikir, vecd ve mânevî mücadelenin sahası için kullanılır. Tekke hayatında Mevlevîlikte “meydan”, dede ve dervişlerin belirli bir düzen içinde toplanıp murakabede bulunduğu me…
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
mu'cize
Peygamber lik iddiasında bulunan kimsele rin, bu yoldaki gücünü kanıtla mak için Allah’ın yaratıcı gücü sayesinde ortaya koyduğu ola ğanüstü hadise. Kur’ân- Kerîm’de “mu'cize” olarak de ğerlendirilebilecek pek çok olay zikredilmektedir. Söz…
asabe
fık. Önceleri erkek çocuklar ve baba tarafından gelen akraba anlamma gelen bu söz, Hz. Muhammed sonrasmda diyet ve miras hakkı konusunda yakm akrabalar için kullanılmıştır. İslâm hukukunda ise tek başma olan asabe mirasın tamammı alır. Beli…
ihrâm keffâreti
ihrâm keffâreti a. Hac ve umre ibadeti sırasında “ihrâm” (bk. bu madde) yasaklarmm bozulması karşılığı yerine getirilmesi gereken bedeller için kullanılan terim. Bu konu Kur’ân-ı Kerîm’de “Bakara suresi, 2 / 196 ve Mâ'ide suresi, 5 / 95”nde…
inber-nâme
ed. Tasavvufî edebiyatta mutasavv şairlerin “minber” (bk. bu mad de) in faziletini şiirleştiren eser ler için kullandıkları ortak ad. minnet a. [Ar.] Allah’a nis pet edilen bu söz, “O’nun evren deki bütün yaratıklara dönük lü tuf ve keremi,…
Cenaze
Vefat etmiş insanın bedeni ve onunla ilgili defin hazırlıklarının bütünü. Ölmek üzere olan kişiye telkin ve dua, vefattan sonra bedenin yıkanması, kefenlenmesi, cenaze namazı ve defin İslâm cenaze hukukunun temel aşamalarıdır. İşlemler ölün…
icâreteyn
feLl) [Ar.] fik. Vakıf hukukunda biri peşin, öteki veresiye olmak üzere vakıf gelirleri üzerinde uygulanan uzun süreli çifte kira bedeli.
bedel
ÜJ lAr. ] Sözlük anlamı, “Karşılık, bir şeyin yerine geçen, ivaz, denk” olan bu söz, İslâmî terim olarak “1. Alışverişte satılan mala karşılık ödenen para veya verilen mal. 2. Bazı ibadet ve borçların aslî şekliyle yapılamaması durumunda uy…