ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
44 sonuç · toplam 69 · “Nübüvve” · 1/2
01Nübüvvet
Peygamberlik. tas. Allah'tan gelen tebliğ, Hak'tan inen haber, meleğin getirdiği ilâhî bilgi. Umumi nübüvvet: Bu nübüvvet kesintisizdir. Fakat bu nübüvvette teşri (yeni hükümler getirilmesi ve kanunlar konulması) söz konusu olamaz. Buna nüb…
şevâhidü’n-nübüvve
a'lâmü’n-nübüvve, delâ'ilü’n-nübüvve
a'lâmü’n-nübüvve
Hz. Peygamber’in nübüvvetini ispat, lamak amacıyla kaleme alman eserler için kullanılan ortak ad. A'la suresi a. [< Ar. t “Sûretü’l-A'lâ” ^l âj^)] ı Kur’ân-ı Kerîm’in seksen ye dinci, iniş sırasma göre sekizinci - suresi olup “Tekvîr suresi…
in nübüvvet mührü
Muhamve med’in iki kürek kemiği arasmda bulunan ve peygamberlik nişanı olarak gösterilen ben için öl. kullanılan terim. leyı nücebâ ç. a. [Ar. necîb’in ç. b.] tas. Tasavvuf ehli arasmda, insanların ağır yüklerini taşıisi mada sıkmtıya düştü…
mühr-i nübüvvet
(cyıi ^ n-ı Hz. Muhammed’in iki omuz nin başı arasında bulunan et be Alni için kullanılan terim. veyet mühr-i sadâret a (oj^ ^ bk. mühr-i hümâyûn ştır
Kemâlât-I Nübüvvet
Peygamberliğe âit üstünlükler olup, evliyâlığın çok yüksek makamlarından biri. Bir İslâm büyüğü, Allahü teâlânın ihsânı ile şerî'atin (İslâmiyet'in) hakîkatine kavuşur, İslâm-ı hakîkî ile şereflenirse, peygamberlere tam uymakla, o büyüklere…
Kurb-İ Nübüvvet
Nübüvvet (peygamberlik) yoluna âit yakınlık. Kurb-i nübüvvet, insanı aslın aslına ulaştırır. Peygamberler aleyhimüssalevâtü vetteslîmât ve bunların sahâbîleri (arkadaşları) Allahü teâlâya bu yoldan kavuşmuşlardır. (İmâm-ı Rabbânî)
Hakim
Bilge, hikmeti bilen. Filozof. tas. Safi, arif Dini hükümleri uygulamada halka kolaylık gösterdiği halde kendisi titiz davranan âlim. Hakimler peygamberlerin halefleridir. Nübüvvetten sonra hikmet gelir. ; Hikmet her hususta en mükemmeli or…
Hatem
Çı. Mühür, yüzük, son. tas. Sâlikin bütün makamları katetmesi ve nihayete ermesi (sr). Hâtemü'lenbiya Son peygamber. Hatm-ı nübüvvet zamanla sınırlı olup Hz. Peygamber'le sona erdiği halde, hatm-ı velayet zamanüstüdür; ezelden ebede kadar s…
Hediye
Karşılıksız sunulan armağan. Tasavvuf ahlâkında sevgi, gönül alma ve kardeşliği pekiştirme vasıtasıdır; hediyenin gösterişe, karşılık beklentisine veya manevî nüfuz sağlamaya dönüştürülmemesi öğütlenir. Bazı nazarî metinlerde nübüvvet ve ve…
Mişkat
ة) | 4X2.) a İçine lamba, kandil veya mum konulan duvardaki küçücük hücre. b Fanus, şamdanlık. tas, Meleke veya müstefad haldeki nefs (akıl). Mişkat-i nübüvvet Nübüvvet meşalesi. Müminin kalbindeki ilâhî nur (Gim 65).
Nâd-i Ali
د على) b) veya Yetiş yâ Ali Bektaşilerde pek çok özelliği, niteliği ve olumlu etkileri bulunduğuna inanılan bir dua. Her Geşit gam ve derdin, Muhammed'in nübüvvetiyle, Ali'nin vilayetinle zail olacağına inanılır (4m 195-202). Alevi ve Bekta…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
kelâm ilmi
kelâm ilmi a. İlk olarak öteki din, an kültür ve felsefî görüş ve düşüneği celere karşı İslâm dininin temel miresaslarmı savunmak amacıyla ile Allah’ın zatmdan, sıfatlarmdan, yanübüvvet konularmdan, evrenin yet oluşum ve sonucunun ne olacağ…
akâ'id
Uü) [Ar.akîde’nin ç. b.] İslâm dininin temel ilkeleri, inanılması ve öğrenilmesi zarurî olan kaideler. Kur’ân-ı Kerîm’e göre (Enbiyâ suresi, 21 / 25) bütün peygamberlerin tebliğ ettiği akaidin temelini “tevhid” inancı oluşturmuştur. Yine Ku…
Kübreviyye
Kübreviyye a (4hÖ [Ar.] İslâmî tarikatlerden olan, 13. yy.da ortaya çıkan ve EbüT-Cenâb Necmüddîn-i Kübrâ Ahmed b. Ömer el-Hîvekî el-Hârizmî (öl. 618 /1221) ye nispet edilen Orta Asya’ya kökenli Yeseviyye (bk. bu madde) ve Hâcegân (bk. bu m…
ıyâmet-nâme
ed. Tasavvuf! edebiyatta Kur’ân-ı Kerîm’in. hükümleri doğrultusunda kıyamet günü hakkında kaleme alınan eserler için kullanılan ortak ad. kız ıyâmet suresi a. [< g Ar. “Sûretü’l- Kıyamet” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş s beşinci, iniş sırasma g…
mesâ'il
“Sorulan ve irdelenen konular s veya şeyler.” anlamında fıkıh ve a kelâm terimi. Fıkıh dalmda hem fetvaya konu olan sorunlar hem < de mezhepler içinde veya mez ] hepler arasında ortaya çıkan son runlar bu terim ile ifade edilr miştir. Kelâm…
hat, -ttı
îslâm’m doğu şu ile birlikte Arap harflerini yazılış sisteminden kaynaklana ve bütün İslâm kültür ve mede niyetinde önemli bir yer edine güzel yazı sanatı için kullanıla bir terim. “Hüsn-i hat” olara da adlandırılan bu yazı sanat Emevî, Abb…
enetü’l-hüzn
Peygamber’in eşlerinden Hz. Hatice ile amcası Ebû Talib’in vefat ettiği nübüvvetin onuncu yılı için kullanılan terim. Aynı zamanda “âmü’l-hüzn” olarak da adlandırılan bu terimin bizzat Hz. Peygamber tarafından kullanıldığı kaynaklarda zikre…
Kâdiyâniyye
Mirza Gulâm Ahmed’in 19. yüzyıl sonlarında Britanya Hindistanı’nın Kâdiyân şehrinde başlattığı dinî hareket için kullanılan ad. Mensupları kendilerini Ahmediyye diye adlandırır. Kurucunun mesihlik, mehdilik ve nübüvvet hakkındaki görüşleri…
nübüvvât
[Ar.nübüvvet’in nü ç. b. J Îslâmî inanç esaslarından n.” olan peygamberlik ile peygamde, berler ve özellikle de Hz. Muile hammed ile ilgili konuların ağırallıkh olarak işlendiği bilim dah. ni
Eş‘ariyye
Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî’nin görüşleri çevresinde şekillenen Sünnî kelâm ekolü. Akıl yürütmeyi bütünüyle reddetmeden Kur’ân, sünnet ve erken dönem rivayet geleneğini esas alır. Özellikle Şâfiî ve Mâlikî çevrelerde yayılmış; Allah’ın sıfatları,…
risâlet
(cJLj [Ar.] “Peygamberlik, elçilik, nebîlik.” anlamında kullarulan terim; bk. nübüvvet fik. Bir kimsenin kendi irade beyanını bir başka kimseye ifade etme anlamında kıülanüan fıkıh terimi.