ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
640 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 6/27
01mütevâtir sünnet
mütevâtir sünnet a. Hz. Peygamber’den yalan üzerine birleşmeleri asla mümkün olmayan bir sahab grubunun rivayet ettiği, daha sonra bu gruptan “tâbiûn” (bk. bu madde) ve “etbâu’ttâbiîn” (bk. bu madde) devirlerinde aynı grubun rivayet ettiği…
nüfât
nüfât ç. a. [Ar. neft’in ç. b.] Tabiatin Allah’ın yaratıcı gücünden bağımsız olarak oluştuğunu ve varlığını sürdürdüğünü savunan, bundan dolayı da Allah’ı inkâr eden taife için kullanılan kelâm terimi.
câriye
Kölelik sistemi içinde hür olmayan, hukukî, ekonomik ve sosyal bakımdan sahibi olan bir efendiye tabi olan kadm köle veya esir, eme, memlûke. Dünya tarihi içinde köleliğe daha İnsanî vasıflarla yaklaşan İslâmiyet, gerek Kur’ân-ı Kerîm’de ge…
cemâ'at
Hadis biliminde, “Kütüb-i sitte” başlığı altmda hadis kitabı yazan ulemâyı ifade eden bu terim, özellikle Buhârî, Müslim, Ebû Dâvud, Nesâ'î, Tirmizî, İbn Mâce için kullanılmıştır.
assahu’l-kütüb
Hadis kitaplarmm en güvenilir olanı. Bununla Buhârî’nin Câmi'u’s-sahîh. adlı kitabı kastedilmiştir.
mn] müşebbihe
mn] müşebbihe a. [Ar.] İslâm gü tarihinde, Allah’ın sıfatlarını inbu sanın sıfatlarına benzeterek inân” san biçimli (antropomorfist) bir an tanrı düşüncesi yaratmaya çahşan bir akım için kullanılan terim. Bu inanca göre Allah’ın eli, n.” ko…
maktû hadis
maktû hadis a. Hadis biliminde, senedi düzenli olsun veya olmasm tabiînlere dayandırılan söz mâ ve fiiller.
uşâriyyât
(oÇjLM [Ar.] Hadis biliminde, herhangi bir hadisi kitabına alan bir hadis uzmanından başlayarak Hz. Peygamber’e kadar olan dönem içinde on ravî bulunan hadisler için kullanılan terim.
Nahl-i Tûr
Tûr’daki kutsal ağaç. Hz. Mûsâ’nın ilâhî hitaba mazhar olduğu vadi ve ağaç etrafında oluşan tasavvufî-edebî remizdir. Şiirde tecelli, nur ve doğrudan hitabın sembolü olarak kullanılır. Kur’ân’daki Nahl sûresiyle aynı kavram değildir.
kitâp, -bı
kitâp, -bı a. UtS) [Ar. ] (ç. b. kütüb) l. fık. “Yazılmış ve basılmış eser. ” im anlamındaki bu söz, İslâmî literm ratürde Kur’ân-ı Kerîm, vahiy, camektup, belge, bir eserin ana ne konularından her biri gibi kaviyramlarda da kullanılmıştır.…
âb-ı hayvân
âb-ı hayvân a. bk. âb-ı hayât âb-ı İskender cl [< F.âb + Ar.skender] ed. Bütün mücadelesine ve arzularma rağmen ömrü boyunca aradığı ölümsüzlük suyu nu bulamayan İskender’den veya Kur’ân-ı Kerîm’deki İskender kıssasmdan ya da İskender-i Zül…
hakem
İslâmî inanç çerçevesinde birden fazla kişi arasmda oluşan ihtilâfları çözmek için taraflarca belirlenen veya tayin edilen kimse. Kur’ân-ı Kerîm’in “En'âm suresi” nde mealen “Habibim de ki size içinde açıklanmış bir hâlde o kitabı indiren A…
ecel (II)
ecel (II) a. [< Ar. ecell] Allah tarafından her yaratılmış için önceden takdir edilmiş hayat süresi, ölüm anı, hayatm sonu ölüm. Kur’ân-ı Kerîm’de bu sö zün çok yönlü anlamları üzerin de durulmuş, pek çok ayette bu farkh anlamlar üzerinden…
Hayız
Kadında belirli dönemlerde rahimden gelen tabiî kan. Fıkıhta namaz, oruç, tavaf ve aile hukuku bakımından sonuçları bulunan özel hâllerden biridir. Hayız kanı, doğum sonrasında görülen nifas ve hastalık sebebiyle gelen istihâza kanından ayr…
mâ-sivâ
Ç^U / ij^U) [< Ar.mâ + siva’l-lah (Allah'ın dışında sayılan her şey)] Sözlük anlamı, “Bir nesneden başka olan varlıkların hepsi.” olan bu söz, Allah’tan başka bütün varlıkları ifade eden tasavvufî bir terim. Bu kavram, tasavvuf çevrelerinde…
müstehab
Peygamber’in bazen yapıp bazen terk ettiği sünnetlerinden olup ibadetlerin ve beşerî ilişkilerin daha güzel ve daha verimli olmasmı sağlayan ahlâkî değerler için kullanılan terim. Bu söz, “mendub, nâfile, âdâb” (bk bu maddeler) gibi terimle…
Küsûf
Güneş tutulması. Ay tutulması için çoğunlukla husûf terimi kullanılır; bazı kaynaklarda iki kelimenin birbirinin yerine geçtiği de görülür. Tutulma sırasında cemaatle veya tek başına kılınan nâfile namaza küsûf namazı denir. İslâm öğretisin…
belâğ işareti
belâğ işareti a. Bir hadis kitabında, derlenen veya yazılan hadislerin ne kadarının hocadan işitildiğini veya okunduğunu göstermek amacıyla kullanılan işaret.
namâz
kelimesinin karşılığı olarak Farsçadan geçen bu söz, Türkçede beş vakitte kılmması Müslümanlar için farz olan ibadet için kullanılan bir terim olarak yerleşmiştir. İslâm’m beş şartından biri olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de “salât” a lamıyl…
Zilyetlik
Bir mal üzerinde fiilî hâkimiyet kurma ve onu elinde bulundurma durumu. Zilyet malik olabileceği gibi kiracı, emanetçi veya başka bir hukukî sıfatla da malı elinde tutabilir. İslâm hukukunda zilyetlik, mülkiyet iddiaları, ispat yükü, gasp v…
Mâcin
Mâcin a. (^L) [Ar. ] fık. Sözlük anlamı “Laubali davranan ve konuşan. ” olan bu söz, genellik “müftî” sözü ile birlikte kullan larak insanlara dinin yasaklar na karşı hileleri öğreten, bu yo la haramı helâl veya helali h ram gibi sunan, bil…
vecih, -chi (II)
vecih, -chi (II) a. [Ar.] Hadis biliminde, çoklukla bir sahabeye, tâbiîne veya bir kaynağa ulaşan senedin sonraki tabakalarda ayrıldığı kollardan her biri.
dâ'î
Sözlük anlamı “Çağırmak, seslenmek davet etmek. ” olan bu söz, “İnsanları mensup olduğu veya bağlandığı din ya da mezhebine davet eden kimse. ” anlamında bir terim. Ayrıca dâ'üer, İslâm dünyasında ortaya çıkan mezhepleri duyurma, yayma veya…
devir, -vri
Ölen bir kimsenin hayatta iken yerine getiremediği ibadetlerinin karşılığı olarak borçlarmın edası niyetiyle fakir - lere para dağıtılması ve bu amaçla yapılan toplu dua. 2. Bazı tarikat dervişlerinin dönerek k ettikleri zikir ve sema. 3. t…