ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
640 sonuç · toplam 903 · “Tâbi” · 5/27
01Umena
Emin ve güvenilir kişiler. tas. Melamet ehli. İçlerinde olandan dışlarında eser görülmeyen Melamiler (kn). İçlerine tevdi edilen ilâhî sırı ve hakikati, ehlinden başkasına kesinlikle ifşa etmediklerinden bunlara ümena denilmiştir. Melamiler…
Ümmü’l-kitâb
Kitabın aslı ve anası. Kur’ân’da muhkem âyetler için kullanılan bir ifade olup gelenekte Fâtiha sûresinin adlarından biri olarak da yaygınlaşmıştır. Tasavvufî ve kozmolojik metinlerde bütün hakikatlerin aslı, ilâhî ilimdeki temel veya varlı…
Vahiy
Hakk'ın hitabı, süfilere gelen ilham. Mesnevi'nin okunması bitince: In ne necmest u ne remlest u ne hab Vahy-i Hak Allahu a'lem bi's-savab denir. İbn Arabi, “Sözlerimiz vahy-i kelam değildir, ama vahy-i ilhamdır” der .
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
Vuslat
Vusül, ulaşmak, erişmek, ermek tas. Hakk’a ermek, kemale ermek, olgunlaşmak; seyr ve sülüku tamamlamak. Bkz. Hicran, Vasl. Vücudiyye (وجود يه) Panteizm, “heme üst,” diyenlerin felsefi ekolü. Her şey Allah'tadır (hem me der üst) görüşünde ol…
Zebûr
Kur’ân’da Hz. Dâvûd’a verildiği bildirilen ilâhî kitap. Kelime “yazılı metin ve kitap” anlamıyla ilişkilidir. İslâmî kaynaklarda Zebûr, Hz. Dâvûd’un dua, hikmet ve münâcâtlarını içeren vahiy olarak anılır; bugünkü Mezmurlar kitabıyla ilişki…
Zekn
Çene. tas. Sâlikin tabiatına uygun olan iş.
Zemistân
Kış. Tasavvuf şiirinde tabiatın örtülmesi, içe çekilme ve sessizlik dönemini; bazı remiz sözlüklerinde ise görünüşün altında hakikatin açıldığı keşif makamını anlatır.
Zıddeyn
İki zıt. Belli bir durumda biri varken diğerinin var olması mümkün olmayan (Hx gor). 2. Allah'ın celal ve cemal sıfatları. Gazap-rıza, ceza-af, kahr-lutf, zahir-bâtın vs. Harraz'ın şu sözü ünlüdür: “Allah'ı iki zıddı bağdaştırarak tanıdım”…
Hristiyanlık
İsa’nm peygamberi olduğu İlâhî din için kullanılan bir terim, İsevîlik, Mesihîlik, Nasrânîlik. Hristiyanlık dininin kutsal kitabı “Kitâb-ı Mukaddes” (bk. bu madde) olup “Ahd-i Atık” (bk. bu madde) ve “Ahd-i Cedîd” (bk. bu madde) bölümlerind…
ehil
CUI) [ 1) bk âl-i abâ ehl-i adi a. (Jjc Jıi “Mu'tezile” mensuplarınm “tevhid” sözü ile birlikt kendilerine nispet ettikler “ehlü’l-adl ve’t-tevhîd” te rimi. bk. mu'tezile ehl-i âhiret a. (o>i JaI) Ölü ler. ehl-i âlem a. ÇJL Jıl) B dünyalıla…
tevlîd
Kulun yerine getirmek istediği fiüleri AUah’m hîd müdahalesi olmaksızm tabiattascitki oluşum çerçevesinde meydayin na getirmesi anlamında kelâm ikir terimi. mış nun tevliye a. [Ar.] ftk. Bir alış verişte, bir kimsenin aldığı bir malı alış f…
ka'de
İslâm inancında, ibadet sırasmda “Namaz kılarken her iki rekâtta bir veya başka bir ifadeyle ikinci ve son rekâtlarında belli bir süre otur ka ma ve dua okuma.” durumu.
Yolculuk duası
Yola çıkarken Allah’tan korunma, kolaylık ve hayırlı dönüş dilemek için okunan dua. Allah’a tevekkül ettim. Güç ve kuvvet ancak yüce Allah’ın yardımıyladır. Hadislerde binit veya taşıta binerken tekbir, tesbih ve yolculuğun sıkıntılarından…
kalp, -bi
kalp, -bi a. [Ar.] tas. “İlâhî hitabın ulaştığı yer, bilgi, ilham ve irfanın kaynağı.” anlamında olan ve “insan-ı kâmil” (bk. bu kalp gözü 390 madde) olarak da nitelenen bir tasavvuf terimi. İnsanda “kalp”in önemini ve değerini Hz. Peygambe…
evhaş-Allah
“Allah acı göstermesin! Allah kaza belâ vermesin! ” anlamında bir iyi dilek sözü. levh-i mahfûz a. [< Ar levhü’l-mahfûz ] Kâi natta var olacak ve meydana ge lecek olayları, değişimleri veya yok oluşları düzenleyen İlâh takdirin kayıtlı bulu…
namazın şartları
namazın şartları a. Namaz ibadetini eda etmeden önce bir müminin sağlıklı bir ibadet için gerekli koşulları ya da durumları yerine getirmesi için kullanılan terim. Bu şartlar ikiye ayrılmaktadır. Birincisi, namazm dışındaki şartlar; İkincis…
tebâreke
bk. mübârek Tebâreke suresi a. Ç^j>« JjL [< Ar. “Sûretü’t-Tebâreke” ] bk. Mülk suresi Tebbet suresi a. [< A “Sûretü’t-Tebbet” ] b Leheb suresi tebe' a. [Ar. tâbi ve tâbi'î’nin b.] bk. tâbi ve tâbi'î
deccâl (I)
deccâl (I) a. [Ar.] Tek tanrıh dinlerde kıyamet alâmetlerinden sayılan ve insanları doğru yoldan saptırmaya çalışacağı ve olağanüstü güçlere sahip olduğu söylenen kimselere verilen ad. Bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan doğruya geçmemekte…
Müşebbihe
Müşebbihe a. (^î. ^) [Ar. ] İslâm gü tarihinde, Allah’ın sıfatlarını inbu sanın sıfatlarına benzeterek inân” san biçimli (antropomorfist) bir an tanrı düşüncesi yaratmaya çahşan bir akım için kullanılan terim. Bu inanca göre Allah’ın eli, n…
teşehhüd miktarı
teşehhüd miktarı a. Namaz ibadeti sırasmda, her iki rekâtta bir oturarak “tahiyyat” duasmı okuma süresi.
tab'
İnsanın ahlâkî ve -ı psikolojik özelliklerinin bütül nünü kapsayan, tabiat veya huy. a
metafizik
Hayat ve varlığı konu edinen, yine hayat ve varlık sonrası ya da fizik veya tabiat ötesi sebepler ile bilginin ilkelerini gündeme alan ve araştıran bilim dalı ya da felsefe kolu.
ezmûr
İslâm bilginlerince Dâvûd peygambere ve onun kitabı olan “Zebûr” (bk. bu madde) içinde bulunan İlâhî, dua ve münacatlara verilen ad.