ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1055 sonuç · toplam 2366 · “şer'î” · 4/44
01Âyin-i cem
İ) Cem veya Cemşid ayini. Efsaneye göre şarabın mucidi olan eski Iran hükümdarlarından Cem veya Cemşid adına yapılan tören. tas. Bektaşiler'in ve Alevi zümrelerin çeşitli vesilelerle düzenledikleri müzikli ve içki- Ayin-i serif li toplantı.…
Bade
ه) 5) Şarap, içki. 2. tas. a sülûkün başlangıcındaki zayıf aşk; avamda da bulunan ask (11s; ). b İlahi inayet, ilâhî aşk. Bkz. Mey. Saki getir ol badeyi kim dafi-i gamdır Saykal vur mir'ata kim pür-jeng-i elemdir Rühi Ba Huda divâne baş Bâ…
Bâtıniye
Bâtına ve iç yoruma ağırlık veren zümreler için farklı dönemlerde kullanılan genel ad. Kelime tek ve değişmez bir topluluğu göstermediği için bağlamına dikkat edilmelidir. Tasavvuf literatüründeki kullanım Bazı tasavvuf kaynaklarında şeriat…
Bezli
طق Bir şeyhin çevresindekileri koruma ve kayırma amacıyla devlet adamları üzerinde sahip olduğu nüfuzu ve itibarı kullanması, Bezli nefs ve isâr-ı nefs Fedakârlık. Bezlü'l-muhaç En değerli şeylerin bile Hak uğruna seve seve harcanması ve Ha…
Bidâyet
Başlangıç, tas, sülûkün başlangıcı tasavvuf yolunun ilk merhalesi. Nefsin, kendi gücüyle kendi bedenini hal ve geleceği itibariyle faydalı olacak şekilde şeriata uygun olarak idare etmesi ve yönlendirmesi. Başlangıç halinde olan sâlik ve ta…
Bihüşi
Aklın baştan gitmesi ve insanın kendisinde olmaması hali, Beşeri sıfatların mahvolduğu ve silindiği hal, tams (siliklik) makamı. Sekr halinde olana bi-huş, bi-hod; sahv halinde olana bâ-huş, bâ-hod, huşyâr denir.
Cevher-i ulum
>) İlim cevherleri. 2. tas a Şeriatten şeriata, zamana ve mekâna göre değişmeyen ezeli ve ebedi hakikatler (kı; Sora Suresi, 13). b Gizli tutulması ve açıklanmaması gereken, yanlış anlaşılmaya elverişli bilgiler, gerçekler. Ali Zeynelabidin…
Cuz
) جز >. Parca, az. 2. tas. Kesret ve tâayyünat (çokluk ve belirtiler). 92 | ee ae A KM Çâh-ı zenah i, Jars. شخ) 5 oe) Çene çukuru, çenedeki gamze. eS 0 2. tas. Temaşa halinde görülen sınırlardaki müşkiller (11s). ES > Çâlipa/Çelipa i. fars.…
Çehar-yâr-i güzin
Ik dort halife, hulefa-i raşidin. Kasr-ı şer'inde Ebu Bekr u Ömer ol Şâhın Dahi Osmân u Ali oldular erkân-ı bina Biri sıdk ile, biri adl ile bihemtâdır Biri hilm ile, biri ilm ile ferdu yektâ Biri bahr-i atâdır, birisi kulzum-i dâd Birisi k…
Debiristan
(9. (د بير I. Okul, 2. tas. Debiristan-ı ezel, debiristan-ı kıdem, ezeli okul; lâhüt âlemi, ruhlar makamı (sr). Debür i ar, (د بور) 1. Batıdan esen, bitkilere ve canlılara Zarar veren rüzgâr, samyeli. Doğudan esen ve canlılara yarayan rüzgâ…
Dest-gir
3) Elden tutan. tas. Allah, Cekme gam Dest-girdir Allah | Galip Dede Destur i fars (os (د +. İzin, ruhsat, müsaade, taş, Bazı tarikatlerde, özellikle | Devr ts Dew Mevlevilikte ve Bektaşilikte şeyhlerden ve tarikat büyüklerinden müsaade alm…
Gala ea cae Ebced
بجد) N) x. Arap alfabesinin harflerini içeren kısa ei إلا Obirmetin 2. tas. a Süfiler bazı ayet ve hadislerden ebced Wi a hesabıyla bazı anlamlar çıkarır; bunların, işaretle anlatılan e > tasavvufi bilgiler olduğunu ifade ederler, Bkz. Alla…
Ebleh
1, Ahmak, beceriksiz. 2. tas. Abdal, büdelâ, saf derun. Bazıları dengeli ve ölçülü hareket edemediklerinden bazen şer'i hükümlere ve muaşeret adabına aykırı biçimde hareket ederler. Meczuplar böyledir. Hal, his ve heyecanlarına hâkim olan s…
fetvâ
huk. Sözlük anlamı, “Bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmü koyan ya da karmaşık konuları çözen. ” olan bu söz, İslâm hukukunda şeyhülislâm veya müftü tarafından dinî-hukukî konularda verilen şeriate uygunluk veya aykırılık hükmü ya da kar…
Ehli nazar
اهل نظر) Hakikatin akıl ve istidlâlle bilineceği görüşünde olanlara ehl-i nazar, tuttukları yola tarik-i nazar denir Ehl-i niyaz Şer'i hükümlere VE tarikat edebine 80re hareket eden Ehli ribat Ribata devam eden, orada ikamet eden ve görevli…
Ehl-i tasfiye
Je!) Hakikatin manevi arınma ve ruhi temizlikle bileneceği görüşünde olanlara ehl-i tasfiye, tuttukları yola tarik-i tasfiye denir: Ehl-i vecd Vecde gelen, vecd yoluyla Hakk’a eren. Ehl-i vuslat Erenler, ermişler, vâsilün. Ehl-i vusül Süfil…
Esma-Müsemma
İsim-İsimlendirilen. 2. İsimden isimlendirilene gitmek, Allah'ın isimlerini zikrederek Allah’a ermek. Esma çekmek Esma zikri. Bkz. Zikir, Esma-i hüsna Allah'ın güzel adları. Süfiler bu isimleri zikir olarak okurlar. Bu isimleri açıklamak iç…
Fark
veya Ferk Halka Hak'sız işaret etmek. 2. Kulluğu müşahede etmek (İFM). 3. Allah'ın hayat sıfatı (115). 4. Fark, kula nispet edilen ibadet ve benzeri haller; cem ise Hakk’a nispet edilen lütuf ve benzeri hususlardır. Halkı görmek fark, Hakk'…
Fazl
Lütuf, ihsan, bahşiş. tas. Herhangi bir sebebe bağlı olmadan ve karşılık gözetilmeden doğrudan yapılan halis iyilik (cr; تمع 273). “Fazl Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir” (Hadid Suresi, 29). “Allah'ın fazlı muazzamdır”. Cehennem All…
Felsefe
Beşeri takatın el verdiği ölçüde ebedi mutluluğu kazanmak için Tanriya benzemek. “Allah'ın ahlakıyla ahlaklanın” demek, “bilinenleri ihata ve maddiyattan sıyrılma yönüyle ona benzeyiniz” anlamına gelir (cr). Süfiler felsefeyi sefihlik sayar…
Fena
Yokluk, hiçlik. tas. Kulun fiilini görmemesi hali. Bu mertebede bulunanlar “lâ faile illallah” derler. Bkz. Beka—Fena. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için İFM kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir. Fena fi'l-kusüd Kulun kendi…
Feth
Açmak, açılmak, açılış. 2. tas. a Sâlike zuhur eden kemal halleri. Bu haller onun çeşitli menzillere ulaşmasını ve üstün makamlara yükselmesini sağlar. Nefsteki feth tam bir ilim, ruhtaki feth marifet verir. Ber şeyin fetholmasına “kalp müş…
Fetret
Ara, aralık, iki olay arasında geçen süre. tas. a Başlangıçta sâlikte mevcut olan yakıcı ateşin ve şiddetli hararetin sönmesi ve küllenmesi. b Başlangıçta gerekli olan hararetle isteme halinin sönükleşmesi (xr). Gevşeklik, sülükta gösterile…
havâs
Allah’ı mutlak bir varlık re olarak kabul eden, herkeste bualunmayan birtakım bilgilere, hâllere, yetenek ve ruh temizlin] ğine sahip âlim kimseler için n, kullanılan bir tasavvuf terimi, s.” “avâm” karşıtı, “havâs”, haram ka ve mekruhlarda…