ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
132 sonuç · toplam 163 · “sahih” · 2/6
01munkatı hadis
munkatı hadis a. Hadis biliminde, m senedinin başmdan veya sonundan bir ya da birden fazla ravîsi düşen hadis. Bu tür hadislere zayıf veya merdud adı da verilmiştir. Bununla birlikte, bu tür hadis başka bir senetle uyumlu olur ve kopuk sene…
mutkin
Hadis bi minde, sağlam, dikkatli, güven lir ravi veya muhaddis an mmda kullanılan terim. müttefîkun aleyh a. 3^0) [A Hadis biliminde, bir hadis hem Buhârî hem de Müslim aynı adlı “el-Câmi'u Sahîh”lertnde bulunduğunu a latan terim
resmu’l-hadîs
(öjjJI ^ufi [Ar.] Hadis biliminin dayandığı temel ^fi ilkeler ve usul özellikleri. Uleresmu’s-sahîh a. ^->.»11 ^J [Ar.] arı Sahih hadisin dayandığı temel k’te ilkeler ve usul özellikleri. âmî resûl a. (J^J [Ar.] Peygamber mda karşılığı Arap…
hasen
Hadis bilimin de, “Sahih hadis şartlarını taşı makla birlikte rivayet edenin tes pit ettiği metin, sahih hadisi tes pit eden râvînin metnine gör daha az güvenilir olması.” anlamında bir terim. Hadis bilimi il uğraşan kimselerin yaptığı bu t…
evrâd
Allah’a ibadet ve bu yolla yaklaşmak için belli zamanlarda yapılması gereken dua ve zikirler. Kur’ân-ı Kerîm’de müminlerin değişik zamanlarda ve tarzda Allah’ı zikretmeleri ve teşbih duası yapmaları tavsiye edilmekle beraber bu terim farkh…
Kavî
Kavî öz. a. (^1 [< Ar. kuvvet] Sözlük anlamı, “Güçlü olmak, bir işi gerçekleştirmek için aklen ve bedenen yeterli olmak.” olan bu söz, Allah’a nipet edildiğinde “Her şeye gücü yeten, kudret sahibi.” anlamında “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel…
assahu’l-kütüb
Hadis kitaplarmm en güvenilir olanı. Bununla Buhârî’nin Câmi'u’s-sahîh. adlı kitabı kastedilmiştir.
cevdet
(oj^J [Ar.] Sözlük anlamı “iyi, güzel, olgun.” olan bu söz, hadis biliminde “sahih hadis” (bk. bu madde) karşılığında kullanılmıştır.
ceyyid
Sözlük anlamı “fyi, güzel” olan bu söz, hadis biliminde “sahih hadis” karşılığında bir terim. Bu söz, güvenilir râvder için “ceyyidü’l-hadîs” biçiminde de kullandmıştır. Ayrıca, “ceyyid”, “mahfûz, müstakîm, nebîl, sâbit, sâlih,” (bk. bu mad…
bey' bi'l-vefâ
bey' bi'l-vefâ a. GLâjlL [Ar. ] Bir satış akdine dayanarak bedeli iade edildiğinde geri alınmak üzere bir malın satın alınması. Burada “vefa” sözü, tarafların usule uygun olarak yaptıkları vaatleri yerine getirmek, biçiminde tanımlanmaktadı…
kizb
Lİ) [Ar.] Hadis biliminde ravînin adalet sıfatma sahip ol madığmı ifade eden bir terim Ehil olmayan veya Hz. Peygamber’e yalan isnat ederek uydur ma hadis söyleyen kimselerin hadislerindeki tutarsızlıklar şöy le tespit edilmiştir: Bir hadis…
hüküm, -kmü
hüküm, -kmü a. (^ [Ar.] Sözlük anlamı, “Düzeltmek, düzenlemek, karar vermek.” olan bu söz, kelâm, mantık ve fıkıh bilimlerinde yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Yargılama, karar verme.” anlamında otuz iki yerde geçen…
namâz
kelimesinin karşılığı olarak Farsçadan geçen bu söz, Türkçede beş vakitte kılmması Müslümanlar için farz olan ibadet için kullanılan bir terim olarak yerleşmiştir. İslâm’m beş şartından biri olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de “salât” a lamıyl…
ayıf hadis
ayıf hadis a. Hadis biliminde, sahih ve hasen hadisin şartlarından birini veya birkaçını taşımayan hadisler için kullanılan terim.
Za'îf
a'îf a. (. j.«.h [Ar.] Hadis biliminde, sahih hadisin şartlarmdan birini veya birkaçını taşımamakla beraber “mevzû” (bk. bu madde) olduğu da söylenmeyen hadisler.
sıhah
Hadis biliminde, bir hadisin doğruluğunu, sağlamlığını ve güvenilirliğini ifade eden terim. § tam. sıhah-ı sitte a. ( ») İlâb-i hî sır. sırr-ı rubûbiyyet a. (cu^j âm ^ tas. Tanrılık sırrı. olusırr-ı tecelliyât a. ULLşj ^) tas. Kalbe ilk doğ…
Zaîf hadis
Rivayet zinciri veya râvilerindeki eksiklik sebebiyle sahih ve hasen derecesine ulaşmayan hadis. Zayıflığın türü ve şiddeti değişir; her zayıf rivayet uydurma hadis değildir.
cerh ve ta'dîl
Hadis biliminin en önemli konularmdan olup sahih hadis ile zayıf hadisi ayırt etme işine verilen ad ve bu konuyu araştıran bilim dalı. Bu sorunu râviler “metâ'in-i aşere” [on kusur) veya “ta'n sebepleri” olarak on kusurda incelemişlerdir. K…
oruç, -cu
oruç, -cu a. İslâm’m beş şartmdan biri olan bu terim, Arapça “savm, sıyâm”, Farsça “rûze” sözünün karşılığı olarak Türkçeleşmiştir. İslâm inancına göre, “Tan yerinin ağarmasından başlayarak gün batımına kadar geçen süre içinde yeme, içme, v…
a'lâmü’n-nübüvve
Hz. Peygamber’in nübüvvetini ispat, lamak amacıyla kaleme alman eserler için kullanılan ortak ad. A'la suresi a. [< Ar. t “Sûretü’l-A'lâ” ^l âj^)] ı Kur’ân-ı Kerîm’in seksen ye dinci, iniş sırasma göre sekizinci - suresi olup “Tekvîr suresi…
edep, -bi
edep, -bi a. [Ar. ] 1 Bir toplumda gelenek ve göre nekler doğrultusunda ortak de ğerler olarak benimsenmiş iy davranışlar veya âdâbmuâşeret kuralları için kullanı lan bir terim, terbiye, hüsn-i ah lâk. İslâm dini sosyal hayat için de “edep”…
hamse
Hadis biliminde söz konusu olan, Buhârî ile Müslim’in “el-Câmi'u’s- Sahîh” adlı aynı eserleri yanında Ebû Dâvud, Nesâ'î ve Tirmizî’nin yine aynı adlı “Sünen” kitapları, yani beş hadis kitabı.
assahu’l-ahâdis
Hadislerin en sahihi veya sağlıklısı.
a mîrâs
a mîrâs a. (il[< Ar. “verâset” ve ğe “irs”] Ölen bir di kimsenin arkada bıraktığı mal, zı mülk veya değerli eşya. Mîrâs mı, hukuku, İslâm dininin önemli yi konularından biridir. Bu önem, m Kur’ân-ı Kerîm’den ileri gelğu mektedir. Şöyle ki y…